Reklam

ERKEKLİK VE FAŞİZM

Yayınlama: 21.10.2024
A+
A-

 

    O günlerde maddî durum biraz bozuk. Sanki ben de yardım edemezmişim gibi evin temizliğini tek başına eşim yapıyor.

Yine o gün masamda çalışıyordum ki bir ara baktım, bir sandalyenin üstüne çıkmış, kapı siliyor.

Buna göz yummak yakışır mı “erkek”e ve dahi “erkeklik”e”?

Nereden aklıma geldiyse geldi; “Karıcığım, ben de yardım edeyim,” dedim.

Hiç unutmuyorum. Öyle anlamlı bir şekilde baktı ki yüzüme; “Hayırdır, kocacığım?” demekten alamadı kendini.

“Boş ver onu da ben de yardım edeyim,” dedim.

Elime bir leğenle bir de temizlik bezi verdi ve ben de başladım bir başka kapıyı silmeye.

Ama sıra daha üçüncüye gelmişti ki… O da ne?

Kollarım yorgun düşmüştü.

Bunun üzerine; “Yahu, karıcığım!” dedim. “Kadın olmak ne kadar da zormuş.”

İşte tam o anda bir şimşek çaktı kafamda. Zihin dünyamda bir aydınlanma

olduğunu hissettim.

“Ben bunun kitabını yazacağım,” dedim.

“Ne kitabı?” diye sordu.

            “Kadın olmanın zorluklarıyla ilgili bir kitap.”

            “Günaydın!”

Haklı, hem de çok haklıydı. Zira altmış yaşındaydım o günlerde. Altmış yaşında varmıştım işin farkına. Altmış yaşında gelmişti aklım başıma.

Hâlâ düşündükçe utanırım kendimden. Hem karım adına, hem de bütün kadınlar adına utanırım.

O günden itibaren başladım konunun üzerinde düşünmeye. Düşündükçe de yaygın ve kökleşmiş erkeklik anlayış ve alışkanlıklarımızın faşistlikten başka bir şey olmadığını kavradım ve lânet ettim böyle erkekliğe.

Kitap mı?

Erkeklik ve Faşizm altbaşlıklı ERKEKLİĞİN DURUŞMASI böyle doğdu.

Kitapta özetle diyorum ki: Sadece bizim ülkemizdeki değil; dünyanın her ülkesindeki yaygın ve kökleşmiş erkeklik algı ve anlayışıyla faşizm arasında çok benzerlikler var: Biri cinsiyetçi, diğeri ırkçı. Sonuçta ikisi de hem ayrımcı, hem de faşist anlayışın eseri. Her ikisi de varlığını baskıya, zorbalığa, sömürüye, itaate, despotluğa, şiddete borçlu. Her ikisi de erkeğin kafası altından çıkma. Her ikisi de erkeği önceleyici.

Ancak aralarında hiçbir fark da yok değil: İdeolojik faşizmin sadece yüzyıllık bir

geçmişi varken, erkek faşizminin tarihi insanlık tarihi kadar eski. İdeolojik faşizm sadece ulusal (veya toplumsal) çapta iken, erkek faşizmi –şiddeti ülkeden ülkeye değişse de- bütün uluslar için geçerli. Yani küresel. Bu da ideolojik olanı bile aratan faşizm demektir.

Temel çözümse vicdanların harekete geçerek bu erkeklik anlayışını yenilgiye uğratmasında.

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi