Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Meriç Nehri’nin suyu Tekirdağ’daki sanayi tesislerinde kullanılacak. Çorlu, Ergene ve Çerkezköy ilçelerindeki OSB’lere nehirden su basılacak.
Meriç Nehri’nden Çorlu ve Çerkezköy’de bulunan OSB’lere su taşıma projesinin netleştiğini söyleyen Tekirdağ Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi ve Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği aktivisti Özgür Aksun; “Nihai ÇED raporu yayınlandı ve artık proje son viraja girmiş durumda. Plan çok açık: Meriç Nehri’nin suyu, Trakya’nın tarımına ve hayvancılığına değil, Çorlu – Çerkezköy çevresindeki organize sanayi bölgelerine taşınacak” dedi.
Meriç Nehri’nden Çorlu, Ergene ve Çerkezköy ilçelerindeki Organize Sanayi Bölgeleri’ne (OSB) su taşınmasını öngören proje, Nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun yayınlanmasıyla son aşamaya geldi. Projenin kesinleşmesi, bölgede uzun süredir süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği aktivisti Özgür Aksun, yaptığı açıklamada Meriç’in suyunun Trakya’nın tarım ve hayvancılığı yerine sanayinin kullanımına aktarılacağını belirterek ciddi uyarılarda bulundu.
“PLAN ÇOK AÇIK: SU, TARLAYA DEĞİL SANAYİYE GİDİYOR”
Aksun, projenin detaylarını şu sözlerle aktardı:
Meriç Nehri’nden saniyede 7,2 m³’ün üzerinde su çekilecek.
Uzunköprü – Çakmakköy civarından alınacak su, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ üzerinden geçirilerek dev bir arıtma tesisine ulaştırılacak.
Yeniköy, Kadriye ve Nadırlı’da her biri 10 dönüm büyüklüğünde üç yeni depolama göleti yapılacak.
Proje kapsamında kil, kum ve kaya ocakları işletilecek, kırma–eleme–yıkama tesisleri ve beton santralleri kurulacak.
Tüm çalışmaların 2 yıl içinde tamamlanması planlanıyor.
Aksun, tüm bu süreç yaşanırken Trakya’nın büyük bölümünde üreticilerin hâlâ yetersiz sulama imkanlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını vurguladı. Çakmak Barajı, Hamzadere ve yıllardır beklenen sulama kanallarının hâlâ yeterli seviyeye ulaşmadığını hatırlattı.
“TRAKYA’NIN TARIMSAL SUYU OSB’LERE VERİLECEK”
Özgür Aksun, açıklamasında bölge tarımının suya bağlı olduğunu ve Meriç Nehri’nin bu suyun ana kaynağı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yıllardır aynı suyla çeltik yetiştiren, hayvan sulayan, toprağını ayakta tutan üreticiler bunun doğru olmadığını zaten biliyor. Meriç’in suyu olmadan bu bölgenin tarımı olmaz, hayvancılığı olmaz, gıda üretimi olmaz.”
Aksun, projeyle birlikte uzun vadede Meriç’ten alınan temiz suyun yerine Ergene Havzası’ndaki sanayi atıklarının bölgeye geri dönme riskine dikkat çekerek bunun “kalkınma değil, doğaya ve üreticiye vurulacak en büyük darbe” olduğunu söyledi.
“BUGÜN SUSARSAK, YARIN SUSUZ KALIRIZ”
Aksun, çiftçilere ve bölge halkına birlik çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Uzunköprü, Meriç, İpsala, Keşan ve Enez üreticileri sessiz kalırsa, önümüzdeki yıllarda sulu tarım yapan bir Trakya kalmayacak. Çeltik üretimi çökerse ekonomi çöker, yeraltı suları çekilirse köyler kurur, gıda fiyatları yükselir.”
Aksun, tüm üretici örgütlerini, ziraat ve ticaret odalarını, borsaları, sulama birliklerini ortak bir duruş sergilemeye çağırdı:
“ÇED raporuna toplu görüş ve itirazlar sunulsun. Bilimsel ve hukuki mücadele hemen başlatılsın. Bu konu siyaset üstüdür; ekmek, su ve gelecek meselesidir.”
“TRAKYA SUSARSA, TÜRKİYE SUSAR”
Aksun, açıklamasını bölge halkına seslenerek tamamladı:
“Haydi Trakya, Meriç’in suyuna sahip çıkalım. Yıllardır gözü gibi toprağına bakan üreticiyi susuz bırakmaya izin vermeyelim. Susmayalım ki susuz kalmayalım.”
Projenin uygulanması halinde Trakya’da tarımsal üretimin geleceğine ilişkin kaygılar büyürken, gözler önümüzdeki günlerde yapılacak itirazlara ve hukuki sürece çevrildi. Habertrak/Serhat Yeşilipek