Babaeski’de, “Öğretmenler Günü” kutlandı

Yayınlama: 26.11.2018 15:20
A+
A-

Babaeski’de, “24 Kasım Öğretmenler Günü” Atatürk Meydanı’nda düzenlenen törenle kutlandı.

Atatürk Meydanı’nda düzenlenen tören, Babaeski İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Kahraman Tokat tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başladı.

Tören, saygı duruşu ve ardından istiklal marşının okunması ile birlikte Cumhuriyet İlkokulu çok amaçlı salonunda devam etti.

Cumhuriyet İlkokulu çok amaçlı salondaki programda önce, “24 Kasım Öğretmenler Günü Konulu Resim Sergisi” açılışı gerçekleşti. Resim Sergisinin açılışı; “Kaymakam Hakan Özarslan, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan İlhan, Babaeski Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Tokat tarafından yapıldı.

Babaeski Atatürk Ortaokulu’nun hazırladığı burada ki program; Müzik Öğretmeni Seçil Acar eşliğinde saygı duruşu ve ardından istiklal marşının okunması başladı.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Babaeski İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Kahraman Tokat yaptı.

Tokat, konuşmasında şunları söyledi; “Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Toplumun geleceğinin harcını yoğuran, geleceğe şekil veren, her çeşit meslek erbabının yetişmesinde öncülük eden, bunları yaparken sürekli kendinden ödün veren öğretmenlerimizi tekrar hatırladığımız bir gün. Bu güzel günde değerli vakitlerinizi bizlere ayırdığınız için hepinize çok teşekkür ediyor, çok değerli şerefli ve ideal bir meslek olan öğretmenlik mesleğini yapmanın gururuyla sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Dünyada hiçbir meslek Öğretmenlik kadar manevi bir güç ve şerefe sahip olmadı. İnsanın yeryüzündeki ilk serüveni ilk insan ilk peygamber ve dolayısıyla ilk öğretmen insanlığın atası Hz. Âdem ile başlamıştır. Hz. Ali; “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diye tarif etmektedir öğretmenin yerini. Burada tarihten birkaç sayfa açıp; ecdadımızın öğretmenlere nasıl değer verdiğinden bahsetmek istiyorum. “1517 yılında kazanılan Ridaniye zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte İstanbul’a dönüyor. Yolculuk sırasında, İbn-i Kemal adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin Kemal Paşazade’nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah’ın kaftanını kirletir. Kemal Paşazade mahcup olur, korkar ve ne diyeceğini şaşırır. O’nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli eder: “Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!’ Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmez, öylece saklanır ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtülür.” Daha da öncelere gidip bir sayfa da Fatih döneminden açalım. “Beyaz atına binmiş, ordusunun önünde giden Fatih Sultan Mehmet, yanında onu yetiştiren Akşemsettin ile İstanbul’a giriyor. Türk Ordusunu karşılayan şehir halkı yol boyunca dizilmiş, ellerindeki çiçek demetlerini padişaha sunmak için yaklaşıyor. Şehir ahalisi, beyaz sakalıyla, ağır duruşuyla Akşemsettin’i padişah sanıp çiçekleri ona sunmaya çalışıyorlar. Akşemsettin atını geri çekip göz ucuyla Fatih’i göstererek: ‘Sultan Mehmet odur, çiçekleri ona veriniz’, demek istiyor. Fatih Sultan Mehmet, çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere hocası Akşemsettin’i göstererek: ‘Gidiniz, çiçekleri gene ona veriniz. Sultan Mehmet benim, ama o, benim hocamdır’, diyor ve ilk İstanbul’a Akşemsettin giriyor.” Görülen şu ki; Kemal Paşazade ve Akşemsettin gibi öğretmenlerin öğrencileri ya Yavuz oluyor ya Fatih ya Mustafa Kemal… Her insanın yaşamında Öğretmenin İmzası vardır. Buradan Eğitim Öğretim Hayatımda çok büyük emeği olan ilkokul öğretmenim Birsen Çevik Hanım’a şükranlarımı sunarken; ilk öğretmenimin şahsında tüm öğretmenlerime hitaben derim ki: “Bir sevdadır öğretmen olmak…” Hani yemeden içmeden kesen; hani sevdiğine pervane olan; yani gözü başka bir şey görmeyen bir sevda… Bir kara sevda desek daha doğru olur. Hiç düşündünüz mü neyin sevdasıdır bu? Ne ile açıklanabilir almadan vermek, verdikçe çoğalmak, çoğaldıkça yaşamı kucaklamak? Bir damla suya hasret bir çöl susuzu gibi bilgi bekleyen, aydınlığa susamış, annelerini bekleyen kuş yavruları gibi ağzınıza bakan binlerce, on binlerce çocuğa yüreğinizi açmak neyin karşılığıdır? Hayır, zor değil, bir tek sözcükle anlatabilirsiniz bütün bunları, bir tek sözcük… Öğretmen? Damardan verilmiş bir güçtür öğretmen olmak… Aç kalmayı, açıkta kalmayı, iklimlerin değişkenliğini, mevsimlerin zorluğunu unutmaktır, size imrenerek bakan çocuk gözlerde… Hani gerçek sanatçılar vardır bilirsiniz. İçleri yanıp, gözleri buğulanmış ve yürekleri kan revanken bile izleyicilerini hiç unutmazlar, unutmak ellerinde değildir çünkü… İşte böyle bir duygudur öğretmen olmak. Sınıfa girdiğiniz anda sorunlar, dertler, acılar, hüzünler yok olur. Çünkü sizi bekleyen, ağzınızdan çıkacak sözcüklere bakan çocuklarınız vardır. Nasıl unutabilirsiniz! Nasıl yok sayabilirsiniz! Nasıl bana ne diyebilirsiniz! Öğretmen olmak bir yürek işidir çünkü beyninizle yüreğinizi birleştiren bir köprüdür. Mustafa Kemal’in Kocatepe’den bakışıdır öğretmen olmak, dalga dalga sürüklemektir gençleri… Samsun’dan karanlığın üstüne doğmaktır Öğretmen olmak… Önüne katıp cehaleti Ege’de sulara gömmektir. Berrak bir Türkçedir Öğretmen olmak, diline kültürüne sarılmaktır. Ay Yıldız olup göklerde dalgalanmaktır Öğretmen olmak. Sözün özü bir sevdadır Öğretmen olmak, yüreklerde Vatan Vatan atmak, damarlarda Bayrak Bayrak dolaşmaktır. Aydınlatmaktır Öğretmen olmak ama aydınlattıkça yok olmak değildir. Aydınlattığınız her beyinde çoğalmak, boğduğunuz her karanlıkta bahar toprağı olmaktır. Bereketli ve doğurgan bir bahar toprağı… Verdiğiniz her bilgi cemre olup düşmüştür zemheri ayazının üstüne ve toprak sıcaktır, su sıcak, hava sıcaktır artık. Dallar meyveye durmuştur gayrı… Nasıl yok olduğunuz söylenebilir? Şimdi varsınızdır asıl. Büyüyen her fidanda, açılan her goncada renginiz, kokunuz vardır çünkü. Bakın çevrenize, elleri çalışkan, yüreği umuda gebe, ülkesinin geleceğini vicdanı ile hazırlayan, gözlerindeki coşku ile bir sevdadır öğretmen olmak. Diyen birini görürseniz saygıyla selâm durun önünde, çünkü Atatürk’ün baş eğmez bir neferidir o… Kıymetli Hazirun, konuşmama Üniversiteye başladığım günlerdeki bir anımla devam etmek istiyorum.  Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne başladığım ilk haftalarda Eski Türk Edebiyatı Dersi Öğretmenim Sayın Nejat Sefercioğlu, kendisine buradan sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  Bir gün derste  “Gençler aranızda bu bölüme hasbel kader gelen öğretmenlik yapmayı düşünmeyen var mı? “diye soru sordu.  81 arkadaşımın olduğu sınıfta bir tek benim parmağım kalkmıştı. Tebessüm ederek dersini anlattı. Teneffüsten sonraki dersimizin başlangıcında yanıma gelerek sıramın üstüne yıllardır beğenerek okuduğumuz yüreğinden gelen mısralardan oluşan o duygu yüklü şiirinin el yazısıyla yazılmış kâğıdı bıraktı. Ve tüm sınıfa dönerek dolu dolu bir edayla o güzel yüreğiyle şiirini okudu. İşte o günden sonra ben Öğretmen Olmak İstedim. Öğretmen Olmanın Ne Olduğunu O mısraları defalarca okuyarak, belleğime kazıyarak yüreğime nakşederek anladım. Çok kıymetli Öğretmenlerim, bu duygu ve düşüncelerle baş Öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehadet Şerbetini İçmiş Tüm Şehit Öğretmenlerimizi ve Ebediyete İntikal Etmiş Tüm Öğretmenlerimizi Rahmet ve Minnetle anıyor, Aziz Hatıraları Önünde Saygıyla Eğiliyor, Emekli Öğretmenlerimize huzur ve sağlık dolu bir emeklilik hayatı diliyor, Görevi başındaki Tüm Öğretmenlerimin Öğretmenler Gününü Kutluyor hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum ”.

Düzenlenen Programda, Öğrenciler tarafından şiirlerin okunmasının ardından Emekliye ayrılan Mustafa Gör’e, “Hizmet Şeref Belgesi ve Başarı Belgesi, Kaymakam Hakan Özarslan tarafından verildi.

Törende, Atatürk Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Güneş Berkcan, Adaylığı sona eren Ali İliş’e, yemin ettirdi.

Adaylığı sona eren Ali İliş, daha sonra Aday Öğretmenler adına bir konuşma yaptı.

Daha sonra; Liseler arası Kompozisyon, Ortaokullar arası Şiir, İlkokullar arası Resim yarışmasında derece alan öğrencilerin ödülleri, Babaeski Kaymakamı Hakan Özarslan, 1’inci Zırhlı Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan İlhan, Babaeski Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Tokat tarafından verildi.

Cumhuriyet İlkokulu çok amaçlı salondaki hazırlanan “24 Kasım Öğretmenler Günü programı, Müzik Öğretmeni Seçil Acar Yönetiminde Atatürk Ortaokulu Öğrencilerinden oluşan Koro’nun sunduğu konser ile son buldu.

Habertrak/Metin Karakuş

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi