Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İstanbul Eczacı Odası ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğinde Tekirdağ’da “Akılcı İlaç Kullanımı” nın anlatıldığı bir eğitim gerçekleştirildi.
İstanbul Eczacılar Odası Sosyal Sorumluluk Komisyonu tarafından verilen eğitimde, 20 yıldır serbest eczacılık yapan Deniz Sevgen “Akılcı İlaç Kullanımı” ile ilgili önemli bilgileri sunum aracılığıyla katılımcılara aktardı.
Türkiye’de bitkisel ürünlerle ilgili olarak akademik eğitim alan tek meslek grubunun eczacılar olduğuna vurgu yapan Sevgen “Bitkisel ilaç bilgisi aldığınız insanların eğitim seviyesine dikkat etmeniz gerekir.” Değerlendirmesinde bulundu.
Bitkisel gıda takviyesi ve bitkisel ürünlerin bilinçsizce kullanımının ölümle sonlanabileceği konusunda uyarıda bulunan Sevgen, “Bu ara medyada sürekli pompalanan bitkisel ürünlere de dikkat edilmeli.” diye konuştu.
“İLAÇLARI UYGUN OLMAYAN ŞEKİLDE KULLANIYORUZ”
“İlaç çok kıymetli bir meta çok kolay ulaşabiliyoruz biz Türkiye’de ama ilaçlar üretiminden hastaya ulaşmasına kadar, doktor tarafından reçetelenip, eczacıya verilmesine kadar, hasta tarafından kullanılmasında ve artık atık haline gelmişse ilaç, bu atıkların imhasına kadar çok sıkı ve ciddi ve takiplerden geçer.” Diye konuşan Sevgen, “Dolayısıyla biz ilacı akılcı nasıl kullanabiliriz? Akılcı ilaç kullanabilmemiz için Dünya Sağlık Örgütü diye bir örgüt var, bu örgüt bütün dünyada kabul görmüş bir takım sağlık bilgilerini topluyor ve bunları kural halinde yayınlıyor. Bu örgüt diyor ki: ‘ilaçların yüzde 50’sinden fazlasını uygun olmayan şekilde kullanıyoruz.’ Tüm hastaların da yarısı ilaçları doğru olarak kullanmamaktadır. İşte sorun burada başlıyor. Yani akılcı ilaç kullanmıyoruz.” Şeklinde konuştu.
“HER İLAÇ HERKESE İYİ GELMEZ”
Yanlış ilaç kullanımının hastaya ve hastalığa birçok zararının olduğuna dikkat çeken Sevgen, “Bizim de ülkemizdeki verilere göre; bizde de ülkemizin yarısı yanlış ilaç kullanıyor. Yanlış ilaç kullandığımızda da bizim kendi hastalığımıza göre, bireysel özelliklerimize göre uygun olan ilacı kullanmamış oluyoruz. ‘Her ilaç herkese iyi gelmez’ deriz ya öyle. Bir hastalığa göre, kendi özelliklerimize göre, belirli bir sürede, uygun olan sürede, doğru olan sürede, doğru miktarda yani dozda, kendimize ve topluma, uygun maliyette karşılanmasına akılcı ilaç kullanımı diyoruz. İlaçları akılcı kullanmadığımız zaman hastanın tedaviye uyumu azalıyor. Yani hastanın artık tedaviye devam ettirilebilirliği düşüyor. Başka ilaçlarla etkileşimlere sebep olabiliyoruz. Hastalığın tekrarlamasına ya da uzamasına sebep oluyoruz.” Dedi.
“İLAÇ KULLANIMINDA EN BÜYÜK SORUMLULUK HASTAYA AİTTİR”
Yanlış ilaç kullanımında en büyük sorumluluğun hastanın kendisine ait olduğunu aktaran Sevgen, “Hasta olduğumuzda ilaca ihtiyacımızın olup olmadığını doktor belirliyor. Reçeteye yazılan ilacı hastaya eczacı sunuyor. İlaca dair bir uygulama önerilmişse, uygulama için hastaya hemşire, sağlık personeli destek veriyor. Hasta veya yakını da kendisinin ve yakınının tedavisinde gerçekten bilinçli olmalıdır. Hastanın kendi kendini tedavi etmeye çalışmaması ya da reçetede belirlenen ilaçların miktarının dışında ilacı kullanmaması gerekmektedir. Kullanırsak ne olur? İlaçların yan etkilerini kontrolsüz bir şekilde görebiliriz, organlarımıza ve sistemlerimize zarar verebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
“EVDE BULUNSUN ANLAYIŞIYLA İLAÇ İSTİFİ YAPILMAMALI”
Evde bulunsun anlayışıyla ilaç alınarak evde istif yapılmaması gerektiğini önemle vurgulayan Sevgen, “Özellikle bu konuda çocukların ailelerini çok uyarıyoruz. Veya ağrı kesici tüketenler çok yaparlar. ‘Evde bir ağrı kesici bulunsun, bir ateş düşürücü olsun’ ama bu gerekli bir durum değil. Gereksiz yere, enjeksiyon kullanımıyla, gereksiz yere uygunsuz vitaminler kullanılmamalıdır. Gereksiz yere her ağrımız olduğunda bir iğne yaptırayım geçer diye doktoru eczacıyı veya hemşireyi sıkıştırmamak gerekir. Her duyduğumuz vitamini kullanmamamız ve bilinçsiz gıda takviyesi yapmamamız gerekiyor. Bu ara çok revaçta bitkisel ürünlerle ilgili sürekli medyada pompalanan ürünler var. Bunlara dikkat etmek gerekiyor” diye konuştu.
“ALTERNATİF BİR BİTKİSEL ÜRÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUN”
Bitkisel ürünlerin ilaçlarla birlikte kullanımının çok ciddi yan etkilere ve zararlara sebep olabileceğini kaydeden Sevgen, “Çünkü aslında bitkisel ürünler masum değiller. Bizim ilaç için bir tanımımız vardı okuldayken: ‘her ilaç uygun dozda bir zehirdir’ diye. Her bitki de öyle. İlaç tedavisi yerine alternatif olarak kullanıldığı iddia edilen bitkisel tedavi seçeneklerine direkt olarak başvurulmamalıdır. Bu tarz bir ürün kullanmanız gerekiyorsa doktorunuz veya eczacınıza danışmanız gerekir. Çünkü bazı bitkiler bazı ilaçları etkilerler. Örneğin; kemoterapi gören bir hastaysanız, kansere iyi geliyor diye ısırgan otu yerseniz kemoterapiden bir şey anlamazsınız. Bu yanlış. Mesela zerdeçal şu sıra çok popüler. ‘Bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor’ diye kaşık kaşık yiyoruz. Ama safra akımını güçlendiriyor. Yani safra taşı yapıyor bize. Soğuk algınlığı için sürekli zencefil yiyoruz. Zerdeçalın da kanı sulandırıcı etkisi var. Siz bir de kalp ilacı içiyorsanız. Çok zararlı. Zayıflama ve metabolizmayı hızlandırmak için yeşilçay içiyoruz. Yeşilçay kan pıhtılaşmasını arttırıyor. Beyin felci ve inme geçirebilirsiniz. Kekik çayı tansiyonu düşürüyor, adaçayı düşük yaptırıyor. Gebeyseniz düşük yapıyorsunuz. Yani bunların hepsi bilimsel. O yüzden internet televizyon veya gazetelerdeki ‘şifalıdır’ değerlendirmelerine kanmamak lazım” ifadelerini aktardı.
Habertrak/Özlem İnan