MANTIK HEP AYNI!

MANTIK HEP AYNI!

“TÜRKİYE BU SEVİYEYE GELEBİLİR”

“KENTLERİMİZİ DEPREME DİRENÇLİ HALE GETİRMELİYİZ”

Tekirdağ’da gerçekleştirilen ‘Deprem Bilinci’ konferansında konuşan deprem bilimci jeolog Prof. Dr. Naci Görür, deprem gelmeden önce hükümetlerin tedbir alması gerektiğini belirterek, depreme dirençli kentler yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Depreme dirençli şehirlerin örneklerinin olduğunu söyleyen deprem bilimci jeolog Prof. Dr. Naci Görür, “Ülkemizde depremler 1939’da, 1942’de, 1943’te, 1957’de, 1967’de olmuş, 1999’da iki tane olmuş, 2003’te, 2011’de 2020’de ve 2023’te olmuş. Bizim Türk hükümetleri aynı. Mantık aynı. Strateji aynı. Ölen ölür, kalanlar bizimdir” diye konuştu.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Trakya Belediyeler Birliği Müdürü Cemal Ogün Kürümoğlu ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak yaptılar.

“HÜKÜMETLERİN DEPREM STRATEJİLERİ HEP AYNI”

Türkiye’de hükümetlerin depremlerde sürekli aynı tavrı sergilediğini dile getiren Prof. Dr. Naci Görür, “Depremler ülkemizde yıllardır oluyor. O günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin stratejisi aynı, değişmedi. Deprem olur, ölenler ölür, sağ kalanlar bizimdir. Türkiye’de hangi siyasi parti iktidarda ise o güçlüdür. Deprem sonrası sahaya gideriz. İnsanlara çay veririz, çorba veririz. Aç, susuz bırakmayız. Çadırlar açarız, geçici olarak. Sonra sürekli olarak evleri yaparız. Kimseyi yalnız bırakmayız. Mantık bu. Kötü mü? Hayır. Zaten binlerce insan ölmüş. Diyelim ki 1939’da 30 bin kişi ölmüş. Bu insanlar ölmüşse, her tarafta perişanlık varsa hükümet olarak yardım etmeyecek misin? Yani bundan da onur duyarız. Allah razı olsun deriz. Ama zaten ölen ölmüş” şeklinde konuştu.

“ÖLEN ÖLÜR, KALANLAR BİZİMDİR”

Birçok ülkede depreme dirençli şehirler yapıldığını ve ölü sayısının çok aza indirilebildiğini ifade eden jeolog Prof. Dr. Naci Görür, “Ülkemizde depremler 1939’da, 1942’de, 1943’te, 1957’de, 1967’de olmuş, 1999’da iki tane olmuş, 2003’te, 2011’de 2020’de ve 2023’te olmuş. Bizim Türk hükümetleri aynı. Mantık aynı. Strateji aynı. Ölen ölür, kalanlar bizimdir. Aç, susuz bırakmayız. Bir de deprem sahasına gittiği zaman bakanlarla hele şimdi ki her zaman halkın içinde yaptıklarımızı televizyonlarda anlatırız. Hem de siyasi olarak ta oradan nemalanırız. Bizim halkımız da kendine yardıma gelen insanı elbette ki bağrına basar. Hükümet ile millet elbette ki böyle afet gününde birliktedir. İnsanlar ölmeden önce yapacaksanız bir şey yapın. Çünkü nerede deprem olacağı, periyot olarak ne zaman olacağı, olursa kaç kişinin öleceği, ne kadar binanın yıkılacağı bilimsel olarak öngörülmektedir. Nitekim Kahramanmaraş’ı söyledik. Elazığ’ı da söyledik. İstanbul’u da bas bas bağırarak söylüyoruz. Söyledikte ne oldu? Ona da sizin kendi vicdanlarınız karar versin. Doğru olan deprem gelmeden önce kentlerimizi deprem dirençli hale getirmektir. Bunun tümü mümkün. Yada bunu yapanlar var. Japonya, Kaliforniya, Meksika, Şili, Çin, Hindistan ve daha birçok sayabileceğimiz ülke bunu yapıyor. Buralarda da bizim büyüklerde depremler oluyor. Hatta daha fazlası oluyor. 5, 10 kişi tesadüfen ölüyor. Bizde on binler ölüyor. Bu bize yakışmıyor. Türk milletine de yakışmıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Konferans sonrası Prof. Dr. Naci Görür, katılımcıların sorularını yanıtladı. Habertrak/Serhat Yeşilipek

Marka Flower Çiçekçi