Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“OYALAMA DEĞİL HAKKIMIZI İSTİYORUZ”
Özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda tasarının Meclis’e gelmesi talebiyle sağlık çalışanları Tekirdağ’da beyaz nöbet eylemi gerçekleştirdi.
Tekirdağ Tabip Odası, Tekirdağ Diş hekimleri Odası, Tekirdağ Eczacı Odası, Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Tekirdağ İl Temsilciliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Tekirdağ Aile Hekimleri Derneği üyesi sağlık çalışanları, maaş ve özlük hakları konusundaki taleplerini kamuoyu ile paylaştılar.
Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol, sağlık çalışanlarının tükendiğini belirterek; “Bizler artık tükendik, hizmet sunamaz haldeyiz. Bu çalışma ortamı sağlık veremez, bu çalışma ortamı sürdürülemez. Sağlığa, emeğe ayrılmayan bütçe sağlıksızlığın en büyük kaynağıdır. Sağlık çalışanlarının talepleri ile halkın sağlık hakkı talebi birbirinden ayrı düşünülemez. “diye konuştu.
“ETKİLİ BİR ŞİDDET YASASI HENÜZ BAKANLIĞIN GÜNDEMİNDE DEĞİL”
“Vazgeçmiyoruz, Oyalama Değil Hakkımız Olanı İstiyoruz!” diyerek Tekirdağ Şehir Hastanesi önünde basın açıklamasında basın açıklamasında bulunan sağlık çalışanları adına Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol; “Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte halkın sağlık hakkı ile birlikte sağlık emekçilerinin de çalışma hakları giderek geriletilmiştir. Buna ek olarak Pandemisağlık alanında yaşanan sorunları görünür kılmış, buna karşın sağlık emek-meslek örgütlerinin sağlık alanında alınan kararların atılan adımların herhangi bir aşamasında sesleri duyulmamış, talepleri ve itirazları dikkate alınmamıştır. Hâlâ da karar mekanizmalarında söz hakkı vermeme ısrarı ile aynı yanlışa devam edilmektedir. Sağlık sistemindeki çöküş halkın nitelikli sağlık hakkına erişememesinde en önemli engeldir. Yaşanan sorunlar için sağlık çalışanları hedef gösterilmektedir ve sistemden doğan tüm sorunlar sağlık emekçilerine yansıması şiddet olarak geri dönmektedir. Süreçte sağlık çalışanları güvensiz, güvencesiz, sağlıksız ortamlarda ölümüne, ölmedilerse de tükenerek çalışmak zorunda kalmışlardır. Sağlıkta şiddetin yaşanmadığı tek bir gün geçmemektedir. Güvenli işyerleri ve etkili bir şiddet yasası ise henüz daha bakanlığın gündeminde dahi değildir.” şeklinde konuştu.
“SAĞLIK EMEKÇİLERİ EMEKLİLİKTE YOKSULLUK SINIRINDA YAŞAYACAK”
Sağlık çalışanlarının haklı talepleri için haykırdığını ifade eden Doç. Dr. Gamze Varol; “26 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında Meclis’in açık olduğu günler nöbette olacağız. Tekirdağ’da da bugün 1 Şubat’ta Bu nedenle bugün birlikteyiz. Çok ve haklı taleplerimiz var. Pandemi dönemi bizlere sağlık sistemini halkın sağlık hakkını, sağlık çalışanlarının sağlığını daha güçlü tartışmamız gerektiğini gösterdi. Bu konular Meclis’e gelene kadar genel merkezlerimizde, sağlık kurumlarında nöbette olacağız. Tasarının Meclis’e getirilmemesi halinde 8 Şubat günü uyarı g(ö)revinde olacağımızı ve gerekirse süresiz olarak G(Ö)REV’e hazır bulunduğumuzu buradan kamuoyuna bildirmek istiyoruz. Ardından da etkinliklerimiz sürecek ve eğer haklı taleplerimiz karşılanmaz ise Şubat ayının ikinci haftası itibariyle Sağlık Meclisleri’ni kuracak, işyerlerimizde bir araya geleceğiz. 14 Mart’a giderken Büyük Sağlık Buluşmaları gerçekleştireceğiz. Sağlık emek-meslek örgütleri olarak buradan tekrar belirtiyoruz, Yıllarca en zor koşullarda görevini yapan sağlık emekçilerini emeklilikte yoksulluk hatta açlık sınırının altında geçinmeye mecbur edenler gelecekte kendi sağlıklarını tehlikeye atmaktadır.” İfadelerini kullandı.
“BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ”
Sağlık çalışanlarının taleplerini sıralayan Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol; “İlki ödemeler ile ilgili, biliyorsunuz hekimlerin ve diş hekimlerinin gelirlerinde düzenleme içeren ama onlar arasında dahi eşitsizlik yaratan ve tüm sağlık çalışanlarını kapsamayan tasarı vardı. Ancak geri çekildi, tasarının bu haline, Ocak ayında görüşüleceği söylenmesine rağmen hâlâ görüşülmemesine itiraz ediyoruz. Tasarı kapsayıcılığı arttırılarak derhal Meclis’e getirilmelidir. Bizler kamuda çalışan- özelde çalışan ayrımı olmadan, eczacı, doktor, diş hekimi, veteriner hekim ve tüm sağlık emekçilerinin özlük haklarının yine BAĞ-KUR, SGK, 4- a -b -c- d, emekli sandığı diye ayırmadan, bölmeden, açlık sınırı civarındaki emeklilik maaşlarını kabul etmemizin mümkün olmadığını halkımıza anlatmak için buradayız, beyaz nöbetteyiz. Ek olarak, emeklilere ilave ödeme yapılması için hizmetten çekilmelerini şart koşmak mevcut çalışanların iş yükünün daha da artmasına veya çalışmayı sürdürerek olağanüstü düşük emekli maaşını almayı sürdürmelerine sebep olmaktadır. Derhal bu yanlıştan dönülmesini talep diyoruz. “diye konuştu.
“TAŞERONA VE GÜVENCESİZ ÇALIŞMAYA SON VERİLMELİDİR”
Emeklilikte herkes eşittir diyen Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol; “Emekliler arasında ücret farklılığı yaratılmasını gerekli kılan herhangi bir hiyerarşi veya statü yoktur. Bu nedenle, emeklilere verilecek ilave ödemede, hangi sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak emekli olduğuna bakılmamalı, hepsine eşitlik ve adalet ölçüsünde insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı bağlanmalı, üstüne eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalası belirlenmelidir. Sağlık çalışanlarının maaş ve emekli aylığına etki edecek 3600-7200 ek göstergenin uygulanması ve özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az %150 oranında artış sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği birinci basamak sağlık hizmetleri oluşturulmalıdır. Aile Hekimliği Ceza yönetmeliği iptal edilmelidir. Sağlıktaki personel sayısı kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılmalıdır. Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışma kaldırılmalıdır. Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb adlarla alınan ücretlerin iptal edilmelidir. COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkartılmalıdır. Etkin sağlıkta şiddet yasası çıkarılmalı, sağlıklı ve güvenli işyerleri planlanmalıdır. Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmelidir. Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer almalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Habertrak/Serhat Yeşilipek