Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Dünyada yapay zekânın olası zararlarına en fazla kafa yoranlardan biri olan yazar ve düşünür YuvalNoahHarari, Dünya Ekonomik Forumunda yaptığı konuşmada dijital teknoloji dünyasını sarsan bir soru atıyor ortaya. Diyor ki: Uygarlığın iletişim sistemi olan dil heklenirse kontrol kimde olacak?
Ardından yapay zekânın neden sıradan bir yazılım değil de bağımsız bir varlık olduğunu ve ekonomik sistemlerde insanları nasıl birer figürana dönüştürebileceğini anlatıyor.
Harari’ye göre yapay zekâ diğer icatlar gibi pasif bir araç değil. Kendi kararlarını verebilen, yaratıcı fikirler üretebilen, manipülasyon yapabilen bir teknoloji.
Öyle ki “Bir bıçak salatalık mı kesecek, birini mi öldürecek? Bıçak ona karar veremez. Karar verecek olan kim? O bıçağı kullanan. Ama buna yapay zekâ da karar verebilir. Bugün bile bu güce sahipse yarınlarda ne olabileceğini kestirmek güç olmasa gerektir,” diyor.
Bu gidişle insanın düşüncelerini bile çözebileceğini, denetimden çıkarak her şeyi kontrol edebileceğini söylüyor. Matbaa, elektrik, otomobil, hatta bomba gibi kumandası insanda olan bir araç değil; kedikendine karar verebilen, fikirler, projeler üretebilen bağımsız bir ürün. Daha nerelere evrilebileceği ise meçhul bir araç, bir teknolojik ürün. Yüzde yüz kontrol altına almanın olanaksız olduğunu, kendini geliştirmeye devam edeceğini, bunun sonucunun da tehlikeler yaratabileceğini söylüyor.
Yine Harari’ye göre bu gidişi durduramayacağız. İnsanların ve devletlerin üstünlük kurma hırsı, şirketlerin açgözlü yaklaşımları bunu olanaksız kılıyor. Uyum sağlayamayacağız. Öyle ki bizim zekâ seviyemiz ile yapay zekânın zekâ seviyesindeki fark deney faresi ile insan arasındaki fark kadar olacak. Bu hikâyede deney faresi biz olacağız.
Dahası beş yıl sonra insanlığın dünyadan silineceğini söyleyenler bile var. OpenBrain adlı kurgusal bir şirketin 2027 yılında yazdığı senaryosu söylüyor bunu.
Yine dahası; süper zekâ denilen insanüstü zekâ da yoldaymış. O takdirde ya yönetenleri de yönetir hâle gelirse? Örneğin ülkeleri yönetenleri de avcunun içine alırsa ne olacak?
Gerçi hiç de fena olmaz böylesi ama ya daha da kötüleri gelirse ülkelerin başına?
İnsanın nasıl öğrenmesi gerektiği üzerinde çalışan bilişsel sinir bilimcisi Dr. JaredCooneyHorvath da 80 ülkeden derlenen verilerden hareketle şöyle diyor:
“Bilişsel gelişmeleri 1800’lerin sonundan itibaren ölçtük. Gördük ki sonradan gelen her kuşak, ebeveynlerinden daha iyi bir performans göstermiş. IQ dereceleri her on yılda üç puan artarak yükselmiş. Ta ki Z kuşağına kadar.”
Dolayısıyla Z kuşağının IQ testlerinde gösterdiği başarı giderek düşüyormuş.
İşte size bir başka potansiyel varoluşsal tehdit daha!
Yapay zekâ yaratma gücünün tekelleşmesi, o gücün sadece çok küçük bir grup insanın eline geçme olasılığı bile başlıbaşına ürkütücü değil mi?
Hiç biri de söz konusu olmasa dahi, yapay zekânın bizim yerimize düşünmesi düşünme eylemini zayıflatmayacak mı? Hatta zayıflatmaya başlamadı mı? Bu da insanın aptallaşmasıyla sonuçlanmayacak mı?
Bütün bunlar ütopya değil; ancak distopya olabilir.