Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

İTFAİYECİLER ŞEHİTLİK VE GAZİLİK İSTİYOR
İTFAİYECİLERİN SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR
Tüm Yerel Sen Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal, itfaiye emekçilerinin 309. kuruluş yıldönümünü kutladığı 25 Eylül-1 Ekim İtfaiye haftasında sorunlarının çözüme kavuşturulmasını beklediğini söyledi.
İtfaiyeciliğin Türkiye’de bir meslek olarak geçmediğini söyleyen Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal; “Tüm ülkelerin saygı duyduğu bir meslek olan itfaiyecilik, bizim ülkemizde meslek değil.
İtfaiye emekçileri devlet memurluğu kanununa tabi olarak, büro ve benzeri işleri gören memurlar gibi, genel idari hizmetleri sınıfı içerisinde yer almakta, ayrı bir hizmet (meslek) sınıfı içerisinde yer almamaktadır.” diyerek en büyük sorunlarını gündeme getirdi.
Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal ayrıca, İtfaiye personellerinden görevleri esnasında yaralanan veya sakat kalanların gazi, vefat edenlerin ise şehit sayılması için yasal düzenleme istediklerini ifade etti.
“SORUNLAR KAT VE KAT ARTTI”
İtfaiyeciliğin geçmişinden bahsederek sözlerine başlayan Tüm Yerel Sen Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal; “1714 yılında Tulumbacılar adıyla yeniçeri ocağına bağlı olarak kurulan, 25 Eylül 1924 yılında T.B.M.M. tarafından çıkarılan bir kanun ile Türkiye’deki bütün söndürme teşkillerinin İTFAİYE adı altında mahalli belediyeler elinde toplanılan İtfaiye Emekçileri kuruluşundan 309. Yıl geçmesine rağmen sorunları çözüme kavuşturulamadığı gibi, sorunları kat ve kat artmıştır. İtfaiye emekçileri canlarını hiçe sayarak görevlerini yapmaktadır. Her canlının koşarak kaçtığı yangına tüm riskleri göze alarak korkusuzca giren itfaiye emekçileri, bazen küçük bir kuş, bazen bir kedi, bazen bir insan için gittiği olayda tüm canlılar için ayrım yapmaksızın, aynı özveri ve azim ile çalışmaktadır. Yaptıkları işin özelliği gereği çok tehlikeli işler kapsamında görev yapan bir itfaiye çalışanı, bir yangın olayına müdahale etmek için yaklaşık 38 kg teçhizat kuşanmaktadır. Bunun yangına müdahale esnasında ıslandığı düşünüldüğünde neredeyse ağırlık iki katına kadar çıkmaktadır.” diye konuştu.
“İTFAİYECİLİK ÇOK TEHLİKELİ İŞLER KAPSAMINDA YER ALIYOR”
İtfaiyeciliğin en büyük sorunun yasal olarak meslek statüsünde olmayışı olduğunu dile getiren Tüm Yerel Sen Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal; “İtfaiye emekçileri Devlet Memurluğu kanununa tabi olarak, büro ve benzeri işleri gören memurlar gibi, Genel İdari Hizmetleri sınıfı içerisinde yer almakta, ayrı bir hizmet (meslek) sınıfı içerisinde yer almamaktadır. Oysa ülkemizde; liselerde “İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği” ve üniversitelerde “Sivil Savunma ve İtfaiyecilik” bölümleri bulunmakta, her yıl bu okullardan öğrenci mezun edilmektedir. İtfaiyecilik evrensel bir meslek olup, dünyanın her yerinde karşılaştıkları olaylar ve riskler aynıdır. Gelişmiş ülkelerde bu riskler göz önüne alınarak çalışanların sosyal hakları belirlenmiştir. Ülkemizde bu risklerin neler olduklarını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı tarafından 21.12.1985 tarihinde verilen raporda belirtilmiştir. Rapora göre; itfaiyeciler iş yaşamlarında Fiziksel Risklere (sıcak çarpması, işitme kaybı, görme bozuklukları, kas ve iskelet bozukluğu) ve Kimyasal risklere (kroner kalp hastalığı, karbonmonoksit, kükürt sülfür, nitrit asit ve ağır buharlar gibi zehirli gazların teneffüs edilmesi) maruz kalmakta; Psikolojik faktörler (alev ve duman ortamında yalnız kalma, kanamalı ve ölümlü olaylarla karşılaşma, yangın ve afetlere maruz kalmış insanların bağırış ve feryatlarını duymak) ve iş kazaları (yanmak, göçük altında kalmak, sele kapılmak, yangın enkazı altında kalmak, yangına müdahale esnasında yüksekten düşmek) yaşamaktadırlar. İş Sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre itfaiyecilik “çok tehlikeli işler” kapsamında yer almaktadır. Bir çok tehlike ve riskli işin başarılı ve etkili yapılabilmesi için teorik ve pratik iyi bir eğitim gerektiği de açıkça görülmektedir.
İtfaiyeciliğin bir meslek olduğunu ve bu meslek grubunun sistematik bir eğitim gerektirdiğini TSE’nin TS10369 ve TS12206 sayılı standartları belgelemektedir. “şeklinde konuştu.
“TBMM AÇILIR AÇILMAZ SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Canlarını hiçe sayarak olaylara müdahale eden itfaiye emekçilerinin talepleri dikkate alınarak çözümlenmelidir. Bu sorunlardan bazıları şöyledir; İtfaiyecilik Hizmet Sınıfı oluşturularak, GİH sınıfı içerisinden çıkarılmalıdır. Yangına müdahale edilen süre kadar yıpranma alan itfaiye emekçilerine, Fiili Hizmet Süre Zammı (Yıpranma) uygulamasının diğer meslek kollarında olduğu gibi (asker, polis) kanunda belirtildiği gibi uygulanmalı ve yıllık 90 gün olarak uygulanmalıdır. Maktu mesai ücreti yapılan işin riski ve güçlüğü göz önüne alınarak en az bir taban aylığı kadar ödenmelidir. Adalet bakanlığında çalışan devlet memurlarının maktu mesaisinden damga vergisi haricinde gelir vergisinden muaf tutulmaktadır. Sağlık çalışanlarının döner sermayesinden de damga vergisi haricinde vergi kesintisi yapılmamaktadır. İtfaiyecilerin maktu mesai ücretlerinden gelir vergisi kesintisine son verilmelidir.Maktu mesai ücretinden emekli sandığı iş veren kesintisi yaparak emekliliğe yansıtılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
İTFAİYE EMEKÇİLERİ 3600 EK GÖSTERGE İSTİYOR
Zor şartlar altında görev yapan itfaiye emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi gerektiğini ifade eden Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal; “Kanunlarımızda ‘Kamu çalışanı ayda en fazla 50 saat, yıllık 600 saat fazla mesai yapabilir’ denilmesine rağmen, Belediye itfaiye yönetmeliğine göre birçok itfaiye teşkilatında 24/48 şeklinde çalışan itfaiyeciler, ayda 80 saat; yıllık 960 saat mesai yaptırılarak, aylık 30 saat, yıllık 360 saat daha fazla mesai yaptırılmaktadır. Tüm itfaiye teşkilatları 24/72 çalışma düzenine geçmeli, buna göre de belediyeler norm kadroya göre personel sayılarını arttırmalıdır. Bir çok tehlikeli olaylar ile karşı karşıya kalan itfaiye emekçilerine ödenen iş güçlüğü ve riski tazminatı sadece 165.51 TL’dir. İtfaiye emekçilerinin hak etmiş olduğu iş güçlüğü ve riski tazminatı yaptıkları riskli iş dikkate alınarak belirlenmelidir. İtfaiye araçları zorunlu olarak kasko yaptırılmalıdır. Merkezi Bütçe Kanununun E Cetveline göre “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta ettirilmesi esastır. Ancak; itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri, taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenir” denilmektedir. Belediyeler bu hükmü görmezden gelmekte, kaskosu olmayan araçlarda görev yapan itfaiye şoförü arkadaşlar olası bir kazada maddi kayba uğrayabilmektedir. İtfaiye personellerinden, görevleri esnasında yaralanan veya sakat kalanlar “gazi”, vefat edenler “şehit” sayılmalıdır. Zor şartlar altında görev yapmakta olan itfaiye emekçilerine 3600 ek gösterge verilmelidir. İtfaiye emekçilerinin de diğer meslek gruplarında olduğu gibi mesleki tazminatları (yangın, dalış vb.) olmalıdır. İtfaiye emekçileri, polis, afad, basın, zabıta, orman muhafaza memuru ve posta görevlileri gibi toplu taşıma araçlarından ücretsiz faydalanmalıdır. Ülkemizde bulunan tüm itfaiye teşkilatlarının kıyafet, teçhizat ve araçları standart olmalıdır. İtfaiye teşkilatlarında görevde yükselme sınavlarına katılım düzenli olarak sağlanmalı, başkanlık olur’u ile yapılan rütbelendirmelere son verilmelidir. Resmi ve Dini Bayramlarda görev yapan itfaiye çalışanlarına diğer bazı meslek gruplarında uygulanan ek ücret ödenmesi uygulaması içerisinde tutularak ek ücret ödenmelidir.” şeklinde konuştu.
Tekirdağ Şube İdari Sekreteri Yunus Köksal, sözlerini şöyle tamamladı; “İtfaiye hizmeti ve hizmet sunma biçimleri, sunulan hizmetin doğası gereği özel bir önem taşımaktadır. Gerek önleyici gerekse de müdahale edici yönleriyle insan hayatını yakından etkileyen ve acil nitelik taşıyan bir kamu hizmeti olan itfaiye hizmeti, yaşam hakkının korunmasını sağlama yönü nedeniyle son derece önemli bir kamusal hizmet alanıdır. Kamu düzeni ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren itfaiye hizmetinin bireylerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla, hataya ve ihmale yer vermeyecek şekilde hassas ve özenli bir biçimde sunulması gerekir. İtfaiye teşkilatının amacı ve mevzuatta sayılan görevleri dikkate alındığında itfaiye faaliyetinin kamu güvenliğini korumak amacıyla kullanılan bir tür idari kolluk görev ve yetkisi olduğu kabul edilmektedir. Başta Tekirdağ İtfaiye teşkilatı olmak üzere, son yıllarda yaşadığımız sel, yangın ve deprem gibi afetlerde büyük bir özveri ile görev yapan, nice canların kurtarılmasını sağlayan ülkemizin isimsiz kahramanı tüm itfaiye emekçilerinin 25 Eylül-1 Ekim İtfaiye Haftasını ve 309. Kuruluş yıldönümlerini kutluyor; can kurtarmak için canlarını feda eden itfaiye şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.” Habertrak/Serhat Yeşilipek