Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


Eğitim İş Sendikası Tekirdağ 1 No’lu Şube Başkanı Barış Özer, Tekirdağ’ın eğitimdeki başarı seviyesinin düşük olduğunu söyledi. İlde çok sayıda imam hatip okulu bulunduğunun altını çizen Özer, “Tekirdağ’da imam hatip liselerinin üniversiteye girme başarısı çok düşük. İlk binde veya 10 binde öğrenci olduğuna son yıllarda pek tanık olmadım” dedi.
Tekirdağ’ın eğitimdeki başarı durumunu Habertrak’a değerlendiren Eğitim İş 1 No’lu Şube Başkanı Barış Özer, Tekirdağ merkez Süleymanpaşa’da bir tane fen lisesi olduğunu kaydederek, “Burada bir fen lisemiz var. Fen lisesi binde 2’lik öğrenciyi alıp yüzde 5-6 ile mezun ediyor. Fen lisemiz bile böyleyken, imam hatiplerden akademik başarı bekleyemeyiz” dedi. Proje imam hatip liselerinden biri olan Trakya Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde sosyal ve fen bilimleri uygulaması olduğunu kaydeden Özer, “Adı imam hatip lisesi, ama sosyal bilgiler ve fel bilimleri lisesi karışımı bir müfredat da uygulanıyor. Buna rağmen maalesef bu lisenin bir başarı gösterdiğini söyleyemiyoruz. Bu sene üniversite yerleştirmeleri yeni yapıldı, onun analizini henüz yapmadık, ama Tekirdağ’da durum parlak değil” ifadelerini kaydetti.
ORTAOKUL MEZUNLARININ YETERİNCE SEÇENEĞİ YOK
Barış Özer, Tekirdağ’daki ortaokullarda da başarı durumunun liselerdeki gibi düşük olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Tekirdağ’da en çok Şehit Mehmet Şengül Ortaokulu tercih ediliyor. Burada ful yapan çocuklarımız var. İl merkezindeki ortaokullar, liselere göre biraz daha iyi, ama Süleymanpaşa’da bu çocukların tercih edebileceği okullar sınırlı sayıda. Fen Lisesi, Namık Kemal ve Anadolu Lisesini en çok tercih ediyorlar. Trakya İmam Hatip Lisesi de sınavla öğrenci alan bir okul, ama orda da kontenjan dolunca öğrencilerimiz farklı ilçelere gidiyor. Çorlu’ya, Çerkezköy’e ya da farklı illere kayıyorlar.”
YENİ FEN LİSELERİ AÇILMALI
Süleymanpaşa’daki Ebru Nayim Fen Lisesi’nin yanı sıra ilde sadece bir tane daha fen lisesi olduğunu kaydeden Özer, “Biri Süleymanpaşa’da biri de Çorlu’da olmak üzere Tekirdağ’da toplam iki tane fen lisesi var. Yeni fen liselerinin açılması gerekiyor. Bir de eski Anadolu liselerinin geri dönmesi lazım. Biz bütün liselere Anadolu lisesi diyoruz artık. Önceden öyle değildi, düz liseler vardı. Akademik başarı sıralaması anlamında fen liselerinden hemen sonra da Anadolu liseleri gelirdi. Üçüncü sırada öğretmen liseleri vardı. Şimdi ne oldu? Fen lisesi dışındakiler hepsi Anadolu lisesi oldu. Bütün kurumlara Anadolu lisesi tabelası çakmakla onları Anadolu lisesi seviyesine çıkaramadınız” dedi.
“DEVLET, KENDİ OKULLARI ARASINDA AYRIM YAPIYOR”
Mevcut durumu eleştiren Barış Özer, şunları söyledi: “Burada liselerin eski sisteme dönüp, normal liselere geçilip sınavla öğrenci alan liselerin; fen lisesi, Anadolu lisesi, öğretmen lisesi benzeri bir şekle sokulmasından yanayız. Şimdi tüm okullar Anadolu lisesi, ama başarı Anadolu lisesi başarısı seviyesinde değil. Zaten ortaokulda Milli Eğitim açık ve net olarak şunu söylüyor: Bizim ortaokuldan mezun ettiğimiz öğrencilerin yüzde 95’i akademik olarak eğitime uygun değil. Çünkü sınavla öğrenci alan okullar, toplam öğrencilerin ancak yüzde 5’ini kapsayabiliyor. Bunlara nitelikli okul diyorlar. Bu da devletin kendi okulları arasında nitelikli-niteliksiz ayrımı yaptığı anlamına geliyor. Bu okulların öğretmenlerini de devlet atıyor, müdürünü ve yöneticilerini de devlet atıyor. Bu durumda neden bazıları nitelikli, diğerleri ise niteliksiz oluyor?”
“DİNSEL DEĞİL, BİLİMSEL EĞİTİM”
Eğitime ideolojik olarak yaklaşılmaması gerektiğini aktaran Eğitim İş Tekirdağ 1 No’lu Şube Başkanı Barış Özer, şunları söyledi: “Bir bilim olan eğitime ideolojik yaklaşırsanız kaliteyi düşürürsünüz. Yani eğitimin bilimsel yapılması gerekiyor. Eğitim dinsel olduğu zaman başarı beklememiz pek mümkün değil. Bizim daha çok fizik, kimya, biyoloji, sosyal bilimler, tarih, Türkçe öğrenmemiz gerekirken; Arapça, fıkıh, kelam gibi derslere yoğunlaştığımızda doğal olarak günümüz dünyasından, gerçek dünyadan bir kopuş olacaktır. Sadece din eğitimi alan bir çocuk nasıl mühendis olur ki!
“KALİTE DÜŞÜNCE BAŞARI DÜŞÜYOR”
Avrupa’da da din okulları var, ama halkın çok küçük bir kesimine hizmet ederler. O okullarda okuyanlar da genelde din insanı sınıfına girerler. Ama bizde bir şehirde 20 tane imam hatip okulu var, ama bu kadar din adamına bizim ihtiyacımız yok. Milli Eğitim’in amacı da imam hatipte yetişenlerin din insanı olması değil zaten. ‘İmam hatipte yetişsinler, ama bütün meslekleri kapsayacak şekilde üniversitelere gitsinler’ isteniyor. Burada bir kimya uyuşmazlığı oluyor, eğitimin kalitesi düşüyor. Kalite düştükçe başarı düşüyor. Bizim şu anda ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri diplomalı işsizler, ne olacağını bilmeyen öğrencilerdir. Üniversiteler de böyle, ama bunun en temeli liselerdir. Lise son sınıfa gelip üniversite sınavına girdiğinde bile halen ne olacağını bilmeyen insanlar yetişiyor.” Habertrak / Bülent Kutlutürk