EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR

EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR
Yayınlama: 17.01.2026
47
A+
A-

Eğitim-İş Tekirdağ 1 No’lu Şube Başkanı Barış Özer, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı birinci dönemine ilişkin değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Özer, Türkiye’de eğitimin kamusal niteliğinin sistemli biçimde zayıflatıldığını, eğitim sisteminin eşitsizlik, piyasalaşma ve ideolojik müdahalelerle yönetildiğini ifade etti.
“Parasız Eğitim” Fiilen Ortadan Kalktı
Özer, Anayasa’da güvence altında olan parasız eğitim ilkesinin uygulamada geçerliliğini yitirdiğini belirtti. Devlet okullarında temizlik, güvenlik, kırtasiye ve onarım gibi temel ihtiyaçların velilerin omuzlarına yüklendiğini söyleyen Özer, bazı okullarda “bağış” ve “kayıt parası” adı altında 10 bin TL ile 100 bin TL arasında ücret talep edildiğini vurguladı.

Raporda, zorunlu eğitime rağmen 600 bini aşkın çocuğun eğitim sistemi dışında kaldığına dikkat çekildi. Özellikle ortaokul ve lise düzeyinde okullaşma oranlarının düşmesinin yoksulluk, çocuk işçiliği ve erken yaşta evliliklerle doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi.
Taşımalı ve İkili Eğitim Kalıcı Soruna Dönüştü
Taşımalı eğitim ve ikili eğitim uygulamalarının öğrencilerin eğitim hakkını zedelediğini belirten Özer, uzun servis süreleri, kalabalık sınıflar ve kısaltılmış ders saatlerinin ciddi öğrenme kayıplarına yol açtığını söyledi.
BESLENME, TEMİZ SU VE GÜVENLİK İHMAL EDİLİYOR
Derinleşen yoksulluğa rağmen ücretsiz okul yemeği ve temiz içilebilir su hizmetinin sağlanmadığını vurgulayan Özer, okullarda yeterli temizlik ve güvenlik personelinin bulunmamasının hem öğrenciler hem de eğitim emekçileri açısından ciddi riskler yarattığını dile getirdi.
Çocuk Emeği ve MESEM Uygulamaları
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarının çocuk emeğini yaygınlaştırdığını belirten Özer, yüz binlerce çocuğun fiilen ucuz ve güvencesiz iş gücü haline getirildiğini, bunun eğitim hakkıyla açıkça çeliştiğini ifade etti.
Laik ve Bilimsel Eğitim Hedef Alınıyor
ÇEDES Projesi ve çeşitli vakıf ve derneklerle yapılan protokollerle okullarda ideolojik uygulamaların arttığını söyleyen Özer, müfredatın bilimsel içerikten uzaklaştırıldığını, eleştirel düşüncenin geri plana itildiğini belirtti.
Eğitim Bütçesi Yetersiz, Öğretmenler Güvencesiz
Eğitime ayrılan bütçede yatırım payının yıllar içinde ciddi biçimde düştüğünü ifade eden Özer, öğretmen açığının ücretli ve güvencesiz istihdamla kapatıldığını, öğretmenlerin ekonomik koşullarının giderek ağırlaştığını söyledi.
“MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Açıklamasının sonunda Barış Özer, “Eğitim bir lütuf değil, devletin vazgeçemeyeceği temel bir sorumluluktur. Eğitim-İş olarak kamusal, laik, bilimsel ve eşitlikçi eğitim için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Eğitim-İş’in Acil Talepleri
Eğitim-İş, zorunlu eğitimin tartışmaya açılmasına son verilmesini, ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılmasını, çocuk emeğini meşrulaştıran uygulamaların durdurulmasını, eğitim bütçesinin artırılmasını ve öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesini kamuoyuna acil talepler olarak duyurdu. Haber Merkezi

Marka Flower Çiçekçi