Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Lüleburgaz İlçesi’nde yeni faaliyete giren, “İbrahim Ustanın Yeri” Çorba ve Köfte Salonu yoğun talep üzerine müşterilerine 7/24 saat hizmet vermeye başladı.
İlçe Merkezinde Zübeyde Hanım Parkı karşısında ve altılı ganyan bayinin hemen yanında ki köşede yaklaşık 10 gün önce faaliyete geçen, işletmeciliğini 36 yıl aşçılık mesleğine gönül veren İbrahim Türkan’ın yaptığı “İbrahim Usta’nın Yeri” adlı Çorba ve Köfte Salonu, sulu yemek çeşitleri, ızgara çeşitleri ile damak tadına düşkün olanların yeni adresi oldu.
Dayısı Recep Bacak’ın desteği ile açtığı, küçük ve şirin mekânın daha şimdiden esnafın talebi üzerine 7/24 saat hizmet vermeye başladığını belirten İbrahim Türkan, gazetemize yaptığı açıklamada, “36 Yıllık mesleği boyunca, birbirinden leziz damak tadında yemekler yaptığını ve kaliteliden hiçbir zaman taviz vermediğini” söyledi.
İbrahim Usta, şöyle devam etti; “Ben aşçı İbrahim Usta, Lüleburgaz İlçesi’ne bağlı Eskitaşlı Köyü’nde doğdum, soyadım Türkan, evliyim, eşim emekli öğretmen ve şimdi Edirne de torun bakıyor. 1 kızım, 1 oğlum, 3 tane de torunum var. Özel İdare’den emekliyim. Almanya’dan emekli olan Ceylan Köylü 70 yaşında ki dayım Recep Bacak, bana destek verdi, oturduk konuştuk, el birliği ile bu şirin iş yerini açtık, yoksa ben arkadaşlarımla yurtdışına gidiyordum. Bu işyeri benim ilk mekânım olduğu için, benim için çok özel bir mekândır. Belli bir yaştan sonra böyle bir mekân açmak benim için çok önemli. Çünkü bu işi ben çok seviyorum ve Lüleburgaz İlçesinde 36 yıldır yapıyorum, yaşım 60’a dayandı. Eşime dahi bir gün dedim, “ben bu işi senden daha çok seviyorum” diye! Bu da mesleğimize karşı bir saygınlıktır, sevmediğin bir işte zaten hiçbir zaman başarılı olamazsın. Yeni işyerimiz Zübeyde Hanım Parkı karşısında, altılı ganyanın hemen yanında köşedeyiz, içeride 4 masamız var, yaklaşık 20 m2 küçük şirin bir yer burası, hayırlısı ile güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Şuana kadar Lokantamıza gelen müşterilerimiz, çorba, sulu yemek ve ızgara çeşitlerimizden çok çok memnun, pandemi sürecine rağmen işlerimiz oluyor çok şükür, bereket versin. Tabi ben işlerimizin güzelliğini şuna yoruyorum, çünkü bizde öncelik kalitedir. Ben 36 yıllık aşçıyım, bugüne kadar yemeklerimin kalitesinden hiçbir zaman ödün vermedim, bundan sonrada vermeyeceğim. Fiyatlarımız piyasa şartlarına göre çok ekonomik, hemen hemen her bütçeye uygun, bizim fazla bir kazançta gözümüz yok, bu mekâna herkesin gelmesini, istiyoruz. Daha doğrusu bu güzel lezzetlerden herkesin tatmasını istiyoruz onun için damak tadına düşkün olanları lokantamıza bekliyoruz. Burada çıkan yemeklerimiz üç çeşit, bunların başında olmazsa, olmazımız pastırmalı kuru fasulye gelmektedir. Kuru fasulyenin en pahalısını en iyisini kullanırım, pastırmanın da en iyisini sinirsiz olanını kullanırım. Yine özel terbiyeli taskebabımız var ve birinci kaliteden yapılan özel tere yağda pişirilen, Trakya’nın en iyi baldo pirinçten pilav devamlı tezgâhımızda çıkmaktadır. Bunun yanında Cumartesi günleri çok özel mantı günlerimiz olmaktadır. Muhakkak tatmanızı isterim, çünkü kendi ellerimle hazırlıyorum mantıyı, çok özeldir. Bunun yanında yine etin en iyi yeri olan özel dana etinden çekilmiş, içinde hiç ekmek olmayan, pul biber ve özel baharat çeşitleri ile çekilmiş kıymadan yapılan ızgara çeşitlerinden en az bir gün dinlendirilmiş köftemiz var. Dediğim gibi fazla çeşit istemiyoruz, az olsun gelen bir daha gelsin, çorba bitti mi tamam, öyle çorba üzerine çorba olmaz, bizi ustalarımız öyle yetiştirdi. Tüm meslektaşlarıma söylüyorum sizin aracılığınız ile gıda yani yemek yapıyorsunuz hiçbir zaman kaliteden ödün vermeyin, insan sağlığı çok önemli, kalite çok önemlidir. Lokantanızda yemek yiyen bir müşteri sizi başka yerde kötülemesin, ben en çok bundan korkarım. Onun için kaliteyi üst düzeyde tutacağız. Pandemi döneminde sağlığımıza dikkat edeceğiz, alınan tedbirlere ve kurallara uyacağız. Çatalımız, kaşığımız, bıçağımız, çok temiz olmalı, bakın benim dükkânım pırıl pırıldır. İnanın benim Türkiye’nin her yerinde Usta arkadaşlarım var. Benim Ustalarım her gün beni ziyaret eder, hatırımı sorar, sohbet ederiz, biz onlara karşı çok saygılıyızdır. Onlar bize bu işi öğreterek, ekmek verdiler, bizi zanaat sahibi yaptılar. Allah hepsinden razı olsun. Benim dostlarımın para ile işi olmaz, hani bir söz vardır, ne ekersen onu biçersin diye! Çünkü ben onların her zaman acısı ile tatlısı ile yanlarında oldum, bağırmadım, çağırmadım hakaret etmedim, iş öğrettim. Şuan iş yerimizde çıkardığımız yemeklerin kazancı çok şükür yeter bize, onun için şimdilik böyle devam edeceğiz. Lokantamızda katkısız hafif tatlı çeşitlerimiz de var, tabii bunların çeşitleri her zaman değişiyor ama en revaçta tatlımız tabi meşhur Hayrabol yani peynir tatlısıdır. Bu tatlının şerbetini herkes veremez, bazıları aşlar tatlıyı ama bizdeki Hayrabol tatlısı muhteşem, üzerine tahin ve ceviz koyarak servis yapıyoruz ve müşterilerimiz bundan çok memnun. Mesela emekli Zabıta Müdürümüz damak zevkine çok düşkündür, özel olarak her gün öğlen yemeğinde düzenli olarak pilav ve arkasından Hayrabol tatlısı yer, bu her gün hiç şaşmaz! Tabii bunun yanında diğer tatlı çeşitlerimizden keşkül, sütlaç, komposto, kadayıf ve revanimiz de var. Biliyorsunuz ben ayni zamanda eski futbolcuyum. Ağbimi de bilirsiniz Eskitaşlısporun Kaptanı efsane futbolcu Fikri Türkan. Bu futbolculuk yönüm, benim için çok büyük avantaj, çünkü spor camiasında herkes beni tanıyor, köylerde de tanıyorlar, çok şükür bu yerimizi açalı 10 gün oldu, yeni açmamıza rağmen çok güzel bir müşteri potansiyelimiz var. Burada 7/24 hizmet vermekteyiz, yaklaşık 5 personelimiz var. Ben sabah 05.00’te geliyorum, çorbaları çıkartıyorum, daha sonra yemekleri hazırlıyorum sonra diğer arkadaşlarımız geliyor vardiya usulü çalışmaktayız. Aslında biz gece 02.00’ye kadar çalışıyorduk ama esnaftan talep çok fazla olunca sabaha 04.00’e kadar çalışmaya başladık. Sonra zaten baştan aşağı temizlik yapılıyor, bizde hijyen çok önemlidir, sabah 05.00’te de görevi yine ben teslim alıyorum.” Habertrak/Feyza Sevim