Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]
Tabi ki bu benim fikrim.
Zaten onun için net şekilde yazdım.
O sebeple “ben olsam” diye başladım.
Lakin sizde dinlerseniz iyi olur.
Bir nevi ücretsiz danışmanlık gibi görünüz.
İster uygularsınız.
İsterse okur geçersiniz.
Ancak aklınızın bir kenarında dursun.
Size lazım olacak.
*****
Süleymanpaşa Belediyesi Mutlu Kent Çay bahçeleri fikir olarak harika bir iş gibi dursa da işleyiş olarak çok kötü bir durumda olduğu artık tartışılmaz bir gerçek.
Bunu anlamak için bir kaç çay bahçesini geziniz hemen bu tespitleri yapacaksınız.
Bu tür işletmelerde olanlar (iyi ya da kötü)tamamıyla en tepeye yansıyor.
En tepe bunu hissetmese de dediğimin doğru olduğunu bir önceki dönem başkanlık yapan Sn. Ekrem Eşkinat gördü.
Çok yazdım.
Defalarca dile getirdim.
Lakin işin başında olan arkadaşını bir türlü görevden alamadı.
Haliyle her olumsuz tepki de ona eksi yazdı.
Kim bilir belki şimdilerde bana hak veriyordur.
*****
Her neyse…
İşletmeler belediye işi olunca çalışanlar bir rahat oluyor.
Hepsini demiyorum. (ama geneli maalesef)
Şimdi dün yaşadığım bir olayı anlatıyım.
Ablamla çay içmeye sahile Mutlu Kent Çay bahçesine gittik.
Sahilde yenilikler oluyor.
Eski yerde yıllarca yazdıklarımız yapılır olmuş.
Neyse..
Oturduk çay bahçesinde bir yere…
Nasıl anlatayım.
Bakın 5 adımlık yer.
Beş adım..
Bekledik ilgilenen olmadı.
5 adım ötede olan garson bayana çay istediğimizi söyledim.
“Biz oraya çay vermiyoruz.”dedi.
Arkamızda yeni yapılan yeri işaret etti.
“Daha açılmadı” dedi.
Orası kimin?
Baktım o da belediyenin.
Yani Mutlu Kent Çay Bahçesi.
İlginç “neden böyle yapıyorsunuz?” dedim.
Bizden önce orada oturan 3 masadan da sesler gelmeye başladı.
“Ara kardeşim başkanı ara telefonu varsa ara” .
Bunlar böyle geldiğimizden beri burada öylece oturuyoruz.”dedi.
Bulunduğum yerde olan masalarda oturanlara ki bazısı çay ocağına 2 adım yerdeler ancak çay servisi yapılmamış.
Dedim ki madem burası açık değil.
Bu masa sandalyeyi buraya koymasaydınız.
“Garsonunun umurun da değil.”
Bu işletme tam da bundan yürümüyor.
Garson “çay satsa da aynı maaşı alıyor.”
Çay satmasa da aynı maaş.
Tabi çalışmaz.
Günlük kota koy.
Prim ver.
Bilindik özel sektör sistemini al devreye bak nasıl çalışacaklar.
Ama işte devlet işi mantığı olunca vatandaşa olumsuz cevaplar verilince sonuç hizmet etmeme.
*****
Oysa belediye başkanı Sn. Cüneyt Yüksel “ben hizmetkâr olmaya geldim” deyip duruyor.
Ama personeli şimdilik onu pek dinlemiyor gibi…
“Eski tas eski hamam” işler çalışanlar için tıkırında devam ediyor.
Ben “Hasan Bey’i arayalım” deyince.
İçerden başka bir garson geldi.
“Buyurun efendim.”dedi.
Her haliyle hizmet etme derdindeydi.
İşte bu adama ben hizmetkâr olurum.
Tavırları çözüm odaklıydı.
İlgilendi.
Çayımızı getirtti.
Bize durumu izah etti.
Başta bu kişi gelmiş olsaydı.
Ben onun sözüyle hareket eder.
Yerimi de değiştirirdim.
Çay da içmeden kalkardım.
Sesim çıkmazdı.
Ne iş yapıyorsunuz? dedi.
Biraz sohbet ettik.
Ben de sorular sorum.
Müteahhit olduğunu işlerinin bozulduğunu şartlar gereği burada çalıştığını anlattı.
Gelen müşterilerinde neler yaptıklarını hatta basın çalışanı bir kaç kişinin neler yaptığını konuştuk.
Bir nevi dertleştik.
İşte esnaf işte mekana sahip çıkan adam.
Yahu sen bize hizmet etme “ben sana hizmet edeyim” diyecektim.
Tavırları böyle olan adam bize ne dese ikna oluruz.
*****
Dün yaşadıklarımızı özetledim.
Çalışanınız kurumu haliyle birimi ve net olarak belirtiyorum başkanı temsil ediyor.
Eğer olumsuz davrananlar çoğunlukta olursa sonuç başkanın siyasi kariyerini baltalıyor.
Onun altını oyuyorlar.
Her çalışanı da nasıl belirleyeceksin?
Burası da büyük muamma…
Kesin olan bir şey var.
Ben başkan olsam bu büyük zararı 5 yıl göze almazdım.
Bir başkasının tavır faturasının bana kesilmesini istemezdim.
O sebeple hemen devrederdim.
Çünkü bugün sen onu devir etmezsen yarın o seni devirecek.
Saygılar…