Bizim Zamanımızda Medya

Bizim Zamanımızda Medya
Yayınlama: 30.06.2025
5
A+
A-

 

Hani şimdi söylüyoruz da işi yapanlar şaşırıyorlar.

Aaaaa…

“Öyle miydi eskiden?” diyorlar.

Evet öyleydi!

Şimdi medya işine soyunanlar bilmezler.

Bizler çok zor şartlarda farklı dönemlerde bu işi yaptık.

Öyle kolay olmazdı bir yerde çekim yapmak.

Kameralar ağırdı.

Sonra batarya öyle çok sürede gitmezdi.

Çözüm olarak bel çantası içine konulan motosiklet aküleriyle çekim yapardık.

Omzum ve boynum ondan dolayı hala sorunludur.

Öyle telefon kamerası bilmezdik.

Zaten yoktu!

**  **

Habere koca kamera ve motosiklet aküsü belimde giderdim mesela.

Şaka demiyorum.

Ben gelmeden de program başlamazdı.

Evet, Kanal59 ekibi gelmeden programlar bile başlamadığı oluyordu.

Beni yetiştirmek için başkanların makam araçlarıyla etkinliklere çok defa gitmişliğim vardır.

Zaten programlarda 2 ya da 3 kişi oluyorduk.

Gazeteci olarak, medya olarak toplasanız bu kadardık.

**  **

Hepimiz birbirimizi tanırdık.

Etkinlik, toplantı, eylem, kutlama, davet, konser, miting her yere giderdik.

Emniyete çok görüntü vermişliğim vardır.

Onların kameraları yoktu.

Öyle bir birimleri ve ekipmanları yoktu.

Asayiş olaylarını hiç sevmezdim.

Ancak el mecbur onlara da giderdik.

**  **

Kazalardan nefret ettim.

Ama giderdik.

Yıllarca bunlara git gel yaptım.

Kamera elimde çok kişi görmüştür beni.

Zaten kamera da görünmeyecek bir şey değildi.

O vakit kamerası olan bilinirdi ki televizyoncuydu.

**  **

Sahil, çarşı ve iç mahallerde çok yerde çekim yaptım.

Çok kişi ile röportajım var.

Yıllar yılları kovaladı.

Artık o günler unutuldu.

Şimdi telefon ile yapılır oldu her şey.

Ama ne kadar kolay olursa o kadar değersiz oldu.

Ben de artık sosyal medyadayım.

Uzun zamandır da bu işi böyle yapıyorum.

Çağa ayak uydurduk.

Ama işimizin temelini biliyoruz.

Binaya en tepeden atlamadık.

Hayatımın hiç bir bölümü öyle olmadı.

**  **

Radyo programı yaptığım günleri çoğu kişi bilmez.

Ama uzun süreler radyoda program yaptım.

Gece programlarım meşhurdur.

Radyoların radyo olduğu vakitleri konu ediyorum.

Şimdi olduğu gibi değildi.

Bir şarkı çıktımı radyodan dinlenirdi.

İstek şarkıları çalardık.

Herkes her albümü alamazdı.

İnsanlar radyoya ilgi duyardı.

**  **

Program içinde karnımız acıktı diye konuşsak kapıya tepsi tepsi börekler gelirdi.

Şaka demiyorum.

Böyle zamanlarda radyo programcılığı yaptım.

Kaset sardığında yandınız.

Konuş, konuş ve daha da konuş ki kasedi sardığı yerden çıkar.

Yaaa…

Böyle zamanlardı.

**  **

İşte CD geldi de rahatladık dedik.

Ama CD takılması yok mu o da mahvederdi bizi.

Şimdiki gibi kolay değildi.

Bilgisayarlar yoktu.

Zaten topu topu birkaç radyo istasyonu vardı.

Yerel radyolar çok dinlenirdi.

O kadar çok telefon gelirdi ki telefonu meşgule atardık.

(Sabit telefonu açık bırakırdık.)

Telefonlara yetişemezdik.

**  **

Kapıya gelen dinleyiciler ile sekreter görüşürdü.

Yaaaa..

Bunları şimdikler şaka sanıyorlar.

Ancak evimde hala sakladığım bir çuval mektup var.

Siz kaç defa mektup aldınız.

Birine mektup yazmak nedir bilir misiniz?

Kim bu kadar size değer verir?

İşte o yıllarda medya işi böyle yapılırdı.

Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi yoktu.

Tekirdağ vardı.

Herkes bilir, herkes tanırdı.

Şimdi eline sabah erken kalkıp iyi bir telefon alan “sosyal medyacı” oluyor.

Ardından da “gazeteciyim” diyor.

Böyle bir zamanda banada gazeteci değilim demekten başka bir şey de düşmüyor.

Saygılar…

 

Marka Flower Çiçekçi