Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğ Can’ın, Türkiye’de açık ve uzaktan eğitim uygulamalarında, “Coronavirüs (Covid-19) pandemisi ve pedagojik yansımaları” ile ilgili kaleme aldığı Türkiye’de ilk makalelerden biri Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi’nde yayınlandı.
Doç. Dr. Ertuğ Can, kaleme aldığı makalesinde Coronavirüs (Covid-19) pandemisinden etkilenen eğitim sistemi ile açık ve uzaktan eğitim uygulamaları ile ilgili özetle şu önemli konulara dikkat çekiyor;
“2019’un sonlarında ortaya çıkan Coronavirüs (Covid-19) pandemisi, dünyanın her yerinde sağlık başta olmak üzere, ekonomik, sosyal ve pedagojik bakımdan çok önemli değişimlere neden olmuştur. Bu pandemi’den en çok etkilenen alanlardan biri de eğitim sistemleridir. Şu anda, pandemi nedeniyle, dünya genelinde yüz yüze eğitim yürütülememektedir. Bu nedenle, dünya genelinde, milyonlarca kişi açık ve uzaktan eğitim yoluyla eğitim görmeye başlamıştır. Dünyadaki bu pandemi nedeniyle, Türkiye’de tüm öğretim kademelerinde yüz yüze eğitime ara verilmiş ve tüm öğrenciler için açık ve uzaktan eğitim olanakları kullanılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, Coronavirüs (Covid-19) pandemisinin önemli pedagojik yansımaları bulunmaktadır. Bu dönemde, açık ve uzaktan eğitime yönelik önemli bir talep artışı olmuştur. Ayrıca, toplumda açık ve uzaktan eğitim hizmetlerinin önemi anlaşılmaya başlamıştır. Bu pandemi, açık ve uzaktan eğitimde sadece niceliğin değil, aynı zamanda niteliğin de önemli olduğunu göstermiştir. Coronavirüs (Covid-19) pandemisi, Türkiye’de açık ve uzaktan eğitim sisteminin altyapı, erişim, güvenlik, içerik, tasarım, uygulama, kalite, mevzuat ve pedagojik açıdan güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Coronavirüs (Covid-19) pandemisi, öncelikle küresel düzeyde önemli derecede bir kriz durumu yaratmış ve bu kriz, eğitimde karşılaşılan sorunların çözümünde açık ve uzaktan eğitim uygulamalarını vazgeçilmez bir temel öğrenme kaynağı olarak tekrar gündeme getirmiştir. Bu durum, Türkiye özelinde değerlendirilecek olursa, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı tüm öğretim kurumları için ara tatil öne alınmış ve ardından yüz yüze eğitim öğretim uygulamaları 31 Mayıs 2020 tarihine kadar durdurulmuş ve her türlü eğitim öğretim faaliyeti Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve TRT’nin 3 TV kanalı üzerinden yürütülmeye başlanmıştır. Yükseköğretimde ise 2019-2020 bahar döneminde yüz yüze eğitim tamamen durdurularak, açık ve uzaktan eğitim olanaklarından yararlanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, önemli merkezî sınavlarda (YKS, KPSS, ALES, YDS, vb..) ertelenmiş bulunmaktadır”.
Can, pandemi karşısında Türkiye’de MEB ile YÖK’ün tüm öğretim kademelerinde eğitimin kesintiye uğramaması için mevcut açık ve uzaktan eğitim olanaklarını hızlı bir şekilde uygulamaya başladıklarını ancak, uygulamanın sadece nicel boyutu değil, aynı zamanda niteliği ve etkililiğinin de öncelikli ele alınmasının gerekli olduğunu belirtmektedir.
Can’a göre, “Dünyadaki eğitim sistemleri, halk sağlığını korumanın bir parçası olarak Covid-19’un yayılmasını kontrol altına almak için okulların kapatılması ile birlikte eşi görülmemiş bir zorlukla karşı karşıyadır. Küresel düzeyde eğitimin geleceğine yönelik, yeni düşünme biçimleri geliştirebilmek için daha fazla yenilikçi çözümler geliştirmek gerektiğini belirtmektedir. Bu pandemi, öğrenmenin kesintiye uğratılmadan sürdürülmesi gerekliliğinin anlaşılması, açık ve uzaktan eğitime daha fazla yatırım yapılması gerektiğini, geleneksel eğitim yaklaşımlarının yerine alternatif öğrenme yaklaşımlarına (özellikle de açık ve uzaktan eğitim uygulamalarına) önem verilmesinin gerekli olduğunu göstermiştir. Açık ve uzaktan eğitim uygulamalarının normal zamanlarda tek başına veya örgün öğretimi desteklemek amacıyla değil, aynı zamanda bazı kriz durumlarında (salgın hastalıklar, savaşlar, afetler, zorunlu göçler vb..) da önemli avantajları bulunduğu unutulmamalı ve politika yapıcılar tarafından dikkate alınmalıdır.”
Can, pandemi ve sonrasındaki gelişmeler ve değişimler ışığında Uzaktan Eğitimin Türkiye’de ve Dünyada, 2020 ve sonrasında farklı bir evre olarak yeniden ele alınarak değerlendirileceğini belirterek, geleceğe yönelik önerilerini şu şekilde sıralamaktadır:
Doç. Dr. Ertuğ Can Kimdir?
Lisans öğrenimlerini Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü ile Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü “Eğitim Programları ve Öğretim” programında tamamlamıştır. Yüksek lisans ve Doktora öğrenimlerini ise Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsüne bağlı “Eğitim Yönetimi ve Denetimi” programında tamamlamıştır.
Lisansüstü tez çalışmalarını, Açık ve Uzaktan Eğitim üzerine gerçekleştirmiştir. Çalışma alanları arasında, açık ve uzaktan eğitimde akreditasyon, açık ve uzaktan eğitimin sorunları, açıköğretimde ölçme ve değerlendirme, öğretmen yetiştirme, eğitim yönetimi, eğitim politikaları, eğitimde kalite gibi konular yer almaktadır.
Millî Eğitim Bakanlığı’nda 14 yıl öğretmenlik yapmış olup, 2013 yılından beri Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak, Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Bölüm Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.2016-2018 yılları arasında Kırklareli Üniversitesi Babaeski Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevinde bulunmuştur.
Evli ve 1 çocuk babasıdır.
Habertrak/Feyza Sevim