Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Herkes kendini bilir olmuş.
En doğruyu biliyor ve hep haklıyız.
Bunu hepimiz yapıyoruz.
Farkında olmadan inatçı ruha sahip olduk.
En büyük hatamızda dinlemeden karar veriyoruz.
Bir türlü dinlemeyi öğrenemiyoruz.
Gerçi “Ağaç Yaşken Eğilirmiş” her şey için çok geçte olabilir.
Öyle olmadığını umarak temennilerimi sıralıyorum.
** **
Umudum olmasa ne yazacak bir şeyim ne de yapacak bir işim olurdu.
Umudum sürüklüyor anlatmaya ve o hevesle işime devam ediyorum.
Dahası çok fazla bir şey de kalmadı.
Dinlenmeyen bir yerde konuşma çabası saçmalıktan öteye geçmiyor.
** **
Tek taraflı değil tabiî ki.
Herkes birbirine aynı şansı vermelidir.
Herkes birbirini dinlemelidir.
İllaki kürsülerin önüne bir sayaç koymaya gerek olmadan süreli ve insanları bıktırmadan konuşmayı öğrenmeliyiz.
Biz konuşurken bizi dinleyenler olsun istiyorsak biz de dinlemeyi öğrenmeliyiz.
Ne verirsen onu alırsın.
Aynı bir tarlaya ektiğin ürün gibidir.
Patates ektiğiniz tarladan ürün olarak armut beklememeliyiz.
O sebeple önce neye sahip olduğumuzu bileceğiz.
** **
Buna iki yönlü bakıyorum.
Hem kendimizde hem de dinleyicimizde neye sahip olduğumuzu bilirsek doğru kelimeleri ve konuları seçebiliriz.
Onun dışında yapılacak her konuşma dinleyiciye ulaşmayacaktır.
Düşünün; “elinizde FM 88 – 108 arasını alan bir radyonuz var.
Lakin yayın FM 109 dan geliyor.
Bu yayını kim dinleyebilir?”
İşte frekansın önemi burada ortaya çıkıyor.
Gerçek hayatta da işleyiş bundan farklı değildir.
Pek çoğumuz bilmiyoruz da işler aynı frekansta olmakla yoluna giriyor.
Birbirimizi dinlemenin en kolay yolu da aynı frekans altında toplanmaktan geçer.
Bunun için herkes aynı alıcıya sahip olabilecek maddi güce sahip olmalı ve yayıncı da çok kuvvetli bir yayın yapmalıdır.
Saygılar…