“Çini geleneğini yaşatmaya devam edeceğiz”

Yayınlama: 16.02.2022 13:03
A+
A-

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde düzenlenen “Sıtkı-Kütahya Koleksiyonu Nida Olçar Sergisi”nin açılışına katılarak, davetlilere hitap etti.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, serginin açılışında yaptığı konuşmada, geleneksel Türk çini sanatını, bin yıllık görkemli medeniyetin sahip olduğu bedii zevki gelecek nesillere aktarmaya sağladığı katkıdan ötürü Olçar’a teşekkür etti. TBMM Başkanı Şentop, “Çininin Picassosu” ve “Çini Dervişi” olarak nitelediği, sanatçının babası merhum Sıtkı Olçar’ı da yad etti.

Kütahya’da çiniciliğin bir dönem gerilediğini anlatan Meclis Başkanı Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O gerileme döneminde Kütahya’daki çini zanaatkarları gelenekten koparak Avrupa kırmızısının, petrol yeşilinin büyüsüne kapılmışlar ve kazandıklarından fazla parayı ithal boyalara yatırmışlardır. Ayrıca ithal samur fırçalar ile yaptıkları milimetrik mekanik çizimlerde kullandıkları Avrupa kırmızısı ve petrol yeşili renkler Kütahya çinilerini parlaklaştırdığı kadar, ucuz plastik ürünlere benzetmiştir. Bu süreçte merhum Sıtkı Olçar ısrarla geleneğe bağlı kalmış ve çinilerinde inatla aşı kırmızısı, zeytin yeşilini kullanmıştır. Ayrıca ithal samur fırçalar yerine eşek kılından yapılan fırçası ile Kütahya’nın ak toprağına yaşayan desenler bırakmıştır. Böyle yaparak bir yandan yüzyıllar öncesine selam duran eserler ortaya çıkarmış, diğer yandan da ‘Sıtkı’ imzasını atmaya hak kazanan seçkin bir usta olmuştur. Büyük bir titizlikle hazırladığı eserleri Kütahya çinisine gösterilen ilgiyi artırmış ve Kütahya çini sanatının özgün kimliğini korumuştur.”

Çiniciliğin Türkler’e özgü bir sanat olduğunun altını çizen Şentop, çiniciliğin tuğla üzerine renkli sırın kullanılmasıyla eski Mısır ve Mezopotamya’da, daha sonra da Uygurlar tarafından mimaride kullanılan kadim bir sanat olduğunu dile getirdi.

Şentop, “Mimari eserlerde çini süslemeler, Türk-İslam sanatlarında; Karahanlılar, Gazneliler ve Harzemşahlardan itibaren, Selçuklular ve 16. yüzyılda şahikasını yaşadığı Osmanlılara kadar devam etmiştir. Türkler çiniyi ilk olarak Orta Asya’da imal etmişler ve orada bulunan Kaşan şehri sebebiyle de çiniyi bir dönem ‘Kâşî’ olarak adlandırmışlardır. Tabak, vazo gibi çini eşyalara da ‘evani’ demişlerdir. Fakat günümüzde olduğu gibi 18’inci yüzyıldan itibaren Çin’den ithal edilen porselenlerin ün kazanmasıyla çini ismi yaygınlaşmış, yerleşmiş ve kullanılmaktadır. Çini sanatı, çeşitli motiflerle zenginleşerek kendini Anadolu Türk mimarisi içinde geliştirmiş ve göstermiştir. Osmanlılar zamanında da başlangıcından itibaren çeşitli tekniklerin uygulanmasıyla büyük bir ilerleme ve zenginlik göstermiştir.” ifadelerini kullandı.

İznik ve Kütahya’nın, Osmanlı döneminde çini sanatının merkezi olduğunu, bugün de bu iki şehrin çininin merkezi konumunda olmaya devam ettiğini aktaran Şentop, İznik, Kütahya ve Türkiye’yi başarılarıyla temsil edecek, nice yeni evlatların yetişmesini sağlayacak ve çini geleneğini çağdaş formlarla gelecek nesillere aktaracak sanatçılara selam gönderdi. Haber Merkezi

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi