Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kesinlikle eğitim verilmeli mi?
En azından işleriyle ilgili konularda hukuki bilgiler verilmesi gerekiyor mu?
Tutanak tutmak dışında bilgileri yok mu?
Onu da bir diğerinden mi öğreniyorlar?
Çok soru var.
Oysa böyle olmamalı.
Bir yerde kamu zararı varsa hukukken suçun tanımını zabıta yapabilmelidir.
Tutanakta bunlar yer almalıdır.
Aksi durumda tutanakların pek bir anlamı kalmıyor.
** **
Açıkçası hukukçu zabıtalar gerekiyor.
Her neyse…
Bugün konumuz su olsun.
Oradan da sisteme doğru eğileceğim.
Biraz detaylı bir yazı olacak.
** **
Gerçek şu ki; “Bizde şikâyet üzerine denetimler oluyor.”
Asla rutin denetim göremezsiniz.
Biri şikâyet ederse denetim yapılıyor.
Onun dışında pek denetim olmaz.
Oysa böyle olmamalıdır.
** **
Zaten ihbar etmeyi muhbirlik sayarız.
Toplum olarak muhbirleri de sevmeyiz.
Yani şikâyet ya da bildirim bu sebeple pek yapılmaz.
** **
Dahası kimse kendi adının geçmesini istemiyor.
Çünkü şikâyet edenin adı şikâyet edilene verilebiliyor.
Bu sebeple de sonu kötü olaylar çıkabiliyor.
Anlayacağınız kimse gördüğü yanlışa şahitlik etmek istemiyor.
Sonu kendine dönmesinden tedirgin oluyor.
O sebeple de vatandaş denetiminde çok zayıf kalıyoruz.
Bunu biliyoruz.
Bunu yenmek için ayrı bir sistem kurulursa işler değişebilir.
Lakin mevcut düzende vatandaşın sistemli ihbarda bulunması çok zor görünüyor.
** **
Gelelim su konusuna.
Tekirdağ da suyun hunharca kullanıldığını görüyoruz.
Sanki su zengini bir memleketiz.
“Gerçi öyle olmadığımızı da artık iyi biliyoruz.”
Her neyse hunharca kullanılan suya kimse ses çıkarmıyor.
Son damla su evimize gelene kadar da ses çıkarmayacağız gibi duruyor.
** **
Ancak gerçek şu ki “akıllanmamız da gerekiyor.”
Son günlerde kamuya açık tatlı su çeşmelerinden araçlarını yıkayanları görüyorum.
Dahası hortum takıp iş yerinin önünü yıkayan da var.
Toz kalkmasın diye tatlı su ile yolu ıslatanda oluyor.
Kimseden ses çıkmıyor.
Hatta bu hayrat çeşmelerin etrafında buna dair bir uyarı bile yok.
Denetim zaten hiç olmuyor.
Oradan zabıtalar geçiyor.
Kamu görevlileri geçiyor.
İllaki görüyorlar.
Ancak ilgilenen yok.
** **
Netice ortadadır.
Kabahatler kanunundan ceza yazılabilecekken hiç ceza yazıldığını görmedik.
Duymadık.
Okumadık.
Hatta çeşmelerin yanında sağında solunda bunu hatırlatır uyarı tabelası da yok.
Bir türlü konulmuyor.
** **
Neden bilmem ama.
Geçmişten gelen düzene inanmış ve öyle devam ediyoruz.
Hiçbir TESKİ çalışanı zabıtaya bu konuda eğitim verelim dedi mi?
Ben duymadım.
Dememiş.
Demiyor.
Sadece evlerdeki kullanıcıya yönelik bazı sosyal medya paylaşımları görüyoruz.
Ancak bu yönde adım atılmıyor.
Açıkçası belediye kurumları arası iletişimsizlik var.
Gece geç saatler sahilde sulama yapan sistem çimlerden çok yolu suluyor.
Bana fotoğraflar gönderil de gördüm.
Peki, sahilde bunu gören zabıta birimi olmadı mı?
Fen işlerine durumu iletemedi mi?
Tam bir kopukluk gözlemliyorum.
Hakikaten bu işler kimin umurunda?
Evet, akla ilk gelen soru da bu oluyor.
Sahi bu yazdıklarım kimin umurunda?
Saygılarımla…