“Özgün bir eğitim modeliydi”

Yayınlama: 18.04.2019 16:28
A+
A-

Tekirdağ’da Köy Enstitülerinin 79.Kuruluş Yıldönümünde, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i anma programı düzenlendi.

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Tekirdağ Temsilcisi Sabri Işık, “eğitimin içinde üretim, üretimin içinde eğitim” modelini benimseyen Köy Enstitüleri’nin özgünlüğüne vurgu yaparak, “Köy enstitüleri ünlü eğitim bilimcilerinin görüşlerinin taklit edilmesinde değil Kemalizm ilkelerine dayanarak, Türkiye’nin özel koşullarına göre yaratılmış özgün bir eğitim modeliydi.” Değerlendirmesinde bulundu.

Köy Enstitülerinin 79.Kuruluş Yıldönümü nedeniyle Valilik önünde Atatürk Anıtına çelenk sunumu yapıldı.

Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayıp, ardından anıta çelenk konuldu.

Törenin ardından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde, STEAM Eğitim Modeli’nin temellerini atan Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i anma programı düzenlendi.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, köylerde görev yapacak öğretmen yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihinde kurulan ve tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitüleri projesinin mimarı dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i düzenlediği etkinlikle andı.

Etkinliğe, Hasan Ali Yücel’in torunu Ali Eronat, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Tekirdağ Temsilcisi Sabri Işık, Yücel’in çiçekleri belgeselinin Yönetmen Yardımcısı Evren Erten, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyeleri ve çok sayıda emekli öğretmen yer aldı.

Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezinde katılımcılar Köy Enstitüleriyle ilgili fotoğraf sergisini gezme ve müzik dinletisi fırsatını da yakaladı.

Köy Enstitüleri’nin 78.kuruluş yıldönümünde Süleymanpaşa’nın Kapalı köy ilkokulları fotoğraf sergisi katılımcılar tarafından gezilerek, incelendi.

Köy enstitülerinin anlatıldığı Yücel’ in çiçekleri belgesel gösterimi yapıldı.

“YAPICI DİRİLTİCİ ETKİLERİYLE DİRENDİ”

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Tekirdağ Temsilcisi Sabri Işık, Türkiye’nin uygarlık savaşına Köy Enstitüleri ile direndiğine işaret ederek, “Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla Tekirdağ Kent Konseyi, Emekli Öğretmenler Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Tekirdağ İl Temsilciliği paydaşlığında hazırladığımız ve Hasan Ali Yücel’i anma Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 79. Yıl dönümü etkinliklerinde hep birlikteyiz. Sevgili konuklar bundan 79 yıl önce 1940 yılında dünyanın büyük bir bölümü 2.Dünya Savaşına tutuşmuş iken, Türkiye’de Atatürk’ün başlattığı uygarlık savaşını eğitim seviyesini yükseltmek için Köy Enstitüleri kuruluyordu. Türkiye bu savaşın yıkıcı etkilerine karşı Köy Endüstrileri’nin yapıcı, diriltici etkileriyle direndi” dedi.

“KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN HATIRLANMASININ TAM ZAMANIDIR”

Köy Enstitüleri’ne nasıl geçiş yapıldığını da anlatan Işık, “Ölümün ve yıkımın konuşulduğu bu günlerde, Cumhuriyetin sabah güneşi Köy Enstitüleri’nin hatırlanmasının tam zamanıdır. Türk köylüsü; yokluk, yoksulluk, hastalık içindeydi. Nüfusun yüzde 80’i köylerde yaşıyordu. Ancak 40 bin köyün 37 bininde hiçbir şey olmadığı gibi okul da yoktu. Savaşlardan çıkmış ülkemizin Türk köylüsünün yüzde 80’i okumaz yazmaz durumuydu. Cumhuriyet yurttaşı olma bilincini kazanmamıştı. 20 yıl cephelerde köylülerle birlikte yazgı birliği yapmış, kurtuluş savaşını onlarla kazanmış olan Büyük Önder Atatürk’e göre bu yurdun gerçek sahibi; toplumumuzun büyük çoğunluğunu oluşturan köylülerdi.” Diye konuştu.

“KÖY ENSTİTÜLERİNE GENİŞ TARIM ALANI VERİLDİ”

“Atatürk’ün eğitim politikalarının temel taşı bilgisizliği yenmekti. Cumhuriyetçi, ulusçu, halkçı, devletçi, laik, devrimci yurttaşlar yetiştirmek istiyordu.” Diyerek konuşmasına devam eden Işık, “Cumhuriyeti kuranlar yüzyıllardır kaderine terk edilmiş köylüyü aydınlatıp çağdaşlaştırarak, özgün bir eğitim modeli geliştirdiler. Eğitim içinde üretim, üretim içinde eğitim diye tanımlanan bu modelin adı; Köy Enstitüleri idi. 2. Dünya savaşının yuttuğu ekonomik kaynakların yerini doldurmak için boş Anadolu toprağı ile eğitimin üretici niteliğinden yararlanmak için kurulan köy enstitülerine geniş tarım alanı verildi. 1939 yılında kurulan ve benim de mezun olduğum Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne 2 bin dekar arazi tahsis edilmiştir. Ancak günümüze gelindiğinde 1940 yılında bu arazinin 750 dekarı Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne uygulama tarım alanı olarak kalmıştır. Enstitü eğitici ve öğreticilerinin emeği üretime dönüştürüldü. Hem eğitime büyük kaynak sağlandı hem de yoksul kesimi oluşturan köylülere eğitim hakkı tanındı.” Şeklinde konuştu.

“ÖZGÜN BİR EĞİTİM MODELİYDİ”

Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un, Köy Enstitüleri’nin mimarı olduğunu ifade eden Işık sözlerini şöyle noktaladı: “Köy Enstitüleri, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un eseridir. Kuruluş aşamasında 40 bin köyü birlikte dolaştı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç. Şöyle demişti Hasan Ali Yücel ‘El koyduğumuz bu ilköğretim davasını gerçekleştirerek Türk ulusunun vatanının dağlarında, bayırlarında, hatta kırlarında ve en ücra yerlerinde kendi kendine açıp solan çiçek bırakmayacağız. Yozlaştırma süreci 1947 yılının sonuna kadar 30’u kadın 9 bin eğitmen kapatıldıkları 1954 yılına kadar da bin 500’ü kız 20 bin öğretmen, bin 600 sağlıkçı yetiştirdim. Köy enstitüleri ünlü eğitim bilimcilerinin görüşlerinin taklit edilmesinde değil Kemalizm ilkelerine dayanarak, Türkiye’nin özel koşullarına göre yaratılmış özgün bir eğitim modeliydi. Ne liberal Amerika’dan, ne faşist Almanya’dan ne de komünist Rusya’dan alınmıştır.”

Habertrak/Özlem İnan

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi