Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Altta kalanın canı çıksın… 1990’ların başında kurulan yeni dünya düzeninin felsefesi bu.
Tamam da böyle gelmiş, böyle mi gidecek?
Üsttekiler sömürmeye, ezmeye; alttakiler sömürülmeye, ezilmeye devam mı edilecek? Üstelik de mengenenin ağzı her geçen gün biraz daha sıkılırken?
Yüzde 10’un, yüzde 90 karşısındaki zaferidir bu. Ya da yüzde 90’ın yüzde 10 karşısındaki hezimeti.
Ne olacak o zaman? Zafer ve hezimet ilişkisi sürgit böyle mi olacak?
Biz yetişkinlerden umutlanmak boşa kürek çekmekten başka bir şey olmasa gerek. Zira ancak değiştirecek şekilde yetiştirilenler değiştirebilirler düzeni.
Aynen böyle: Ancak gereği gibi yetiştireceğimiz çocuklar olabilir düzeni değiştirecek olanlar. Güçlülerin, güç merkezlerinin hakkından ancak onlar gelebilirler çünkü. Bu da ona göre yetiştirilmeleri koşuluyla olacak bir şey.
Ancak bu güç odaklarının, böyle bir şeye izin vermek istemeyecekleri kesin. Değilse kendi iplerini kendileri çekmiş olurlar.
Öyleyse ne yapmalı?
Ölümden başka her şeyin çaresi olabildiğine göre, bunun da olmalı. O çareyi de ancak gereğince yetiştireceğimiz çocuklar bulabilirler. Ancak o çocukların büyümüş hâli olabilir dünyayı değiştirecek olanlar.
Bizim değiştirmemiz, çocukları o değişikliği yapacak şekilde yetiştirmekten daha zor. Ya da şöyle diyelim: Çocuklarımızı, düzeni değiştirebilecekleri şekilde yetiştirmek; o düzeni bizlerin değiştirmesinden daha kolay.
Ancak kaçımız ona göre yetiştirmekte çocuğunu?
Örneğin kaçımızın evinde söylediklerine kulak verilmekte?
Hangimizin evinde “aklı ermez” gözüyle bakılmamakta çocuklara?
Kaçımızın evinde onlara da görüş açıklama, fikrini söyleme, eleştirme, tercihte bulunma, sorma, sorgulama hakkı tanınmakta?
Kaçımızın evinde büyüğüne itiraz ettiklerinde ağızlarına biber sürülmemekte?
Kaçımızın evinde yaratıcılıklarına, yaşama sevinçlerine, meraklarına, özgüvenlerine, kişiliklerine, onurlarına, medeni cesaretlerine kıyılmamakta?
Kaçımızın evinde birey olarak algılanmakta?
Tolstoy ne demişti?
“Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür de kimse kendini değiştirmeyi düşünmez.”
Dünya, ancak bunları yapmaya son verdiğimizde, yani çocuğa bakışımızı değiştirdiğimizde de ğişmeye başlayacaktır.
Tabii çocuklarımızdaki özgüven ve mutluluk derecesi de.