Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Türkiye’de çocuk olmak; Dolar, Euro, futbol, dizi, siyaset, seçim, geçim, yeme, içme… ABD, Rusya, İran, Irak, Suriye, FETÖ, PKK, PYD, YPG… Sosyal medya, aşk, meşk, top, cop, pop falan-filan demekten akla gelmeyen yurttaş olmak demektir.
23 Nisanlar, eğitim-öğretim yılı açılışları ve bir de taciz ve tecavüzler dışında gündeme gelmeyen olmak demektir.
O kadar yasalar, torba yasalar çıkarılmış olmasına rağmen başlarına gelen taciz ve tecavüzler için bile bir şey yapılmayan olmak demektir.
Siyasî partilerin ve hükümetlerin programlarında sadece iki satırla geçiştirilen demektir.
Sadece yetişkinleri “insan” olarak algıladığımızdan olsa gerek; hakları, insan hakları savunucuları tarafından da, sivil toplum örgütleri tarafından da,TBMM İnsan Hakları Komisyonu tarafından da hatırlanmayan, dolayısıyla onlar tarafından da “insan” yerine konmayan demektir.
Salonlarda, radyo ve televizyon programlarında yetişkinlerle aynı masaya oturtulmaya, tartışmaya lâyık görülmeyen kimse olmak demektir.
Ekranlarda sadece büyükleri konuşan ama konuşturulmayan kimse olmak demektir.
Televizyon kanallarında o kadar yemek, futbol, magazin programları ve diziler varken, hem de hepsi yabancı olan çizgi filmler ve animasyonlar dışında kendileri için program yapılmayan kimse olmak demektir.
Gazetelerde, gazete eklerinde, dergilerde, hayvanlara verilen yer kadar bile yer verilmeyen demektir.
Hep söz dinlemesi istenilen ama kimsenin dinlemediği insan olmak demektir.
Cumhurbaşkanlarının, başbakanların, bakanların, siyasî parti liderlerinin, milletvekillerinin veya belediye başkanlarının, parti il ve ilçe başkanlarının haklarında herhangi bir fikir, felsefe, görüş açıklamadığı, açıklayamadığı kimse olmak demektir.
Festival demek şenlik demek, neşelenmek demekken hıyar, bakla, domates, fasulye, kabak, karpuz, patlıcan kadar bile kendileri için festival düzenlenmeyen kimse olmak demektir.
Altına Türkiye’nin de imza koyduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, ulusal ve uluslararası gündemlerde her zaman üst sıralarda yer alması gerektiğini söylemesine rağmen sadece cinsel saldırıya uğradıklarında gündeme gelen olmak demektir.
Kendileri için mücadele edenlerin, hayvan hakları için mücadele edenler kadar dahi ilgi ve destek görmediği kimse olmak demektir.
Okul binalarına, oyuncaklara, yiyecek-içeceklerine büyük yatırımlar yapılırken eğitimlerinin niteliğine yapılmayanlar demektir.
Daha da kötüsü; ezberlemekten beyinleri çöp kutusuna döndürülen olmak demektir.
Bitmedi. Devamı Çarşamba’ya.