Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Açıkçası işleyiş doğru gitmiyor.
Hatta bazı konularda işleyiş yok bile diyebiliriz.
Ortada ciddi bir sorun var.
Bunu herkes görüyor.
Ancak kimse ses etmiyor.
Peki neden bu sessizlik?
Mağduriyetler doğabilir.
Sorunlar büyüyebilir.
Vatandaş hak kaybına uğrayabilir.
Bu işe artık bir çözüm bulunmalıdır.
Tekirdağ milletvekillerimiz bu konuyu Meclis’e taşımalıdır.
Açıkçası bu konuda kanun teklifi verilmesini istiyoruz.
Çünkü ortada büyük bir sorun var.
Bu işe el atılması artık elzemdir.
***
Geçtiğimiz günlerde PTT görevlisi bir tebligat getirmiş.
Evde olmadığımız için tebliğ edememiş.
Buraya kadar sorun yok.
Kargocular gibi telefon edebilir miydi?
Belki edebilirdi.
Etmeli miydi?
Bence etmeliydi.
Ama yapmamayı tercih etmiş.
İlk sorun da burada başlıyor.
Kapıya bir kâğıt bırakmış.
Bırakılmış demek daha doğru olur.
Çünkü o kâğıdı çok sonra yerde bulduk.
“Bu ne böyle?” derken adımıza olduğunu fark ettik.
Yani kapıya bırakılan o kâğıtlar her zaman amacına ulaşmıyor.
Birileri alabiliyor.
Rüzgâr uçurabiliyor.
Çocuklar sökebiliyor.
Kaybolabiliyor.
Velhasıl vatandaşın haberi olmayabiliyor.
***
O kâğıtta tebligatın muhtara bırakıldığı yazıyordu.
Bulduk ama ya bulamasaydık?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Bazı tebligatlar muhtara teslim edildiği gün kişiye teslim edilmiş sayılıyor.
Peki ya içinde itiraz süresi varsa?
Peki ya bir günlük gecikmeyle hakkınızı kaybederseniz?
Peki ya bu yüzden maddi ya da manevi bir mağduriyet yaşarsanız?
Ne olacak?
Vatandaşın hiç hakkı yok mu?
Açıkçası bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var.
Bu sistem bu haliyle ciddi mağduriyetlere gebedir.
Rabbim kimseyi böyle bir durumla karşı karşıya bırakmasın.
***
Bugün icra daireleri dosyalarla dolu.
İlamsız takipler sebebiyle çok sayıda insan mağduriyet yaşayabiliyor.
Bazen bir gün bile çok şey değiştiriyor.
İtiraz hakkınız gidebiliyor.
Düzeltme imkânınız ortadan kalkabiliyor.
Ve siz bütün bunlardan habersiz olabiliyorsunuz.
Çünkü kapıya bırakılan bir kâğıt kaybolmuş olabiliyor.
Böyle işleyiş olur mu?
***
Muhtar tebligatı alıyor.
Peki vatandaşa haber veriyor mu?
Her zaman veriyor mu?
Veremiyor mu?
Vermek zorunda mı?
Açıkçası bu da ayrı bir tartışma konusu.
Muhtarın işi olmayabilir deniyor.
Peki işi değilse benim tebligatımı neden alıyor?
Bana bildirmeyecekse neden teslim alıyor?
Almama hakkı varsa neden kullanmıyor?
Bu soruların cevaplanması gerekiyor.
***
Günümüzde muhtarların görevleri yeniden ele alınmalıdır.
Hepimiz görüyor ve biliyoruz.
Vatandaşın muhtarla en çok işi genelde tebligat konusunda oluyor.
O zaman bu alanda daha sağlıklı bir sistem kurulmalıdır.
Tebligat alan muhtar, vatandaşa ulaşmakla yükümlü olmalıdır.
En azından bir bildirim sistemi oluşturulmalıdır.
Telefon mesajı olabilir.
WhatsApp bilgilendirmesi olabilir.
Mahalle bazlı dijital sistem olabilir.
E-Devlet entegrasyonu olabilir.
Sosyal ağlar üzerinden duyuru sistemi olabilir.
Bugün yapay zekâ çağındayız.
Her şey dijitalleşmişken bu konuda hâlâ kapıya yapıştırılan kâğıda mahkûm kalmak doğru değildir.
***
Muhtarlar için veri sistemi oluşturulmalıdır.
Mahalle sakinlerine ulaşabilecekleri güvenli ve resmi bir bildirim altyapısı kurulmalıdır.
Bu sistem zorunlu hale getirilmelidir.
Bunu sağlayacak olanlar da milletvekillerimizdir.
Buradan Tekirdağ milletvekillerimize açık çağrıda bulunuyorum:
Bu konuyu Meclis’e taşıyınız.
Bu mesele sadece benim meselem değildir.
Bu mesele binlerce vatandaşın meselesidir.
Bugün bana olur.
Yarın size olur.
Bir başkasının itiraz süresi kaçar.
Bir başkasının hakkı yanar.
Bir başkası hiç bilmediği bir dosyanın mağduru olur.
***
Tekirdağ Muhtarlar Derneği de bu konuda görüş bildirmelidir.
Eminim onların da söyleyecek sözü vardır.
Ortacami Mahallesi muhtarımız da bu konuda fikirlerini paylaşabilir.
Çünkü ortada bir eksik var.
Bu eksik görülmelidir.
Bu eksik giderilmelidir.
Vatandaşın hak kaybı yaşamaması için yeni bir düzenleme yapılmalıdır.
Dilerim sesimiz duyulur.
Dilerim çözüm üretilir.
Dilerim bir daha kimse böyle sorunlarla karşılaşmaz.
Saygılar…