Reklam

JANDARMA VE BİR DARP SKANDALI

Yayınlama: 01.08.2025
A+
A-

Önceki günkü gazetemizde okumuş, fotoğrafları görmüş, videoyu izlemiş olabilirsiniz. Değilse buraya girebilirsiniz:https://habertrak.com.tr/gundem/jandarma-gazeteciyi-hem-engelledi-hem-de-darp-etti-h135963.html

Şimdi gelelim olup bitenlere…

Kumbağ’da vatandaşlar su kesintilerini protesto etmek için yollara çıkıp, sloganlar atarak eylem yapıyorlar. Duruma jandarma müdahale edince de sessizce dağılıyorlar.

Bu arada gazetemizin sahibi Cenap Kürümoğlu da oradadır ve çekim yapmaktadır. Ancak jandarma “Çekim yapamazsın” diyor. Bunun üzerine Kürümoğlu “Ben gazeteciyim. Çekerim. Engelleyemezsiniz. Danıştay kararı var” yanıtını veriyor ama jandarma çekim yapmaması için ısrar edince, hem de son derece kibar bir şekilde“Ben gazeteciyim. Lütfen müdahale etmeyin” diyor.

Sen misin çekim yapmaya devam eden? Birkaç jandarma tarafından yaka-paça darp ediliyor.İki saatliğine de telefonuna el konuyor.

Yapılan müdahalenin tümüyle yasadışı olduğu yetmezmiş gibi, Kürümoğlu bir de darpe diliyor. Darp, Şehir Hastanesinden alınan raporla belgeleniyor.

Kaldı ki çekim yapmak yasak dahi olsa kimin haddine darp etmek? Kim nereden alıyor o yetkiyi, o cesareti? Üç kişi gözaltına alınıyor ama daha sonra serbest bırakılıyor.

Bir defa söz konusu müdahale tümüyle yasadışıdır. Zira Danıştay 10. Dairesinin 2021 tarihli kararı var. Deniyor ki; “Emniyet güçlerinin görevleri sırasında görüntü kaydı alınması hâlinde kayıt yapan kişilerin engellenmesi ve kanunî şartlar oluştuğunda adli işlem yapılması gerektiği hususundaki genelge iptal edilmiştir.”

Jandarma bunu bilmiyorsa çok vahim. Bildiği hâlde müdahale etmişse daha da vahim. Örneğin bir olayda darp edileni kurtarması, darp edeni ise yakalaması gerekirken bizzat kendisinin darp etmesinin hiçbir haklı gerekçesi olamaz.Eğer “Dağbaşı mı burası?” demekle görevli olanlar;“Dağbaşı mı burası?” dedirtmiş ise, hele bunu babaları yaşındaki bir kimseye de yapmışlarsa ortada daha da vahim bir durum var demektir.

Gelelim konunun bir başka yüzüne…

Hâl böyle iken, biz dün saat 12.30 sularında bu satırları yazarken başta vali ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile Süleymanpaşa Belediye Başkanı olmak üzere hiç bir kamu görevlisinin basit bir telefonla geçmiş olsun dahi dememiş olması bizce hepsinden de vahimdir. Zira olup bitenler Kürümoğlu’nun kişisel sorunu değildir. Bir basın özgürlüğü sorunudur. Demokratik hak sorunudur.  Tabii eğer bunlara değer veriyorsanız.

Kürümoğlu saldırıyı yargıya taşımak üzere. Umarız, yargı bari yargılanacak bir karar vermez.

Geçmiş olsun dileklerimizi bir de buradan iletiyoruz, Sayın Kürümoğlu’na.

Marka Flower Çiçekçi