Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Derleyen: Sezai GENÇÖZ
Kiraz mevsimi gelince birkaç gün evvelinden olmak üzere her kes hal ve vaktine göre hazırlanır. Cuma günlerine göre ayarlanan bu kiraz eğlenceleri için sabahleyin erkenden kalkılarak itina ile hazırlanmış öküz, manda, at, fayton veya landon arabalara binilir. Yiyecekler küfelere, sepetler konur erkenden fırına verilerek kızartılmış kuzular ya giderken veya sonradan fırından aldırılır, tava yoğurtlarıyla birlikte arabalara konur, türkülere, maniler söylenerek yola çıkılır, bağ mahaline varılır, her bağın içinde ve civarındaki çeşmeye yakın büyük çınar ağaçları veya kiraz ağaçları altına halılar, kilimler, şilteler serilir üzerlerine yerleşirilir.
Genç komşu kızları birkaç gün evvelinden diktikleri. Allı, pembeli kirazlık entarileri sırtlarında olduğu halde, sepetler ellerinde Kiraz ağaçlarına çıkarlar şarkı söyleyerek, şakalar yaparak kiraz toplamaya başlarlar. Bağa erken gidildiği için bir taraftan çay semaverleri yakılır, çaylar ve getirilmişse sütler içilerek kahvaltı edilir ve biraz sonra da kırda hazırlanması adet olan yemekler için ocaklar hazırlanır. Şayet fırına kuzu verilmemiş ise şehirden getirilmiş etler veya orada kesilmiş kuzular kızartılır. Etli pilav veya çoban kebabı yapılır, öğle yemeği için geniş bir mahâlde iki sıralı yer sofraları kurulur toplanan kirazlar beyaz keten örtüler üzerindeki büyük tepsilere dökülür, kızartılmış kuzu orta yere konur ve herkesin tabağına taksim olur ve yine daha evvelden hazırlanmış zeytinyağlı yaprak dolması, peynir veya kıymalı börek, yoğurt, salata gibi yiyecekler gülüşerek , ahenkle yenir, tabii o zamanlar kaçı göçü olduğu için bağ sahibi ile misafir erkekler ayrı bir gurup halinde bağın diğer bir tarafında ağaçlar altına kurulan sofralarda oturulur ve birlikte getirilmiş içkiler ( Kâfi gelmez ise bekçiler veya hizmekârlar atlarla şehre gönderilir tekrar nevale temin olunur) ortaya çıkar, misafirler içerisinde yoksa ev sahibinin daha evvelden tuttuğu saz takımı ahenge başlar tatlı sohbetlerle yemekler yenir, içkiler idareyle içilir.
Sazın çaldığı oyun havaları Trakya ve Rumeli türküleri, Tekirdağ karşılaması ile çiftetelliler oynanır bir taraftan erkekler bu havalara göre oynarken diğer taraftan kendilerini göstermeden genç kızlar ve kadınlar bu havalara ayak uydurarak oynarlardı. Yemekten sonra kahveler içilir ve herkese rehavet çöker, kimisi ağaç altında şekerleme yapar kimisi de vaktiyle ev sahibinin misafirler için hazırlatmış olduğu tek ve çift direkli çadırlara çekilir ve ikindiye kadar istirahat edilir. Bu arada bazı muzipler tarafında uyuyanlara türlü türlü şakalar yapılır ve bazılarının uykusu ağır olduğu için kırmızı boyaya karıştırılmış kömür isleriyle yüzleri boyanır maskaraya çevrilir ve yahutta yattığı yerde iplerle bağlanır su ile ıslatılır hatır ve hayale sığmayacak şakalar yapılırdı.
İkindiye doğru tekrar hazırlanan küçük sofralarda zeytin peynir hazırlop yumurta köfteler börekler çıkarılır tekrar çaylar içilir ve akşama yakın ut kanun keman ve klarnetten murekkep saz takımı ortaya çıkar tekrar oyunlara başlanır şarkılar türküler gazeller birbirini takip ederdi.
Akşam geç vakte kadar eğlenilir ortalık iyice kararınca birlikte getirilmiş olan fenerler veya lüksler yakılır. Ağaçlara çadır direklerine takılır. Kurulan sofralara sepetlerle yeniden kirazlar dökülür orada pişirilmiş pilavlar lengerlere dökülür halis koyun yoğurdu tavalarla ortaya çıkar peynirli ve kıymalı burma börekler ve yine orada pişirilmiş olan taze bakla yenir ve adet olduğu veçhile kol bekçileri ile arabacılara bütün yemeklerden yedirilir ve kalan nevaleler giderken yine bekçilere bırakılırdı.
Bir müddet dinnelindikten sonra Ay ışığının etrafa yayılmasıyla gidişe hazırlanılır çalgıcılar fenerleri yanmış olan öndeki arabaya bindirilir binek atlarına da erkekler biner kadınlı çocuklu arabalar ortaya alınır ve bir kısım erkekler en geri arabalara binerek düzenlenen sıraya göre şehre doğru yola çıkılır müteaddit mahallerde mola verilir arabalardan erkekler ve çalgıcılar yere inerek türlü türlü oyunlar oynanır şakalar yapılıp şevke gelinip hep birlikte silahlar çekilip birkaç el havaya ateş edilir hatta bekçiler bile çiftelerini ateşler ve bazen de daha evvel göz konmuş veya o gün için iki taraf aşıklar arasında gizlice söz verilmiş güzel bir kızın arabasının önü kesilir onun kaçırılması ile bu arada iki taraf arasında istenilmeyen olaylar meydana geldiği bir çok defalar görülmüş ve işitilmiştir.
Mehtaplı ve sakin havada ağır ağır arabalar yola devam ederler uykuları gelmiş küçük çocuklara arabalar içinde muvakkat salıncaklar kurulur geç vakit evlere dönülürdü. Bu ahenk ve eğlenceler kirazlar bitinceye kadar devam ettiği gibi üzüm kaysı ve diğer meyvaların ve bostanların meydana geldiği zamanlarda da bu eğlenceler gene böyle devam ederdi.
Eski Tekirdağ halkı çok konuksever ve eli açık insanlardı. Mahallesine yeni gelmiş veya memlekette tanınmış yabancı memur ve ileri gelen zevatla dostluk dercesine göre mutlak surette ailece bu eğlencelere davet edilir ve katiyen kendilerine bir yiyecek yaptırılmaz ve masraf ettirilmez ve hatta evlerinin önüne arabalar çektirilir gönülden ikramda bulunulurdu.
Kiraz eğlenceler Tekirdağlılar için yadırganmayan ezeli bir bayram günü olmuştur ki bu gelenekler her mevsimde edegelmektedir.
Kaynak: Tekirdağın Eski Günleri. Mahmut Sümer. Tekirdağ Halk Eğitim Yayınları, 1970.
Derleyen: Sezai GENÇÖZ