“VATANDAŞIN ZAMLARA DAYANACAK GÜCÜ KALMADI”

Yayınlama: 28.02.2022 12:53
A+
A-

“ELEKTRİK-DOĞALGAZ-AKARYAKIT ZAMLARI GERİ ALINMALI”

 DİSK – KESK – TMMOB – TTB Tekirdağ Şubeler Platformu, son dönemde elektrik-doğalgaz-akaryakıt başta olmak üzere birçok alanda yapılan zamları düzenlenen basın açıklaması ile protesto etti.

 DİSK – KESK – TMMOB – TTB Tekirdağ Şubeler Platformu adına konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Çetin, “Elektrik fiyatlarındaki artışlar fahiştir, kabul edilemez. Zamlar geri alınmalıdır. Başta gıda ürünleri olmak üzere elektrik, doğalgaz, akaryakıt, ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerine yapılan zamlar geri alınmalı, vergiler düşürülmelidir. “diye konuştu.

Hasan Ali Yücel Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına; DİSK–KESK–TMMOB–TTB Tekirdağ Şubeler Platformu üye sendikaların yöneticileri ve üyeleri, CHP Tekirdağ İl Başkanı Şener Zeynel Saygın, CHP Süleymanpaşa İlçe Başkanı Aycan Gündüz ve vatandaşlar katıldı.

“HAYAT PAHALILIĞI ÇEKİLMEZ HALE GELDİ”

Elektrik zamlarından bahsederek konuşmasına başlayan İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Çetin; “Özel elektrik şirketlerinin kazançlarını artırmak için yapılan fahiş zamlara, yükselen doğalgaz fiyatlarına, benzin, motorin, otogaz fiyatlarındaki sürekli artışlara, bütün mal ve hizmet fiyatlarının daha da artacak olmasına, hayat pahalılığının çekilmez hale gelmesine, ödenemeyecek faturalar nedeniyle elektriği, gazı, suyu kesilecek milyonlarca yurttaşı soğuk ve karanlık günlere mahkum edecek politikalara itiraz ettiğimiz için bu açıklamayı yapıyoruz. Ülke olarak tarihimizin en zor süreçlerinden birisini yaşıyoruz. Yıllardır iç içe geçerek gittikçe daha büyüyen ekonomik, sosyal, siyasal sorunlar yaşamın her alanını tıkayan çoklu bir krize dönüşmüş bulunuyor. Bu çoklu krizin faturası ise baskı ve şiddetten beslenen tam bir anayasasızlık hali ve yoksullaştırma ile halka, emekçilere kesiliyor. Gittikçe ağırlaşan yoksulluk, işsizlik tablosu ile birlikte mevcut iktidarın yönetememe krizi de derinleşmektedir. Cilalanarak piyasaya sürülen “kur korumalı mevduat sistemi” de, “tarihi artış” olarak pazarlanmak istenen asgari ücret artışı da yaşanan krizi çözememektedir.  Çünkü asıl ve gerçek tarihi artış hayat pahalılığında yaşanmaktadır. Zamların zamanlaması da bilinçli ve manidardır. Zammın yürürlük tarihi 1 Ocak 2022 yapılarak bu yüksek artışlar enflasyon hesabının dışında bırakıldı. Böylece yapılan maaş-ücret zamlarının önemli bir bölümü, yapılan zamlarla geri alınmış durumdadır.  Resmi verilere göre 2022 Ocak ayı itibari ile tüketici enflasyonu yıllık %48,69, gıda enflasyonu yıllık yüzde 56, ulaştırma enflasyonu ise yüzde 69 artmıştır. Ancak asıl artış enerji kullanımı ile ilişkili olarak petrol, elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yaşanmıştır. Merkez Bankası’na göre, üreticilerin elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı fiyatları yüzde 138,5 artarken, tüketicilerin enerji kullanım fiyatları ise yüzde 76,4 artmıştır. “dedi.

“FATURALAR ÜÇE KATLANDI”

Temel ihtiyaç maddelerinin zamlarla rekor seviyeye ulaştığını söyleyen İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Çetin; “Enerji alanında yaşanan artışlar suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar gibi ulaşımdan gıda ürünlerine, meyve ve sebzeden temel tüketim maddelerine kadar her alana yansımaktadır. Dolayısıyla bugün toplum olarak maruz bırakıldığımız yüksek enflasyonda, artan hayat pahalılığında en büyük pay enerji alanında yaşanan fiyat artışlarıdır. Buna bağlı olarak da zorunlu temel tüketim , gıda fiyatları da kabul edilemez oranlarda artmıştır. Bu yüksek zamlar yoksullaştırılan halkın, emekçilerin gelirini eritmeye, yaşamını alt üst etmeye yetmektedir. Öte yandan çetin geçen kış koşullarında artan tüketim,  elektrik ve doğalgaza yapılan fahiş zamların etkisini daha artırmış,  faturalar ikiye, hatta üçe katlanmıştır. Bu tabloya rağmen bugün halk ;  fahiş zam yapılan elektrikte kısmi indirim,  gıda ürünlerinde fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı dahi belirsiz olan KDV indirimi, gibi bataklığı kurutmak yerine tek tek sivrisinek avlamaya dayalı düzenlemelerle oyalanmak istenmektedir. Oysa bu yöntemlerin, düzenlemelerin tek başına çözüm üretmesi mümkün değildir. Çünkü ülkemiz uzun yıllar önce “serbest piyasa ekonomisine geçiş” adı altında üretim ve tüketim faaliyetlerinin tamamını emek ve doğa sömürüsü üzerinden sermayenin, şirketlerin karını artırmayı temel alan kapitalist sisteme göbekten bağlı bir ülke haline getirilmiştir.

Son yirmi yıldır hayata geçirilen halkın değil, bir avuç mutlu azınlığın çıkarlarını temel alan özelleştirme soygunu ise ülkemizin her alanda dışarıya bağımlılığını artırarak içine sürüklendiği bataklığı daha fazla büyümüştür. Türkiye’de enerji alanı, bağımlılığın ve özelleştirme soygunun en derin yaşandığı alan olarak öne çıkmaktadır. İhtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın plansız bir şekilde yapılan köprüler, havalimanları, duble yollar ise petrol ihtiyacını artırdıkça artırmıştır. Tüm bunların sonunda enerjide dışa bağımlılık yüzde 75’lere ulaşmıştır. Bu plansızca yapılanların bedeli de verilen teminatlarla yüksek bedellerle halka ödettirilmektedir. Geçmediği köprünün, otoyolun euro-dolar üzerinden borcunu ödetmek bu halka zulüm değil de nedir? Bunun adı katmerli soygundur!  Ve bu soygunun ardında birilerini kurtarma, zengin etme operasyonu yatmaktadır. “şeklinde konuştu.

“VATANDAŞLAR FATURASINI ÖDEYEMİYOR”

Çözüm yolu için DİSK – KESK – TMMOB – TTB Tekirdağ Şubeler Platformu’nun taleplerini sıralayan İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Çetin; “Emekçi ve dar gelirli kesimler her gün daha fazla borçlanarak, daha fazla kredi kullanarak ay sonunu getirmeye çalışıyor. Emekçiler sorumlusu olmadıkları bir krizin bedelini ödemek zorunda kalıyorlar. Bu ülke halkının, bu ülke emekçilerinin artık nefes almaya ihtiyacı var. Biz emek ve meslek örgütleri DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, üyelerimize ve halka karşı görevimizin bilinciyle, iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Geniş halk kesimlerinin krizden daha fazla etkilenmemesi için; Bu gerçeklerden hareketle acil taleplerimiz şunlardır: Elektrik fiyatlarındaki artışlar fahiştir, kabul edilemez. Zamlar geri alınmalıdır. Konutlarda elektrik, doğalgaz ve suda KDV oranı yüzde 1`e düşürülmelidir. Maddi imkansızlık nedeni ile faturalarını ödeyemeyenlerin elektrik, gaz ve suyu kesilmemeli, kamu kaynaklarından sağlanacak desteklerle, yurttaşların karanlıkta, soğukta ve susuz kalmaları önlenmelidir. Hızla artan fiyatlar karşısında düşük ücretleri de hızla gerileyen çalışan ve emeklilerin gelirleri insanca yaşamalarına imkan verecek düzeye yükseltilmelidir. Köklü çözüm, kamusal hizmetlerin kamu eliyle verilmesindedir. Başta gıda ürünleri olmak üzere elektrik, doğalgaz, akaryakıt, ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerine yapılan zamlar geri alınmalı, vergiler düşürülmelidir. Krizde işini kaybeden, geliri azalan tüm kesimlere doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır. İşten çıkarmalar yasaklanmalı, istihdamı korumak için gerekli önlemler alınmalıdır. Çalışma koşulları düzeltilmeli, emekçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda, güvenceli olarak çalışması için önlemler alınmalıdır. Yoksulluk sınırının altında yaşayan kesimlerin temel gereksinimleri karşılanmalıdır. Vergi adaletsizliğine son verilmeli, dolaylı vergilerinin payı azaltılmalı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınan bir sistem kurulmalıdır. “diyerek sözlerini tamamladı. Habertrak/Serhat Yeşilipek

 

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi