Reklam

Firma Yetkilileri Salonu Terk Etti

Firma Yetkilileri Salonu Terk Etti
Yayınlama: 27.03.2026
A+
A-

 

Marmaraereğlisi ilçesine bağlı Sultanköy Mahallesi’nde yapılması planlanan akaryakıt ve kimyasal ürün depolama terminali kapasite artışı projesine karşı halkın direnişi devam ediyor.

Marmaraereğlisi Namık Kemal Meslek Yüksek Okulu’ndaki toplantıda halkın ve çevre gönüllülerinin sert tepkisiyle karşılaşan firma yetkilileri projeyi anlatamadan salonu terk etti ve toplantı yapılamadı.

 

 

Daha önce yapılan itirazlar sonucunda reddedilen projenin revize edilerek yeniden gündeme getirilmesi tepki çekti.

 

Projeyi yürüten Likit Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından hazırlanan yeni plan kapsamında mevcut tesis alanına 19 yeni tank eklenmesi öngörülüyor. Bu durum, sadece kapasite artışı değil, aynı zamanda risklerin de katlanarak büyümesi anlamına geliyor. Özellikle kimyasal depolama faaliyetlerinin doğası gereği taşıdığı tehlikeler göz önüne alındığında, projenin yer seçimi en çok eleştirilen konuların başında geliyor.

DEPREM GERÇEĞİ VE BÜYÜK RİSK

Çevre savunucularının en önemli vurgularından biri, Marmaraereğlisi’nin aktif fay hatlarına yakınlığı. Marmara Denizi çevresi, Türkiye’nin en kritik deprem bölgelerinden biri olarak biliniyor. Olası bir depremde kimyasal depolama tanklarının zarar görmesi; yangın, patlama ve zehirli sızıntı gibi felaketleri tetikleyebilir. Bu tür bir senaryonun sadece ilçe ile sınırlı kalmayacağı, bölgesel hatta ulusal ölçekte çevre krizine dönüşebileceği ifade ediliyor.

YERLEŞİM ALANLARINA TEHLİKELİ YAKINLIK

Projeye yönelik bir diğer önemli eleştiri ise tesisin yerleşim alanlarına olan mesafesi. İddialara göre bazı bölgelerde bu mesafe 20 metreye kadar düşüyor. Bu durum, uluslararası güvenlik standartları açısından da ciddi bir sorun olarak görülüyor. Olası bir kazada halkın doğrudan etkilenme riski, projeyi yalnızca çevresel değil aynı zamanda insani bir mesele haline getiriyor.

SU KRİZİ DERİNLEŞEBİLİR

Marmaraereğlisi’nde halihazırda yaşanan su sıkıntısı da projeye yönelik tepkilerin önemli bir parçası. Kimyasal depolama tesislerinin bakım, temizlik ve işletme süreçlerinde yoğun su tüketimi gerektirdiği biliniyor. Bölge halkı, evsel kullanıma dahi zor yeten su kaynaklarının böyle büyük bir sanayi faaliyetine tahsis edilmesinin kabul edilemez olduğunu savunuyor.

“TURİZM VE TARİH YERİNE SANAYİ BASKISI”

Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Mine Olgaç, yaptığı açıklamada projenin yalnızca bugünü değil, ilçenin geleceğini de tehdit ettiğini belirtti. Marmaraereğlisi’nin; sahilleri, tarihi mirası ve doğal yapısıyla turizm açısından gelişme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Olgaç, ağır sanayi yatırımlarının bu kimliği yok edeceğini ifade etti.

Olgaç, “Marmaraereğlisi tarımın, turizmin ve balıkçılığın kentidir. Ancak bu tür projeler ilçeyi bir sanayi bölgesine dönüştürme riski taşıyor. Bu yalnızca çevre değil, ekonomik gelecek açısından da yanlış bir tercihtir” dedi.

EKOSİSTEM VE DENİZ YAŞAMI TEHDİT ALTINDA

Bölgenin Marmara Denizi kıyısında yer alması, olası bir sızıntı veya kazanın etkilerini daha da kritik hale getiriyor. Kimyasal maddelerin denize karışması, balıkçılığı bitirme noktasına getirebilir ve deniz ekosistemine uzun vadeli zararlar verebilir. Bu durum, sadece çevreyi değil, geçimini denizden sağlayan yerel halkı da doğrudan etkileyecek.

KATILIM DÜŞÜK, ENDİŞE BÜYÜK

Yeniden düzenlenen ÇED Halkın Katılımı Toplantısı’na katılımın düşük olması dikkat çekerken, bu durum bazı kesimler tarafından “bilgilendirme eksikliği” ve “sürece güven duyulmaması” ile ilişkilendiriliyor. Çevre savunucuları, halkın yeterince bilgilendirilmediğini ve süreçlerin şeffaf yürütülmediğini öne sürüyor.

“BU SADECE BİR ÇEVRE MESELESİ DEĞİL”

Deprem riski yüksek, su kaynakları sınırlı ve turizm potansiyeli bulunan bir bölgede kimyasal depolama faaliyetlerinin genişletilmesi, uzun vadeli sonuçları açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor.

ÇED süreci devam ederken, Marmaraereğlisi’nde yaşayan vatandaşlar ve çevre örgütleri projeye karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirtiyor. İlçenin geleceğinin nasıl şekilleneceği ise verilecek nihai karara bağlı olacak.

TEKİRDAĞ KENT KONSEYİ DE İTİRAZ ETTİ

Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Berrin Başol ise tüm sivil toplum kuruluşları olarak bu tank çiftliği ve kimyasal depolama tesisi projesine karşı mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Kent Konseyi Başkanı Başol, “bu tesis zaten mevcutta yerleşim alanlarının dibinde. Şimdi tank sayısının arttırılması amaçlanıyor. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Bu kadar dar bir alanda kimyasal ve tehlikeli depolama yapılması çevre ve insan dağlığı açısından tehlike oluşturacaktır. “dedi.

 

Habertrak/Serhat Yeşilipek

 

Marka Flower Çiçekçi