Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Önceki gün N.K.Ü. öğrencilerinin sorunlarını dinlemek üzere kampüsün hemen bitişiğindeki Süleymanpaşa Belediyesine ait Ahmet Erensoy Gençlik Merkezindeydim.
Gördüm ki yeniden düzenlenmiş ve çok da iyi edilmişti. Gerek özel olarak üretilmiş ders çalışma masaları ve gerekse diğerlerinin tamamı da doluydu.
Ama gelin görün ki sorunlarını dinlerken yanımıza bir görevli yaklaştı ve mesainin bittiğini söyleyerek merkezi terk etmemiz istendi. Saate baktım, henüz beş. Haydaaa!“ Bundan sonra neye giderseniz gidin” demek değil miydi bu?
Neyse, gelelim diğer sorunlarına. Başlıcası yurtlarla ilgiliydi.
Epeyce anlatmışlardı ama yetinmedim, şikâyetleriyle ilgili yerleri bizzat görmek istedim. Atladık arabaya, önce kız öğrenci yurduna.
Evet, aynen dedikleri gibi; yurda giden yolun önemli bölümü çok bozuktu. “Çamurda, yağmurdu ne yapıyorsunuz?” diye sordum.
Ne yapacaklar? Çamurlara bata çıka yol alıyorlarmış. Belediye otobüsüyle gidip gelmek isteseler o da 17 liraymış. Bir öğrenci için hiç de az para değil.
Dahası var: Çamaşırlarını yıkarken veya banyo yaparken, hem de sık sık suları kesiliyormuş. Böyle olunca da olacak olan belli.
Sırf bu nedenle ailesinin bulunduğu İstanbul’a gidip gelmek zorunda kalanlar bile oluyormuş.
Bu sorunları, kendi aralarında 150’den fazla imza toplayarak CİMER’e bile yazmışlar. Dahası yurt müdürlüğüne de dilekçe vermişler. İlkini üniversitenin açıldığı günlerde yazmışlar, yani üç ay önce. İkincisini ise bir ay önce. Ama değişen hiç bir şey olmamış.
Kız öğrenci yurdundan sonra Dr. Sadık Ahmet Erkek Öğrenci Yurduna gittik.
Neyse ki onun yolu bir ay önce asfaltlanmış da paldur-kültür gidip gelmekten kurtulmuşlar. Kurtulmuşlar ama ısrarla söyledikleri öyle bir şey oldu ki inanmakta zorlandım.
Nedir o?
3 bin kişilik yurdun iki katı hem de tümüyle boşmuş.
İşte buna inanmakta gerçekten çok zorlandım.
Nasıl zorlanmazsınız?
Öğrenciler fellik fellik yurt ararken adı geçen yurt nasıl olur da o kadar boş kalabilir?Sanırım, yurdun bağlı olduğu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün buna bir açıklaması olacaktır.
Aynı makama bir de şunu sormak isterim: Erkek yurdu neden öyle kilometrelerce uzağa inşa edildi? Oysa yakınlarda bir sürü boş tarla var. Onlardan bazıları istimlâk edilemez miydi?
Öyle anlaşılıyor ki öğrencilerin işlerini zorlaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ondan sonra da “Geleceğimiz, her şeyimiz”oluyorlar, değil mi?
Hadi canım, siz de!