Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ankara veİstanbul Büyükşehir belediyelerinin 29 Ekim konserleri için sanatçılara ödedikleri paralarla ilgili tartışmalar devam ediyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı açıkladı:Ebru Gündeş konseri için ödenen para 69 değil; 44 milyon 937 bin 117 liraymış.
İstanbul Büyükşehir’denhâlâ bir açıklama yok. Sadece danışmanlardan biri,kendilerini,AKP döneminde çok daha fazlasının harcanmış olmasıyla savundu.
Şimdi gelelim asıl söylemek istediğime…
Bugüne kadar dört belediyeye Atatürk ve çocukla ilgili bir etkinlik projesi sundum. Adı;“Atatürk Olmak”.O büyük insanın çocuklarla birlikte görüldüğü fotoğraflara, marşlara ve çocukları konuşturmaya dayalı interaktif bir proje. Belediye adına nereye, hangi ilçelere gitmem istenirse oralara kadar da gitmeye hazırım.
Amacım çocuklarımızdaki Atatürkçülük bilincini geliştirmek, onları Atatürk gibi olmaya teşvik etmek, özendirmek, heveslendirmek.
Hangi belediyelerdi projeyi sunduklarım?
Önerme sırasıyla gideyim: Maltepe, Beylikdüzü, İstanbul Büyükşehir ve ilimiz olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi.
Asla para filan da söz konusu değil. Hiçbir ücret talebim yok. Yani hepsini gönüllü yapmaya hazırım.Üstelik konunun ulaşım, sahne kurmak, teknik malzeme, konaklama vs gibi masraflarıda yok.
Buna rağmen sonuç ne mi oldu?
Hiç birinden olumlu cevap alamadım. Sadece bizim Büyükşehir Belediyesi “İhtiyaç olduğu zaman sizi arayacağız,” yanıtını vermekle yetindi.İlk görüşmemizden bu yana aradan hem 29 Ekim, hem de 10 Kasım gibi günler geçmiş olmasına rağmen ihtiyaç duyulmamışsa, bu yanıtın oyalamak olduğunu anlamak için herhâlde dâhi olmaya gerek yok.
Kaldı ki bu ikinci olumsuz yanıtıydı Büyükşehir Belediyemizin. İlkinde önceki Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanına buraya taşındığımız günlerde gitmiştim. Yani 2022 yılının sonlarına doğru. Aynı projemi ona da anlatmıştım ama önce “Yapalım” demiş olmasına rağmen ondan da birsonuç çıkmamıştı.
Ne dersiniz, kabul görmesi için acaba biz de mi ücret talebinde bulunsaydık?
İşin mizahı bir yana, şimdi şöyle bir düşünür müsünüz, lütfen:
Bir adam çıkıyor, hem de Atatürk ve çocukla ilgili iki de kitap yazmış biri çıkıyor (Rüya Gibi altbaşlıklı Atatürk ve Çocuklar ile Nasıl Büyük İnsan Oldular adlı dizimizden çıkmış olan Atatürk adlı kitaplarımız),“Gelin, çocuklarımıza Atatürkçülük bilincini aşılayalım. Onlara ne kadar büyük değer verdiğini anlatalım. Onları Atatürk gibi olmaya özendirelim. Bunun için para filan da istemiyorum,” diyor. Ama kabul görmüyor. Hem de o belediye yönetimlerinin hepsi de Atatürk’ün kurduğu partiden olan başkanlar tarafından yönetiliyor olmasına rağmen kabul görmüyor.
Evet, aynen böyle. Ama sıra popülist şarkıcılara gelince kesenin ağzı öyle bir açılıyor ki“sosyal belediyecilik’in tam da gereği yapılmış oluyor.(!)
Oysa “Atam, sen kalk da ben yatam,” diye diye, ya da “Atatürk ölmedi. Kalbimizde yaşıyor” veya “Atam, eserlerinin yılmaz bekçileriyiz” gibi hamasetten başka bir şey ifade etmeyen sözler ede ede gelmedik mi bugünlere?
Doğrusu, hem ülkemiz, hem çocuklarımız ve geleceğimiz, hem de Atatürk adına çok üzülüyorum.
İyi de neden bu işler böyle oluyor?
Ya kendi ekiplerinden olmayan birinin yanlarına yaklaşmasında sakınca görülüyor ya da çocukların oy kullanma hakkı olmadığından.
Bunun başka açıklaması olabilir mi?
Böyle dedim ama belki bir tane olabilir: “Uyusun da büyüsün, ninniiii! Tıpış tıpış yürüsün, ninniii!”
Daha da ileriye gitmek istemiyor ve burada noktalıyorum. Değilse kısaca anlatmaya çalıştığım bu konu, kitabı dahi yazılabilecek kadar vahim bir konudur.