Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

ORMANLIK ALANLAR RİSK ALTINDA
YAŞAM ALANINA RES MÜDAHALESİ
YENİLENEBİLİR ENERJİYE KARŞI DEĞİLİZ
Tekirdağ’ın Saray ve Kapaklı ilçeleri sınırları içinde yapılması planlanan Saray ve Kapaklı ilçesi sınırlarında yapılması planlanan kapaklı Rüzgâr Enerji Santrali (20 türbin – 50 MW) ve Elektrik Depolama Tesisi projesine karşı tepkiler büyüyor.
Projeyle ilgili yapılan itirazlarda, kızılçam ve bal ormanlarında RES kurulmasının arıcılığı doğrudan bitirme riski taşıdığı, fundalık ve maki alanlarının ise yüksek biyolojik çeşitlilik barındırdığı için korunması gereken hassas ekosistemler olduğu belirtildi.
TMMOB Tekirdağ Ziraat Mühendisleri Odası öncülüğünde Saray Belediyesi, Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği, Marmaraereğlisi Kent Konseyi, Kapaklı Kent Konseyi Tekirdağ Kent Konseyi ve bazı çevre dostu sivil toplum kuruluşları projeye ilişkin ÇED sürecine itirazda bulundu.
“BU PROJE DOĞAYA, TARIMA VE YAŞAMA AYKIRIDIR”
İtiraz dilekçelerinde, RES hattının yerleşim alanlarına çok yakın olduğu, gürültü ve hava sirkülasyonu nedeniyle insan sağlığı ve çevre üzerinde ciddi riskler oluşturduğu vurgulandı. Özellikle Trakya’nın bozkır iklimi koşullarında gece oluşan çiğ ve nemin tarımsal üretim için hayati önemde olduğu, RES kanatlarının bu doğal döngüyü bozarak toprak kuruması, bitkilerde su kaybı ve verim düşüşüne neden olacağı ifade edildi.
Projenin orman alanları üzerindeki etkilerine de dikkat çekilen başvurularda, rüzgâr türbinlerinin orman içi mikro iklimi değiştirdiği, nemli hava tabakasını dağıtarak kuraklaşmayı hızlandırdığı, bunun da orman ekosisteminin doğal dengesini bozduğu belirtildi.
Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Mine Olgaç, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Biz yenilenebilir enerjiye karşı değiliz; ancak bu projenin seçildiği yer yanlıştır. Tarım alanlarını, ormanları, arıcılığı ve su döngüsünü yok sayan hiçbir proje ‘yeşil’ olamaz. RES’lerin yarattığı hava hareketleri toprağın nemini alıyor, ürün verimini düşürüyor, orman içi iklimi değiştiriyor. Bu yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın geleceğini de tehdit ediyor. Doğayı feda ederek enerji üretilemez.”
İtirazlarda ayrıca, kızılçam ve bal ormanlarında RES kurulmasının arıcılığı doğrudan bitirme riski taşıdığı, fundalık ve maki alanlarının ise yüksek biyolojik çeşitlilik barındırdığı için korunması gereken hassas ekosistemler olduğu vurgulandı.
Proje alanının kuş göç yolları üzerinde yer aldığına dikkat çekilen dilekçelerde, bunun yalnızca yerel değil, uluslararası ölçekte ekolojik sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Anayasa’nın 138. maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hükümlerine atıf yapılan itirazlarda, projenin koruma–kullanma dengesine, plan bütünlüğüne ve sürdürülebilirlik ilkesine açıkça aykırı olduğu belirtildi.
Meslek odaları, kent konseyleri, STK’lar, ÇED sürecinin durdurulmasını talep ederek, Trakya’nın tarım ve orman alanlarının enerji yatırımları uğruna geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Habertrak/Serhat Yeşilipek