Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
BÜYÜK FELAKET BÜYÜK SINAV
Sanıyorum en çok üzerinde duracağımız söz; “ Bu kadar da mı olur?” Hiç yorulmadan baş kaldıracak olan söz; “ Evet, bu kadar da, bundan daha fazla da olur” diyeceği gün gibi ortada!
Niçin?
Çünkü ne ders çıkarıyoruz, ne de sınava çalışıyoruz…
Diyebilirsiniz ki; “ Daha kaç deprem ve kaç şiddetinde olsun ve kaç can ölsün ki bir daha böyle dramları yaşamayalım?” Bunun cevabını henüz verecek birisi veya birileri yok!
Neden mi?
Yıllardır,1999 yılından bu yana söylenmiyor mu; Marmara depremi gelecek! Marmara depremi kapıda! Ne önlemler aldık? Hangi hazırlıkları yaptık?
Marmara depremi yaşanmadan o büyük ve korkunç gece; Kahramanmaraş depremi oldu. Perişanlığın, felaketin, korkunç kayıpların haddi hesabı belli değil…
Oraya uzanan yardım ellerini gözlerimle gördüm. Karıncalardan daha çalışkan insanlar-insanlarımız; felaket bölgesine yardım göndermek için koliler geliyor, gidiyor, yükleniyor…
Valiliğimizin, Kaymakamlıklarımızın, Müdürlüklerimizin sorumluluğu, samimiyeti, yardım eli, halkımızla yan yana; buradan, kentimizden yapılması gereken her şey yapılıyor: Maddi ve manevi…
Buraya kadar onur duyuyor, içimiz, ruhumuz neredeyse tonlarca yük altında eziliyor: Vicdanlarımız, kalbimiz kanıyorken…
Ya Marmara?
Tekirdağ’da yaşanması beklene ve eninde sonunda yaşanacak deprem için neler yaptık? En eski mahallelerimizde bırakın dönüşümü, bugüne kadar hangi bina çürük, hangi bina depreme dayanıklı onları tespit edebildik mi?
Ne hazindir ki bu eksiklerde, biz vatandaşların da büyük eksikliği, çok büyük duyarsızlıkları da var.
Böyle hayati, insani konular insanlarımızın ellerine bırakılır mı, bırakılmaz mı? Ben bunu düşünüyorum; içimiz, dışımız yaşanan büyük felaketin acılarıyla dolmuş, taşmışken…