Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

2 YAŞINDA “ANNE GEL”, “SU VER” DİYORSA ÇOCUK NORMALDİR
Kendilerine başvuru yapanların yaşadıkları sorunlara örnekler veren Uzm. Dr. Şıpka; “Bunlar; depresif sendromlar, kaygılar, takıntılar, yeme sorunları, uyku problemleri, ailesel sorunlar, öğrenme güçlüğü yaşayanlar, dikkat sorunları olanlar, oyun bağımlığı gibi sorunlarla karşılaşanlar bizlere başvuruyorlar. Bazen aileler yardım almak, çocuklarıyla iletişim sorunları yaşayanlar bizlere rehberlik ve danışmanlık için başvuruyorlar. Çok çeşitli bir başvuru grubumuz var.” dedi.
Çocuk ve genç psikiyatristi, psikoterapist Uzman Doktor Begüm Demirci Şıpka, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesindeki özel muayenehanesinde çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında aileler, bebekler, çocuklar ve gençler için hizmet vermeye başladı.
Danışan grubundan bahseden Uzm. Dr. Begüm Demirci Şıpka; “Bize 0-18 yaş grubu aralığında bebek, çocuk, ergen grubundaki ruhsal, davranışsal çeşitli sorunlar yaşayanlar ve aileler başvuruyor.” diye konuştu.
BAŞARILI BİR KARİYERE SAHİP
Başarılı kariyeri ile dikkat çeken Uzm. Dr. Begüm Demirci Şıpka; “1992 yılında Konya’da doğdum. İlk ve orta –öğretimi Tekirdağ’da okudum. Sonrasında lise öğrenimi için Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi’ne gittim. Gebze’de üstün zekalılar okulu olarak geçiyor. Liseyi orada okudum. Ondan sonra tıp fakültesi eğitimi için Edirne’ye gittim. Tıp fakültesini bitirdikten sonra bir yıl Muratlı ilçesinde pratisyen hekimlik yaptım. Ondan sonra da ihtisas için çocuk ve ergen ruh sağlığı branşını seçtim. Edirne’de yine 4 yıl eğitimini aldım. Oraya bitirip uzaman doktor olduktan sonra İstanbul’da Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3 yıla yakın mecburi hizmeti tamamladım. Şimdi de burada kendi muayenemi açtım.” şeklinde konuştu.
“ÇOK ÇEŞİTLİ BİR BAŞVURU GRUBUMUZ VAR”
Danışan gruplarına örnek veren Uzm. Dr. Begüm Demirci Şıpka; “Bize 0-18 yaş grubu aralığında bebek, çocuk, ergen grubundaki ruhsal, davranışsal çeşitli sorunlar yaşayanlar başvuruyor. Bunlar; depresif sendromlar, kaygılar, takıntılar, yeme sorunları, uyku problemleri, ailesel sorunlar, öğrenme güçlüğü yaşayanlar, dikkat sorunları olanlar, oyun bağımlığı gibi sorunlarla karşılaşanlar bizlere başvuruyorlar. Bazen aileler yardım almak, çocuklarıyla iletişim sorunları yaşayanlar bizlere rehberlik ve danışmanlık için başvuruyorlar. Çok çeşitli bir başvuru grubumuz var.”ifadelerini kullandı.
BEBEKLERİN GELİŞİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Ailelerin bebeklerinin gelişimi ile ilgili çeşitli sorunlarda başvuru yaptıklarını ifade eden Uzm. Dr. Şıpka; “Bebeklerle ilgili danışanlar da oluyor. Genelde beklenen bir, bir buçuk yaş aralığında yürümesini bekleriz. İlk kelimeleri bir yaş civarı bekleriz. Öncelikle bu gelişimi değerlendiriyoruz. Bu çocuk seyrinde gidiyor mu? diye bakıyoruz. Güzel uyuyor mu? Ailesi ile iletişi nasıl? Bir bebek konuşamaz ama iletişim kurar. Bize gülmeye başladığı andan itibaren sözsüz bir iletişimi başlatmıştır. Bizi duymasıyla başlar aslında. Sonra kendisi tepkiler vermeye başlar. Bu ilk kelimelerin çıkışı, cümleye dönmesi ve diyalog becerisi olarak gelişir. Bu şekilde ilerler. Biz başvuru anında çocuk neredeyse, ne bekliyorsak ondan önce nerede olduğuna bakıyoruz. Bir yaşındaysa örneğin artık kelimeler başlamış mı? İki yaşında iki kelimeli de olsa “su ver”, “anne gel” gibi basit cümleler kuruyor mu? Bizimle iletişim kuruyor mu? Yoksa kendi dünyasında mı? Bir de otizmliler var. Toplumsal iletişimde kısıtlıkla giden bir durum. Erken yaşlarda tanı alır. Çocuğun bizimle iletişimi nasıl? Göz teması kuruyor mu? Sosyal becerileri iyi mi? Uygun bir şekilde tepkisi var mı? Gülüyor mu? Ailelerle bunları değerlendiriyoruz. Aileler bu dönemlerde bazen çeşitli sıkıntılarla karşılaşabiliyorlar. Biz de ailelere durumu değerlendirip önerilerde bulunuyoruz. Bizim ailelerden en büyük beklentimiz ailelerin çocuklarıyla oyun oynayarak iletişim kurmaları. Bazen aileler bunu çok zor bir şey zannediyorlar. Halbuki aslında bir tencere-tava, yemek yaparken çocuğun dahil edilmesi gibi şeyler de bir oyun. Bazı oyunlarla aileler çocuklarıyla daha kolay iletişim kurabiliyor. Çocukların öfkelendiği durumlarda inatçılıkları da olabiliyor. Aileler bazen bu dönemde zorlanabilir. O zaman da onlara yol gösteriyoruz. Bu sorunun gelişimin bir parçası olduğunu anlatıyoruz. Bu beceriler her insanda var. Çocuğa birey gözüyle bakmak lazım. O çocuk anlamaz değil de onun da duygu ve düşünceleri var. ” İfadelerini kaydetti.
ÇOCUKLARIN HER İSTEDİĞİ YAPILMALI MI?
“Çocukların her istediğini yapmalı mıyız? Sorusuna cevap veren Uzm. Dr. Şıpka; “Hayır. Kimsenin her istediğini yapamayız. Çocuklar aslında sınırları çok severler. Bebeklik dönemlerinden itibaren bu böyledir. Sınırsızlık, her istediğini yapabilmek aslında onları korkutan da bir şeydir. Onları bilemeyebilirler. Neyin onlara zarar verebileceğini kestiremedikleri için sınırsızlık korkutucudur. Bizim her zaman çocuğun gelişimine göre giderek esneterek, bazen de yeni sınırlar ve yeni alanlar koyarak bu süreci yönetmeliyiz. Örneğin ekran izleme süreleri gibi. 0-2 yaş döneminde hiç ekran olmamalı. Orada sınırımız daha katı olacak. Hiç ekran görmesin diyoruz. Çünkü daha henüz beyin gelişimi bunu algılayabilecek düzeyde değil. Daha henüz canlılarla iletişim kurmayı öğrenmesi gerekiyor. Ekran onun için beyin gelişimini olumsuz etkileyecek bir şey. Ama iki yaştan sonra o sınırı biraz esnetmeye başlıyoruz. Öncelikle çocuklar bizim dediklerimizi değil, yaptıklarımızı yapıyorlar. Bizim onlara rol model olmamız gerek. Biz eğer kendimiz televizyon izlerken ona yasaklarsak bu işlemeyecektir. Biz eğer 2 yaşına kadar onunlayken ekranı kapalı tutar, büyüdükten sonra kendimize vakit ayırdığımızda izlersek bu daha uygun olacaktır. İki yaşından itibaren kontrollü olmalı. İki yaşındaki çocukta henüz ekranda neler yaşandığını, çizgi filmlerin bile ne olduğunu tama olarak anlamayacak. Yanında biz durarak ve ona eşlik ederek kontrollü olmalı. Örneğin çizgi filmde top oynanıyorsa a bak top oynuyorlar diyerek oradakini gerçek hayata uyarlayarak destek olacağız. Sonra okulla birlikte çocuğun hayatına arkadaşları girecek. Arkadaşları ile bazı oyunları paylaşmak isteyecek. Orada oyunlar dünyası başlayacak. Ergenlikle birlikte kendi telefonu isteyecek. Çocuğa bu sınırları kademe kademe tanıttığımız zaman kendini daha güvenli hissedecek. Öte yandan her istediği yapılan bir çocuğun mutlu olması da mümkün değil. Çocuğun kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmesi mümkün değil. Biz o zam kılavuzluk yapacağız. Bazı şeylere bazen hayır diyeceğiz ki o kendini daha güvenli hissedecek. Annem, babam benim için koruyucu önlemleri alıyorlar, tamam diye görecek. Onu protesto edebilir. Tutturabilir. Bunlar da gelişimin normal süreçleri. Buralarda biz ebeveyn olarak sınırları bilerek tutarlı bir şekilde davranacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.
Uzm. Dr. Begüm Demirci Şipka’nın muayenesi Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Hürriyet Mahallesi, Girgin Sokak-Karadağ Plaza B Girişi Kat: 1 No: 7 adresinde yer alıyor. Habertrak/Gülçin Kıyıcı