Reklam

 “Türkiye’de Toplumsal Güven Krizi Yaşanıyor”

 “Türkiye’de Toplumsal Güven Krizi Yaşanıyor”
Yayınlama: 14.09.2026
A+
A-

 

 

 

Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı Cebrail Aksu, Türkiye’de toplumsal güvenin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, güven duygusunun yeniden tesis edilmesi için adalet, liyakat, ahlak, aile ve komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Saadet Partisi’nin “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda yer alan verilere dikkat çeken Aksu, Türkiye’de insanların birbirine duyduğu güvenin oldukça düşük seviyelerde bulunduğunu belirtti.

Aksu, “Türkiye’de insanlara güven oranı yalnızca yüzde 14 seviyesinde. İnsanlara ne kadar güvendiği sorulan vatandaşlarımızın yüzde 36,4’ü sıfır puan veriyor. Toplumun yüzde 62,7’si düşük güven aralığında bulunuyor. Bu tablo hepimizi ciddi şekilde düşündürmelidir” dedi.

“GÜVEN AZALINCA İNSANLAR KENDİ ÇEVRESİNE ÇEKİLİYOR”

Toplumsal güvenin zayıflamasının yalnızca bireysel ilişkileri değil, ekonomik ve sosyal hayatın tamamını etkilediğini ifade eden Aksu, insanların tanımadıkları kişiler yerine aile, akraba, hemşehri ve yakın çevrelerine yönelmesinin kayırmacılık riskini artırdığını söyledi.

Aksu, “Güven azalınca insanlar kendi dar çevrelerine çekiliyor. Aile, akraba, hemşehri veya tanıdık üzerinden iş yürütme anlayışı güçleniyor. ‘Tanıdığın var mı?’ sorusu liyakatin önüne geçtiğinde ise toplumsal güven daha da zarar görüyor” ifadelerini kullandı.

İnsanların karşısındaki kişinin dürüst davranacağına ilişkin endişelerinin de önemli bir gösterge olduğunu belirten Aksu, araştırmada insanların fırsat bulduğunda kandırmaya mı yoksa dürüst davranmaya mı çalışacağı sorusuna verilen cevaplarda güvensizliğin yüzde 53,6 seviyesinde olduğuna dikkat çekti.

“KOMŞULUK GÜÇLENDİKÇE GÜVEN DE ARTIYOR”

Komşuluk ilişkilerinin toplumsal güven açısından taşıdığı öneme de değinen Aksu, araştırma sonuçlarının insanlar arasındaki sosyal temasın güven duygusunu doğrudan etkilediğini gösterdiğini söyledi.

Aksu, “Komşularıyla haftada en az bir kez görüşenlerde mahalleye güven oranı yüzde 36’ya çıkarken, komşularıyla yılda birkaç kez veya daha seyrek görüşenlerde bu oran yüzde 18’e düşüyor. Bu bize çok açık bir şey söylüyor: İnsanlar birbirleriyle ilişki kurdukça güven artıyor” dedi.

Şehirlerin yalnızca binalardan ve yollardan ibaret olmadığını ifade eden Aksu, mahalle kültürünün yeniden canlandırılması gerektiğini belirterek, “Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede yaşayan insanların birbirinin derdinden haberdar olmadığı bir şehir hayatı sağlıklı değildir” diye konuştu.

“GENÇLERİN MAHALLEYLE BAĞI GÜÇLENDİRİLMELİ”

Araştırmada gençlerin komşularına en az güvenen kesim olarak öne çıkmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aksu, gençlerin sosyal hayata daha fazla katılabileceği alanların oluşturulması gerektiğini söyledi.

Aksu, “55 yaş üzerindeki vatandaşlarımızda mahalledeki insanlara güvenenlerin oranı gençlerin neredeyse iki katına ulaşıyor. Bu sonuç, nesiller arasında mahalle ve komşuluk ilişkilerinin değiştiğini gösteriyor. Gençlerimizin yaşadıkları mahalleyle bağlarını güçlendirecek sosyal, kültürel, sportif ve gönüllülük faaliyetlerini artırmalıyız” dedi.

“Güvenin temeli ahlak ve adalettir”

Toplumsal güvenin yalnızca bireylerin birbirlerine karşı tutumlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Aksu, güvenin aynı zamanda adil bir düzenin sonucu olduğunu ifade etti.

Aksu, “İnsanlar hakkının yenilmeyeceğine, emeğinin karşılığını alacağına, kuralların herkese eşit uygulanacağına ve liyakat sahibinin önünün açılacağına inanmalıdır. Her vatandaşımız ‘Hakkımı ararsam adalet yerini bulur’, ‘Çalışırsam emeğimin karşılığını alırım’, ‘Hak edersem o göreve gelirim’ diyebilmelidir” ifadelerini kullandı.

Milli Görüş’ün “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışının toplumsal güven açısından önemine de dikkat çeken Aksu, ahlak ve adaletin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“Güvenin olduğu bir toplum için insanların birbirlerinin hakkına riayet ettiği, emanete sahip çıktığı, verdiği sözün arkasında durduğu ve başkasının hakkını kendi hakkı kadar gözettiği bir toplumsal anlayışa ihtiyacımız var” diyen Aksu, “Ancak ahlak çağrısını adaletten ayrı düşünemeyiz. Ahlaklı insanla birlikte adil bir düzene de ihtiyacımız vardır” dedi.

“Toplumsal güveni yeniden tesis etmeliyiz”

Saadet Partisi olarak toplumsal güvenin yeniden güçlendirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Aksu, adalet ve liyakat mekanizmalarının güçlendirilmesi, sosyal dayanışmanın artırılması, aile kurumunun desteklenmesi ve mahalle kültürünün yeniden canlandırılması çağrısında bulundu.

Aksu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Toplumsal güveni yeniden tesis etmek istiyorsak adaleti ve liyakati güçlendirmeli, aileyi korumalı, mahalle kültürünü yeniden canlandırmalı, gençlerimizin toplumsal hayata katılımını artırmalı ve insanlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmeliyiz. İnsanların birbirinden korkmadığı, birbirine güvenebildiği, hakkın ve adaletin esas olduğu bir Türkiye’yi hep birlikte yeniden inşa etmek zorundayız.”

Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı Cebrail Aksu, toplumsal güven meselesinin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesi olduğunu belirterek, toplumun bütün kesimlerinin dayanışma ve ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Marka Flower Çiçekçi