Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
CHP Sözcüsü Öztrak, yolun sonuna geldiğini idrak eden Erdoğan’ın, seçime kadar Kur Korumalı Mevduatla idare etmeyi, sonra da bu ateşten topu CHP’nin kucağına bırakmayı düşündüğünü belirterek, “Bu, korkunç bir sorumsuzluk. 85 milyonluk koskoca ülke, ‘Ya benimsin, ya kara toprağın’ diyen bir zihniyetin elinde” diye konuştu.
Bundan birkaç yıl önce “Ekonominin sorumlusu benim, ben” diyen Erdoğan’ın, şimdi sebebi olduğu krizi öksüz ve yetim bıraktığını ifade eden Öztrak, “Yaşadığımız enflasyonun da, ekonomik krizin de nesebi sahihtir. ‘Faiz sebep, enflasyon netice’ diyen Erdoğan’dır. Bugün yaşadığımız enflasyonun bugün yaşadığımız işsizliğin, ülkemizin sefalet endeksinde dünya şampiyonu olmasının, anası da, babası da Erdoğan’dır” değerlendirmesinde bulundu.
“BOZDUĞUNUZ NE VARSA DÜZELTECEĞİZ”
Milletin dertlerine çözüm üretemeyen Hükümetin, şimdilerde CHP’nin projelerini taklit etmeye çalıştığını, son olarak da CHP’nin Aile Destekleri Sigortası’nı “Aile Destekleri Programı” diyerek aşırmaya kalktığını söyleyen Öztrak: “Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı, Aile Destekleri Programı’ndan, ‘çalışanların ve emeklilerin de’ yararlanabileceğini söyledi. İşte bunun adı; tam da şecaat arz ederken, sirkatin söylemektir. Kendi bakanları, hem çalışan yoksulluğunu, hem de emeklilerimizin yoksulluğunu kabul etmiş. 20 yılın sonunda geldiğimiz yeri pek de güzel özetlemiş” diye konuştu.
Öztrak, Erdoğan’ın arkasında bıraktığı enkazın farkında olduğuna ve 85 milyonluk ülkeyi uçuruma yuvarladığına dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında, eğitimden sağlığa, dış politikadan güvenliğe, alt yapıdan üretime, ekonomiden tarıma… Sizin bozduğunuz ne varsa düzeltmek, yıktığınız devlet kurumlarının yerine yenisini ve çok daha iyisini inşa etmek için geliyoruz. İnsanların geleceğine umutla baktığı, çocukların yatağa aç girmediği bir ülkeyi, ayağa kaldırmak için geliyoruz. Hayat pahalılığını yenmeye, milletimize rahat bir nefes aldırmaya geliyoruz. Üreterek kazanan, kazandığını hakça paylaşan bir ekonomiyi, milletimizin hizmetine sunmak için geliyoruz. Bu ülkenin insanlarından çalınan ne varsa, hepsini milletimize geri vermek için geliyoruz.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün Genel Merkez’de MYK gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
Merkez Yönetim Kurulu toplantımız devam ediyor. Bugün Kurulumuzun gündeminde; Erdoğan Şahsım Hükümetinin, ekonomiyi perişan eden politikaları sonucunda, milletimizi ezip geçen hayat pahalılığı, artan yoksulluk ve fukaralaşma, arşa çıkan ekonomideki riskler ve Türkiye’mizin çok önemli diğer sorunları vardı.
Metal yorgunu Saray hükümeti, ülkemize yaşattığı büyük buhrandan, aspirin tedavisiyle, pansumanla, yamayla çıkmaya çabalıyor. Olmuyor; Cumhuriyet Halk Partisi’nin önerilerini, projelerini, kopyalayıp yapıştırarak, sandığa kadar dayanmaya çalışıyor bu sefer. Ama bilinen kuraldır; “Taklit aslına öykünürken, aslını büyütür.” Milletimiz, dertlerine kimin derman olacağını çok iyi biliyor. Artık derdini Erdoğan’a değil, Sayın Genel Başkanımıza anlatıyor. Milletimiz sesini duyanın, sıkıntılarını giderecek projeleri üretenin, Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu görüyor. Ancak Sayın Genel Başkanımız zorladığında, şahsım hükümetinin kımıldadığını biliyor. Milletimiz; kendisine sırt çevirenlere, sesini duymayanlara, halini görmeyenlere, kibirden sarhoş olmuşlara, sandıkta tasdiknamelerini vermeye hazırlanıyor.
İşte dün Balıkesir’de, Kuvayımilliye Meydanı’nı dolduran halkımızın coşkulu, gür sesi, başta Genel Başkanımız olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve ortaklarının, “Çözümün adresi” olarak görüldüğünü ortaya koydu. Biz, milletimizin bu büyük teveccühüne layık olmak için, gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Genel Başkanımız, milletin derdine derman olacak projelerimizi paylaşmaya, milletin dertlerinin takipçisi olmaya devam edecek.
Geçtiğimiz hafta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda, iki önemli kavşağın, iki önemli dönüm noktasının yıl dönümlerini coşkuyla kutladık. Bunlardan ilki; 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi’dir. Bu milli kongremizde, Kurtuluş Savaşı’nın yol haritası çizilmiş, “Hiçbir emperyalistin, manda ve himayesinin kabul edilmeyeceği” tüm dünyaya ilan edilmiştir. Yine Erzurum Kongresi’nde; “Kuvayımilliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hâkim kılmak esastır” denerek, Kurtuluş Savaşımızın ve Cumhuriyetimizin merkezine, milletimizin gücü ve tertemiz iradesi konmuştur. O tertemiz irade de Gazi Meclis’te vücut bulmuş, milletimiz kendi kaderine Gazi Meclis eliyle sahip çıkmıştır. Cumhuriyetimize giden yolda, bir diğer önemli dönüm noktası ise, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’dır. Lozan Antlaşması, Büyük Önderimiz, Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet Halk Partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, “Türk ulusu aleyhine yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir.” Lozan Antlaşması, Siyasi bağımsızlığımızla beraber, adli ve iktisadi bağımsızlığımızı da tüm dünyaya kabul ettiren, çok önemli bir zaferdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir. Lozan Antlaşması’nı anlamak ve çocuklarımıza anlatmak, bugün artık en önemli görevlerden biri haline gelmiştir.
“LOZAN’IN BAYRAM OLMASI İÇİN TEKLİF VERECEĞİZ”
Genel Başkanımız, Cumartesi günü Lozan’ı anmak üzere, Bursa’da Rumeli ve Balkanlardan gelen soydaşlarımız, mübadiller ve onların çocuklarıyla, torunlarıyla bir araya geldi. Bu görkemli buluşmada da, TBMM açılır açılmaz, “Lozan Sulhunun, resmi bayram olarak kabul edilmesine dair” bir kanun teklifinin verilmesi talimatını bizlere verdi. Biz bu vesileyle, bir kez daha, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşımızın tüm aziz kahramanlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, saygıyla anıyoruz. Hepsinin mekânı cennet olsun.” Haber Merkezi