Reklam

                     BİR İNSANIN IŞIĞI: MEHMET ÇEVİK

                     BİR İNSANIN IŞIĞI: MEHMET ÇEVİK
Yayınlama: 07.04.2026
Düzenleme: 07.04.2026 14:26
A+
A-

 

 

 

Uzun uzun düşündüğüm konulardan birisi de: Bir insanı toplum içinde farklı kılan şey nedir? Düşüncesidir. Düşüncemin sonunda vardığım sonuç o insanı dokundukları, onu farklı kılan şey olduğunu anlamamdır.

 

Mehmet Çevik’i tam da buradan anlatmaya çalışacağım. Onun öyküsü, biriktirdiklerinden çok paylaştıklarıyla öne çıkıyor.

 

Kepirtepe’de bir gün eline aldığı bir fotoğraf makinesi, onu farklı kılacak gelişmelerin başlangıcıydı. O günden sonra yakalanan her kare, bir mesleğin değil de; bir bakışın, bir duruşun devamı gibidir. Yirmi beş yıl öğretmenlik yaptı. Geçen yıllar mesleğe adandığı süreyi anlatıyor olsa da, ben bunu yüzlerce, binlerce insana dokunuş zamanı olarak görüyorum.

 

Görünüşte öğretmenlikten sonra, yani emekli olduktan sonra fotoğrafçılığa yöneldi gibi görünür. Ama böyle değildir. O hep aynı yerde kaldı; öğretmen, öğretici ve paylaşımcı olarak… Elindeki kalem, makineye dönüşse de onun öğreticiliği hep devam etti.

 

Onun fotoğraflarında hem şehirlerin yüzleri, hem de insanların yüzleri vardır. Üretmeye adanmış bedenlerin elleri,kainattan gezegenimize selam veren yıldızların,göktaşlarının,saman yollarının şavkı vardır.

 

Dikkatli bakıldığında, o fotoğraflarda asıl görünen, anlaşılan şey zamandır. Kaybolmaya yüz tutmuş bir hatıra, unutulmak üzere olan bir yüz, bir meslek, bir ömür sessizce alınır ve geleceğe emanet edilir. Onun bitip tükenmek bilmeyen sanat çabasını, toplumuna, ülkesine ve dünyaya duyduğu vefa duygusuna bağlıyorum…

 

Sergiler açıldı, ödüller alındı. Dünyanın çok farklı ülkelerinde fotoğrafları kabul gördü. Uluslararası unvanlarla onurlandırıldı. Bunların hepsi başarı öyküsüdür. Çok büyük emekler sonucu ulaşılmıştır bu derecelere. Ama onu farklı kılan şey, eldi ettiklerini hiçbir zaman bir son olarak görmemesidir.

 

Onun asıl meselesi; bildiğini saklaması, öğrendiklerini de paylaşmaktır. Yıllarca ücretsiz fotoğraf eğitimleri verdi. Gençlerin eline fotoğraf makinesini tutuşturmaktan büyük onur duydu.”Bir fotoğraf sadece çekilmez, aynı zamanda hissedilir.” Diyerek fotoğrafın gücünü anlattı ve aktardı. Bir yerde ışığın nasıl düştüğüne değil, insanın, mekânın nasıl göründüğünü öğretti. Bu yüzden öğrencileri sadece fotoğraf çekmeyi değil, bakmayı öğrendi.

 

Onu daha yakından tanıma fırsatım benim için bambaşka bir kapı açtı. Aylar boyunca her hafta atölyeme geldi. Oturduk, konuştuk ve dinledim. Anılarını anlatırken bazen bir çocuk gibi sevindi, bazen ise gözleri ıslandı. Ne sevincini, ne de hüznünü saklamadı. O anlatırken ben sadece yazmadım; bir insanın iç dünyasına tanıklık ettim.

 

Aylar süren bu buluşmaların sonunda, şehrimizde belki ilk kez bir biyografik roman ortaya çıktı: “Gerçeğe Dönüşen Düşlerin Öyküsü, Öğretmenliğin 50.Yılında…”

 

Aylarca hep birlikte geçirdiğimiz süreçte onun sabrının büyüklüğünü gördüm. İçinde hiç büyümeyen çocuğu tanıdım. Annesine ve evlatlarına olan bağlılığını hissettim. Ve en çok çalışma azmine yakından şahitlik ettim.

 

Bu yüzden Mehmet Çevik’i anlatmak, sadece bir öğretmeni, ya da bir fotoğrafçıyı anlatmak değildir. Onu sadece bir mesleğe sığdıramayız. Öğretmen ama sadece okulda değil. Fotoğrafçıdır ama sadece kadrajda değil. Bir gönül, bir anlatıcı, bir hatırlatıcıdır o…

 

Gördüğüm şey, onun hayatında acele, gösteriş yoktur. Sabır ve süreklilik vardır… Hem kendisi, hem başkaları için açtığı alanda, yıllarca verdiği çabaların karşılığını çok az insanın başaracağı bir azimle çalışarak hak etti.

 

Bu emekler de karşılıksız kalmadı. Yedi kıtada, altmış ülkede kazandığı yüzlerce ödül; altın, gümüş, bronz madalyalar ve uluslar arası unvanlar onun sanat yolculuğuna eşlik etmiştir. Bütün bu başarıların yanında onun seçimi yine insanın yanında durmak olmuştur.

 

Bir şehrin hafızasında yer etmek kadar, bir insanın hafızasında yer etmek çok zordur. Ama Mehmet Çevik her ikisini de, onun ruhuna süzülen o ilahı sabır ve çalışkanlığıyla başarmıştır.

 

O,sadece fotoğraf çekmedi, aynı zamanda insanlara da dokundu…

Marka Flower Çiçekçi