SEN YOKSAN BİZ HİÇİZ(!)

Yayınlama: 19.02.2020 10:39
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

Her gün bıkmadan yazıyorum.

Aslında yazmak benim işim.

Lakin her konuda yazdığım şeyin herkes için doğru olduğu iddiasında değilim.

Ancak; “Gerçek olduğunu iddia edebilirim.”

Eskiden bir derdi olan kişi çözümsüz kalınca iş yerimize gelir derdini anlatırdı.

Bizler de konuyu taraflarına sorar öyle haber yapardık.

İşimiz gereği sistem genel de böyle işler.

Lakin hep duyduğum şu cümle benim elimi kolumu bağlamıştır.

“Aman benim adım geçmesin.”

Şimdilerde de işler farklı değil.

Sosyal medyadan mesaj yazıp fotoğraf atıyorlar.

Şu bunu yapmış.

Bunlar olmuş.

Hep dedikodu malzemeleri.

Daima teyide muhtaç bilgiler geliyor.

Olayı anlatan kişiye; “Olur yazalım bunu dediğim de.”

“Benim adımı verme.”diyor.

“Bu konuyu soruşturayım.”diyorum.

“Ancak sen sorarsan benim söylediğim anlaşılır.”diyor.

*****

Peki, bu durumda siz olsanız ne yaparsınız?

Bu işi yapmıyorsunuz.

Tecrübeniz yok.

Biri bir şey anlattı ve bunu haber yapmanı bekliyor.

“Ancak adımı yazma, benden öğrendiğini söyleme” diyor.

Ne yaparsınız?

*****

Bazı konular var.

Anlamak için mutlaka adı geçen muhataba sorulmalıdır.

Ancak; “Bazı konular var ki sen konuşmazsan hiç bir anlamı yok.”

Farz edelim konu ettim.

Ben tek taraflı yazıyor ve yorum yapıyor oluyorum.

Karşı taraf beni muhalif sanıyor.

Siyasi ve ticari bir kimliğim olmamasına rağmen beni kendi gözünde bir kalıba sokuyor.

Bundan sonra ne yazarsan yaz onun gözünde eleştiri ve muhalif kişi oluyorsun.

*****

Bir kurumdan işten çıkarılmış birisi arıyor öyle şeyler anlatıyor ki yenilir yutulur şeyler değil.

Git şikayetçi ol diyoruz.

Yok diyor.

Farkında bile değil.

Gizli kan davası yapmış.

Bilgi veriyor.

Ancak adımı yazma diyor.

Röportaj yapalım anlat diyorum.

Yok diyor.

Bu durumda ne düşünürsünüz?

*****

Ben seni iyi anladım da ya doğru değilse anlattıkların.

Sana nasıl güveneyim?

Senin iddiaların gerçek olmayabilir.

Kurumu karalama derdin olabilir.

Cesur biri de değilsin.

Belki amacın gazeteciyi kullanarak idarecileri ve kurumu zora düşürmek.

Belki gazeteciyi zora sokacaksın.

*****

Bizim işi yapanlar da enayi ya da aptal değiller.

Yazmayınca onun söylediklerini;

“Bak korktu.”

“Buna para vermedik ondan yazmadı.”

“Senin gazeteciliğin bu kadar.”

Gibi yakışıksız sözler duyuyoruz.

İnanın orta yolu bulmak zor.

Ancak şunu iyi öğrendim; “açıkça ismini vermeyen, röportaj yapmaya yanaşmayan kimsenin dediğine itibar etmiyorum.”

*****

O sebeple hep vurgularım.

Sosyal medya da sahte isimlerle hesap açarak ortalık karıştırıp dedikodu yayanlar sizin söyledikleriniz itibar görmüyor.

Asla da görmeyecek.

Ancak gerçek bir gazeteci, adı sanı belli tanınmış bir isim yazınca söyledikleriniz anlam kazanıyor, ilgi görüyor, etki yaratıyor.

Bunun tek sebebi de gerçek gazetecilerin gücünü okurundan, takipçisinden yani halkın kendisinden almış olmasıdır.

Saygılar…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi