Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İnanın ki kısıtlamalara karşıyım.
Yani yıllardır medya sektöründe çalışıyorum.
Her zaman hep özgürlükten bahsedilir.
Birçok konuda da bu fikri destekliyorum.
Özgürlük hepimizin hakkıdır.
Ancak bize öğretilen bir gerçek var.
Özgürlüğün sınırı nedir?
Bu soruya verilen cevap nedir?
Özgürlük sınırsız mı?
Elbette değil.
Benim en sevdiğim cevap;
“Bir başkasının özgürlüğüne gelene kadar özgürsünüz.”
İşte benim sınır anlayışım.
Peki, bunları neden anlattım?
Geçen gece Aydoğdu Mahalesi’nde olaylar çıktı.
İşin özeti şu; “gerçek gazeteciler sınırlamaları bildiğinden çoğu şeyi teyit etmeden yazamıyorlar.”
Bu sebeple bu tarz önemli olaylarda hep geriden geliyorlar.
Ancak şimdiler de geriden geliyorlar.
Neden mi?
Yahu biz haberi yazmadan daha çok sayıda kişi uydurma şeyler yazıyor.
Birileri de bunlara inanıp yaymaya başlayınca ortalık iyice karışıyor.
Bana bile haber atanlar var.
Ben olayda yaşananları teyit etme gayretindeyken bir yandan da sosyal medya da yazılanları araştırıyorum.
Onu bunu arıyorum.
Haliyle daha da gecikiyoruz.
Kafalar iyice karışıyor.
Anlayacağınız; “gazetelere, televizyonlara, radyolara ve bilinen yayın kuruluşlarında haber yapanlar olayları ciddiye alırken bazıları bunu fırsata çeviriyor.”
Sosyal medyada olan sahte hesapları hiç konuşmuyorum.
Ancak bilip bilmeden yazanlar yok mu?
Ah onlar…
Asıl olayı büyüten ortalığı karıştıran sizlersiniz.
Bunu bilerek mi yapıyorsunuz?
Ya da farkında değil misiniz?
Bilmiyorum.
Ancak bir kez daha anladım.
Sosyal medya da yapılan haber paylaşımları da denetlenmelidir.
Hatta sorumlu olunmalıdır.
Yani ortaya attım ben saklanırım olmamalı.
Bu tarz işler yapanlar herkesin canını sıkıyorlar.
Bu tarz işlere son verilmelidir.
Caydırıcı olmalıdır.
Başka yolu yok.
Saygılar…