Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Trakya Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi hemşireleri tarafından hazırlanan ve yeni doğan bebeklerin hayata tutunuş hikâyeleri ile yaşam mücadelelerini konu alan video, Avrupa Pediatrik Yenidoğan Yoğun Bakım Derneği (European Society of Paediatric and Neonatal Intensive Care) tarafından birincilik ödülüne layık görüldü. Zamanından önce doğan ve hala anne karnındaki sıcaklığa ihtiyaç duyan bebeklerin yaşam hikâyelerinin aktarıldığı ödüllü video, mucizevi şekilde hayata tutunuşu konu alıyor.

2020 yılının, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Hemşire ve Ebe Yılı” ilan edilmesiyle Avrupa Pediatrik Yeni Doğan Yoğun Bakım Derneği (ESPNIC) ödüllü bir yarışma organize etti. Florence Nightingale’in hemşirelik alanına yaptığı katkılar ve doğumunun 200. yılı olması nedeniyle ilan edilen yıla özel ESPNIC tarafından bu yıl ilki düzenlenen ve Avrupa’nın birçok ülkesinden başvurunun gerçekleştiği yarışmanın 1’incilik ödülünün sahibi, Trakya Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi hemşireleri oldu. Sorumlu Hemşire Refiye Zafer Dinçkol öncülüğünde, Trakya Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi hemşireleri tarafından hazırlanan 2 dakika 4 saniyelik video, ilk kez düzenlenen yarışma ile ödüle uzandı.
Trakya Üniversite Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlu Hemşiresi aynı zamanda Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi Refiye Zafer Dinçkol, Türkiye’de her yıl 150 bin bebeğin prematüre olarak doğduğunu ve ne yazık ki yüzde 50’ye yakınının yaşam mücadelesini kazanarak hayata tutunabildiği bilgisini kaydetti. Hayata, pamuk ipliğiyle bağlı küçük meleklerin yaşama tutunmasında yenidoğan yoğun bakım ünitesi doktorları ve hemşireleri tarafından yoğun emek sarf edildiğini belirten Hemşire Refiye Zafer Dinçkol, “Biz de kendi yoğun bakım ünitemizde çekilen fotoğraf ve görüntülerden oluşan bir video ile düzenlenen yarışmaya katıldık. Birinci olduğumuz haberini alınca da büyük bir sevinç ve mutluluk yaşadık. Bu süreç, büyük bir özveri ve çaba gerektiren, zorlu ve uzun bir dönem. Tüm ekibimizle birlikte onların yaşama tutunması ve sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için mücadele ediyoruz. Emek ve sevgiyle yoğurulan bebeklerimizin aldığı her nefes ve iyiye gittiklerine dair her işaret bizler için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Amacımız, doğum her ne kadar erken gerçekleşirse gerçekleşsin, bebeklerimizin annelerine sağlıkla kavuşabilmesi. Minik bebeklerimiz ve değerli ailelerimiz yalnız değiller. Birbirimize destek olmaya, birlikte güçlü olmaya devam edeceğiz. Edirne’nin ve Trakya Üniversitesi’nin adını duyurduğumuz için de ayrıca gururluyuz.” dedi. Haber Merkezi