29 Ekim resepsiyonu düzenlendi

Yayınlama: 31.10.2022 15:19
A+
A-

Edirne’de kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Valilik tarafından düzenlenen resepsiyonda davetlileri Vali H. Kürşat Kırbıyık ve eşi Dilek Kırbıyık Hanımefendi birlikte karşıladı.

Resepsiyona mülki ve askeri erkanla birlikte belediye başkanları, yargı mensupları, STK temsilcileri, şehit aileleri ve gazilerimiz, ilimizden siyaset, sanayi, sağlık, tarım, spor ve basın camiasından çok sayıda davetli katıldı.

Edirne Valisi H. Kürşat Kırbıyık, günün anlam ve önemini anlatan konuşmasında;  “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle Cumhuriyetimiz mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır diyerek ilan ettiği Cumhuriyet Allah’a çok şükür bugün 99. yılını kutluyor. Bize bu Cumhuriyeti çok büyük fedakarlıklarla armağan eden, canları pahasına mücadele ederek bu ülkeyi bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere milli mücadelenin kahramanlarını saygıyla, şükranla, minnetle yad ediyorum.

İbn’i Haldun’a göre devletler aynı insanlar gibi doğar, büyür, yaşar ve bir yerden sonra da varlıkları sona erer. Osmanlı Devleti de bu teoriye uygun şekilde doğmuş bir beylik olarak mücadelesine başlamış, payitaht olduğu Edirne’de devletleşme sürecinin adımlarını atmış, İstanbul’un fethiyle birlikte İmparatorluk sürecini tüm dünyada etkisini gösterecek şekilde gerçekleştirmiştir. Tabii Edirne’de aslında bu medeniyet çizgisinin en net şekilde izlenebileceği şehirlerden bir tanesi. Belki de en başta gelen şehir. Bunu eski caminin kubbelerine baktığımızda, beylik döneminin esaslarını görüyoruz. Üç şerefeli veya ikinci beyaz külliyesine doğru giderken artık devletleştiğimizin güçlendiğimizin etkisini görüyoruz. Tabii dünyada ve bölgede yaşanan gelişmeler çerçevesinde Osmanlı Devleti de imparatorluğu da bir yerden sonra önce duraksama sonra gerileme dönemine girdi. Ve Kurtuluş Savaşı’nı yaşadığımız süreç öncesinde Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşıyla birlikte hakikaten milletimiz çok acı günlerden, çok acı tecrübelerden geçti. Ama o zor ve kötü günlerde Allah’a şükürler olsun bu millete bir armağan olarak dünyaya gelen Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bir millet, bir ve beraber olunca her şeyi nasıl başarabileceğini, büyük bir kurtuluş mücadelesininin nasıl sergilenebileceğini tüm dünyaya ispat etti. Tabii bu coğrafyada, bu topraklarda yaşamanın bir bedeli var. Biz bunu tarih boyunca hissettik. Türklüğün de bir bedeli var. Bunu da tarih boyunca yaşadığımız onlarca tecrübeden iliklerimize kadar her zerremize kadar hissetmiş durumdayız. Bugün de bazen bu yanılgının içerisine düşüyoruz. Biz elbette muhteşem bir coğrafyada yaşıyoruz. Ancak şunu da bilmemiz gerekiyor. Sadece sahip olarak güçlü kalabileceğiniz, ayakta kalabileceğiniz bir coğrafya değil. Bu coğrafyanın çok çeşitli zorlukları var. Coğrafyadan kaynaklı zorlukları var. Burada çok çalışarak birlik beraberlik içerisinde ancak ayakta kalınabilir ve tarihimizde de milletimiz bunu defaatle ispat etmiş ve göstermiştir. Bugün de şöyle etrafınıza bir baktığımızda Suriye’deki, Irak’taki karışıklıkları görüyoruz. Ötesinde Ermenistan’ın işgallerinden kaynaklı olarak yıllardır Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki bir çatışma sürecini görüyoruz. Yakın zamanda patlak veren Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın, bölgemizdeki tüm olumsuz etkilerini bizler de hissediyoruz. Yine coğrafyamızdan kaynaklı olarak, dünyadaki neredeyse ki birçok çatışma noktasının Mısır’dan Libya’ya kadar, bu coğrafyaya yakın olmasından kaynaklı olarak hakikaten zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu noktada bizlere düşen, gelecek kuşaklara bu Cumhuriyetin 2.yüzyılını çok daha kuvvetli bırakabilmek için bizlere düşen iki unsur var. Biri birlik ve beraberlikten asla taviz vermemek ve diğeri çok çalışmak. “dedi. Haber Merkezi

 

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi