“ÜRETİCİ GİRDİ MALİYETLERİNDE İNDİRİM BEKLİYOR”

Yayınlama: 21.02.2022 11:22
A+
A-

“KDV İNDİRİMİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

“ÜRETİM MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Dr. Cemal Polat, temel gıda maddelerinde uygulanan KDV indiriminin sadece gıda ürünlerinde değil, tarımsal girdi maliyetlerinde de uygulanması gerektiğini söyledi.

Yüzde 8’den yüzde 1’e indirilen KDV oranlarının vatandaşları çok az etkilediğini söyleyen Dr. Cemal Polat; “Üreticinin girdi maliyetleri çok yüksek. KDV indirimi olumlu bir adım olsa da yeterli değildir. Üretimin girdi maliyetlerinde başta akaryakıt ve enerjide indirime gidilmelidir. ” diye konuştu

KDV indiriminin bazı sektörleri olumsuz etkileyeceğini söyleyen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Dr. Cemal Polat; “Bu konuda tüm yönleriyle ciddi bir hazırlık yapılmadığı“Gıda ürünlerinde örneğin; lokanta esnafı dahil olmak üzere bundan son derece olumsuz etkilenecek. Yine bakkallar yüzde 8 KDV ile aldığı ürünü yüzde 1 KDV ile satması onların zarar etmesi anlamına gelir. Bazı zincir marketler fiyatları öncesinde artırıp sonrasında indirerek kendini korusa bile ki çok ciddi denetimlerin yapılacağı söyleniyor. Market baskınlarıyla, talimatla enflasyon düşmez. Enflasyon üretimle ve ürerim maliyetlerinin düşürülmesiyle düşer. Dolayısıyla KDV oranını yüzde 8’den yüzde 1’e indirme tüketiciye çok az bir olumluluk olarak yansısa bile bu KDV farkından kaynaklanan ve bir yıla kadar sarkabilecek bu fark ile ilgili önleyici önlemler alınmazsa esnafı da çok ciddi olumsuz etkilenmektedir.” şeklinde konuştu.

“KDV İNDİRİMİNİ OLUMLU OLSA DA YETERLİ DEĞİL”

KDV indirimini olumlu karşılamalarına rağmen atılan adımın yeterli olmadığını dile getiren Polat; ““KDV indirimi 13 Şubat 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı kararı olarak yayınlandı. Ülkemizde çok hızlı hareket ediliyor. Yanlışlar yapılmış. Ana ürünlerin birçoğu eksik bırakılmış. 15 Şubat 2022 tarihli Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı kararı düzeltilerek ana temel ürünlerin çoğu KDV’si yüzde 1’e indirilen ürünlerin arasına dahil edilmiş. Bunu olumlu karşılıyoruz. Epeydir gündemde olan bir düzenleme. Tüketici açısından çok düşük bir rahatlama sağlayabilir. KDV yüzde 8’den yüzde 1’e indirilirken şuna dikkat etmek gerekir. Üretim aşamasındaki sorunlar çözülmeden bu tür önlemlerle tüketicilerin pahalıya gıdaya ulaşması sorunu ve gıda enflasyonu sorunu da çözülmez. Bu konuda da özellikle zincir marketlerin bu Resmi Gazete’de yayınlanmadan önce fiyatlarına zam yapıp daha sonra KDV’yi indirmesi aslında gıda tedarik zincirindeki sorunlu yapının da süre gittiğini göstermektedir. Yüksek cezalar, denetimler önemli ama sorun denetimden ziyade üretim. Sayın Cumhurbaşkanının denetim seferberliği ilan edeceğiz sözüne şunu söylüyoruz; bu ülkenin denetime tabi ki ihtiyacı var ama aynı zamanda gıda enflasyonunu düşürmek, üreticilerin sorunlarını çözme, üreticilerin alanında kalması, tüketicinin ucuz, sağlıklı gıdaya erişmesinin yolu üretim seferberliği ilan etmesinden geçer.” İfadelerini kullandı.

“MARKET BASKINLARIYLA, TALİMATLA ENFLASYON DÜŞMEZ”

Öncesinde yüzde 8 KDV oranı ile alıp yüzde 1 KDV oranı ile ürünleri satacak olanların zararlarından da bahseden Polat şunları söyledi; “Bu olay çok boyutlu. Ülkemizde üç tür KDV var. yüzde 1 KDV, yüzde 8 KDV ve yüzde 18 KDV. Gıda ürünlerinde örneğin; lokanta esnafı dahil olmak üzere bundan son derece olumsuz etkilenecek. Yine bakkallar yüzde 8 KDV ile aldığı ürünü yüzde 1 KDV ile satması onların zarar etmesi anlamına gelir. Bazı zincir marketler fiyatları öncesinde artırıp sonrasında indirerek kendini korusa bile ki çok ciddi denetimlerin yapılacağı söyleniyor. Market baskınlarıyla, talimatla enflasyon düşmez. Enflasyon üretimle ve ürerim maliyetlerinin düşürülmesiyle düşer. Dolayısıyla KDV oranını yüzde 8’den yüzde 1’e indirme tüketiciye çok az bir olumluluk olarak yansısa bile bu KDV farkından kaynaklanan ve bir yıla kadar sarkabilecek bu fark ile ilgili önleyici önlemler alınmazsa esnafı da çok ciddi olumsuz etkiliyor. Buna yönelik yeterli hazırlık da yapılmamış. 13 Şubat’ta çıkan kararnameyi 15 Şubat’ta düzeltip unutulan ürünlerin eklendiği bir ortamda yeterli hazırlık yapılmadığını düşünüyoruz. Unutulan ürünler ise; arpa, çeltik, soya, kuru fasulye, kuru barbunya, kuru bakla, nohut, mercimek, patates, kuru soğan, sarımsak, zeytin, zeytinyağı, küçük ve büyükbaş hayvanlar. Devlet ciddiyet ister. Bir kararname hazırlanıp sunuluyorsa bunun önceden tüm hazırlıklarının yapılıp kontrol edilip ilgili kesimlerle de görüşülüp hangi ürünleri kapsadığının tek seferde çıkarılması gerekirdi. Yüzde 8 yüzde 1 fark arasında da zarar edeceklere yönelik somut önlemlerin yer alması, bu önlemlerin de yine bu kararnamede yer alması gerekir. Geçmiş yıllarda da başka ürünlerde de KDV yüzde 1’e indirildiğinde tüketiciler açısından çok önemli düşüşler olmamıştı.” diyerek sözlerini tamamladı. Habertrak/Serhat Yeşilipek

 

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi