Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Sayın yargıç,
Bu ülkede hâlâ yargıçlar olduğuna, onlardan birinin de siz olduğunuza inanarak soruyorum: Eğer bir gün sizin diplomanız da iptal edilirse ne yaparsınız?
Makamınız gereği hiç kuşkusuz sizden bu soruma bir yanıt bekliyor değilim. Sadece adalet çarkının dönüşünün bu denli durdurulabildiği, dahası; bu denli kötüye kullanılabildiği için gün gelip, o çarkın dişlileri arasına sizin gibi adil karar verme cesaretini gösteren birini de alabileceğinden endişe ettiğimi söylemek istedim.
Nasıl etmem, sayın yargıç?
Hemen herkes şamar oğlanına dönüştürülmüş bulunmakta. İşlemediği suçun cezasını çekmekte olan suçsuzun hayaleti dolaşıyor ortalıkta. Adalet kurumunun bizzat kendisi, insanları adalet arama ihtiyacıyla kıvranır hâle getirmiş durumda.
Bu ülkede öyle bir yargılama yapılıyor ki evrensel hukuk kurallarından biri de “tutuklama istisnadır,” diyor olmasına rağmen tam tersi yapılıyor ve “tutuklamamak istisna”dır deniyor.
Zaman zaman aklıma gelmiyor değil: O kararları verenler sadist veya kişisel ya da toplumsal kinlerinin tutsağı olmuş olabilirler mi?
Sadece evrensel hukuk, anayasamız ve yasalarımız değil; hemen her yurttaş da “tutuklama istisnadır” diyor olmasına rağmen hâlâ “Dediğim dedik, çaldığım düdük” dercesine devam ediliyorlarsa aynı kararların verilmesine, bunun başka açıklaması olabilir mi?
Üstelik de bu kararlar imzasız mektuplara, gizli buluşmalara, sözümona “itirafçı”ların verdikleri ifadelere, sahte suç kanıtlarına, hatta belgesizliğe bile dayandırılabiliyorsa?
Sadece hukuka değil; vicdana da ihanet etmenin ta kendisi değil midir bu?
Sayın yargıç,
Bunları düşündükçe başıma ağrı giriyor. Oysa yargının görevi ağrıtmak değil; ağrıları dindirmek olmalı değil mi? Sadece beni değil; bütün Türkiye’yi hasta eden adaletsiz kararların, topluma bir de doğru kararlarmış gibi sunulmaya kalkışılması yok mu, işte buna “Öl de, ölem!” demekten başka bir şey söylenemez.
Kaldı ki o yanlışlar, o hukuk cinayetleri, o adaletsizlikler sadece bunlara maruz kalanları değil; onların eşlerini, çocuklarını, dost ve arkadaşlarını da inletmekte.
Yargının görevi bu mudur, sayın yargıç?
Yapılan canavarca gözaltına almaların, insafsızca yapılan soruşturmaların,vicdansızcaişlenen hukuk cinayetlerinin hesabını soracak yargı ne zaman zuhur edecek?
Bilinmeli ki onu, bu yapıcı eleştirilerime kulak vermek kurtarabilir.