“BİR ESER DAHA KAZANDIRMAYI UMUYORUZ”

Yayınlama: 24.12.2019 16:39
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

İNSANLIK TARİHİNİN ACI GERÇEĞİ: GÖÇ

Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Başkanı Hüseyin Bayol, dernek olarak kamuoyu yararına birçok konferans ve sempozyum hayata geçirdiklerine dikkat çekerek, “Balkan ülkelerinden Tekirdağ’a gerçekleşen göç hareketlerinin tarihsel derinine inerek, akademik temelli bir çalıştayla, Tekirdağ’a hacimli bir eser daha kazandırmayı umuyoruz. Dolayısıyla göç meselesi sadece şehrimizi, bölgemizi veya ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir konudur.” Diye konuştu.

Tekirdağ Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği ve Namık Kemal Üniversitesi işbirliğinde; Balkan ülkelerinden Tekirdağ’a gerçekleşen göç hareketlerinin tarihsel gelişimi, ekonomik, sosyal ve psikolojik içerikli analizleri, 22 akademisyenin katılımlarıyla “Rumeli-Tekirdağ Göç Çalıştayı”  adı altında gerçekleştirildi.

Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda üç oturumla yapılan çalıştayda, Trak göçleri, Türkiye’de göç çalışmalarının gelişimi, Edebiyatta Rumeli göçleri ve sonuçları, Türk İstiklal Savaşı’na Bulgaristan Türkleri’nin katkıları, göç olgusunun kavramsal analizi ve tarihselliği, 19. Yüzyılda Yunanistan’dan Osmanlı Devleti’ne göçler ve yaşanmış göç hikâyeleri konu başlıklarında sunumlar gerçekleştirildi.

“SEMPOZYUMLARIMIZI KİTAPLAŞTIRARAK TARİHİ KAYNAK SAĞLADIK”

Tekirdağ Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Başkanı Hüseyin Bayol, Dernek olarak kuruldukları günden bu yana kamuoyu yararına birçok konferans, panel ve anma programı düzenlediklerini belirterek ‘100. Yılında Balkanlar,’ ‘Çanakkale Yaşanmış Hikayeler’ ve ‘Tekirdağ Şehir ve Kültür’ Sempozyum çalışmalarıyla ilimizi tanıma ve tanıtma, kültürel mirasını koruma bilincinin oluşmasını, Tekirdağ şehir kültürünü toplumumuza kazandırmayı amaçladık. ‘Tekirdağ Şehir ve Kültür’ serili sempozyumlarımızı kitaplaştırarak geleceğe, bugünün insanları olarak tarihi bir kaynak sağladık” şeklinde konuştu.

“TEKİRDAĞ’A BİR ESER DAHA KAZANDIRMAYI UMUYORUZ”

Bayol, “Balkan ülkelerinden Tekirdağ’a gerçekleşen göç hareketlerinin tarihsel derinine inerek, akademik temelli bir çalıştayla, Tekirdağ’a hacimli bir eser daha kazandırmayı umuyoruz. Bu eserimizin de gelecek nesillere önemli kaynak sağlayacağını ümit ediyorum.  Göç, insanlık tarihinin başlangıcından beri var olan bir gerçektir. Dolayısıyla göç meselesi sadece şehrimizi, bölgemizi veya ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir konudur. Kitlesel olarak göç ettikleri yerde siyasi ve sosyal yaşamın gidişatına yön vermişlerdir. Cumhuriyet döneminin en önemli göç dalgalarından biri Bulgaristan’da yaşayan Türklerin Tekirdağ’a ve Türkiye’ye göçleri olmuştur.” diye konuştu.

“SÜLEYMANPAŞA GEÇMİŞ TARİHİNİ YANSITACAK CİDDİ PROJELERE İMZA ATACAK”

Geçmişimizden ders almamız gerektiğinin altını çizen Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel, gençlerin de aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Bende bu topraklara göç etmiş bir Rumeli ailenin torunu olarak mahallemden hep duymuşumdur. Göç demek acı demek. Özellikle ayrılık demek. Düşünün ki oturduğunuz evinizden birisi geliyor ve kalk artık buradan gidiyorsun diyor. Ailenizden, sevdiklerinizden kopuyorsunuz.  Dedemin babası 6 kardeş. Bunlar darmadağın oluyor. Biri Mersin’e gidiyor. Birisi Antalya’ya gidiyor. Her konuşmada anlatmaya çalışıyorum: ‘Tarihi olmayanın geleceği olmaz’ diyorum. Geçmişimizden ders almamız gerekiyor diyorum. Özellikle gençlerimizin bu noktada aydınlatılmasıyla alakalı bize düşen bir görev varsa emrinizdeyim. İnşallah Süleymanpaşa bundan sonraki dönemde geçmiş tarihini yansıtacak ciddi projelere imza atacak. Hem de Avrupa ile Asya’nın ortasına köprü olan bu ilçe inşallah turizm ve diğer olanaklardan da yararlanan ilçe olacak diyorum” diye konuştu.

“MİLYONLARCA İNSAN GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI”

Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, Balkan Savaşı sonrasında milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığına işaret ederek, “İnsanlık boyunca yaşanan göçler, dünyada eşitsiz biçimde dağıtılmış ekonomik fırsatlardan yararlanma isteğinin bir sonucu olabildiği gibi, ekolojik sebepler, dayatmalar ya da devletler tarafından gerçekleştirilen sürgünler, iskanlar ve savaşlar nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir. Tekirdağ’a da çeşitli sebepler yüzünden göçler yaşanmıştır. Bunların en önemlileri, Balkan Savaşı sonrası yaşanan göç hareketi ve 1989’da Bulgaristan’da yaşanan Türk Zorunlu Göçü’dür. Balkan Savaşı ve sonrasında milyonlarca insan, yüzyıllarca yaşadıkları topraklardan ayrılmak, bütün geçmişini, servetini, komşusunu, bağını, bahçesini arkada bırakarak göç etmek zorunda kalmıştır” ifadelerini kaydetti.

“TAM ANLAMIYLA BİR SOYKIRIM YAŞANMIŞTIR”

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Alp, Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla 19. yüzyıldan itibaren yüz binlerce insanın Rumeli’yi terk ederek anavatana geldiğini, tarihte bazı dönemlerde de soykırım ve göçlerin yaygın olduğunu dile getirerek, “1821-1826 yılları arasında Yunan isyanı sırasında 400 bin Türk’ü Yunanlılar katletmişlerdi. Aynı zamanda bütün Türk eserlerini yok etmişlerdi. 93 harbinde de aynı hadiseler yaşanmıştı. 93 harbi yıllarında 350 bin Türk katledilirken bir milyondan fazla insan yurdundan olmuştur. Yine Balkan Savaşları’na geldiğimiz zaman tam anlamıyla bir soykırım yaşanmıştır. Türk tarihinde ki en büyük acılar bu süreçte gerçekleşmiştir. Batı kaynaklarına göre sadece Türklerden 632 bin sivil katledilmiştir. 440 bin kişi zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Doğu Trakya’da 300 bin kişi vahşice öldürülmüş” açıklamalarına yer verdi.

Habertrak/Özlem İnan

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi