Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İyot insan vücudu tarafından üretilmeyen ve dışarıdan besinlerle alınması gereken eser bir element olduğu belirtilirken, insan vücudunda dışarıdan alınan iyot ’un neredeyse tamamınınTiroid bezinde biriktiği ifade ediliyor.
Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D. Başkanı Doç Dr Sayid Zuhur konu ile ilgili yaptığı açıklamada; İyot ’unTiroid hormonları olarak bilinen tiroksin (T4) ve triiyodotironin’in (T3) en önemli kısmını oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında;T4 hormonu ağırlığının %65’i ve T3 hormonu ağırlığının %59’unun iyottan oluştuğuna vurgu yapan Zuhur,‘’Bu yüzden iyot eksikliği, iyot eksikliği ile ilgili hastalıklar olarak bilinen, yani tek bir hastalıktan ibaret olmayan, bir grup hastalığa neden olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. Bu hastalıklardan korunmak amacıyla Dünya Sağlık örgütünce önerilen günlük iyot gereksinim miktarı0 – 59 aylık bebekler için günde 90 mikrogram, 6 – 12 yaş arası çocuklar için 120 mikrogram, ergenler ve erişkinler için 150 mikrogram ve gebeler ile emziren anneler için ise günde 250 mikrogram kadardır’’dedi.
Dünya da Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen miktarın altında iyot tüketen bölgeler geniş coğrafik dağılım gösterdiğine dikkat çeken Zuhur, İyot eksikliğinin Himalayalar ve And dağları gibi dağlık alanlarda yaşayan insanlarda çok fazla görüldüğüne işaret etti.
Ancak denizden uzak yaşayan insanlarda, örneğin Afrika kıtasının orta kısımları ile Orta Asya, orta ve doğu Avrupa bölgelerinde de iyot eksikliği görülebildiğine vurgu yapan Zuhur, bu tabloya bakıldığında dünya popülasyonunun neredeyse %50’sinin iyot eksikliği olan bölgelerde yaşadığına dikkat çekti.
Zuhur şunları kaydetti. ‘’İyot eksikliğine bağlı gelişen hastalıkların sayısının oldukça fazla olduğuna değinen Zuhur ancak bilinmesi gereken en önemli noktaların bu hastalıkların oluşabilmeleri için iyot eksikliğinin düzeyi ve başlama yaşıdır. Fetüs olarak bildiğimiz anne karnındaki bir bebek ciddi iyot eksikliğine maruz kalması takdirde düşük, ölü doğum, doğumsal anormallikler ve kretinizm olarak bilinen cücelik vezeka geriliği ile seyreden hastalıklar oluşabilir. Yeni doğan döneminde iyot eksikliğine maruz kalındığı takdirdekretinizm, guatr, hipotiroidizm dediğimiz Tiroid hormonu düşüklüğü oluşabilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde iyot eksikliği guatr, hipotiroidizm, zeka geriliği ve gecikmiş fiziksel gelişime sebep olabilir. Erişkinlerde ise iyot eksikliği doğurganlık oranında düşme, guatr ve nükleer radyasyona Tiroid bezi duyarlılığının artması gibi durumlara sebep olabilir.’’
YETERİNCE İYOT ALIMI ÇOK ÖNEMLİ
Yeterince iyot alımının ne kadar önemli olduğunun açıkça görüldüğüne işaret eden Zuhur, bundan dolayı dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de de tuzlara üreticiler tarafından Sağlık bakanlığının önerdiği miktarda iyot katıldığını söyledi.
Buna rağmen halen ülkemizde bazı bölgelerde iyot eksikliği görüldüğüne de dikkat çeken Zuhur, ister Himalaya tuzu, ister marketlerde satılan rafine tuzlar olsun tüm tuzların yaklaşık olarak %98’ini sodyum klorürün oluşturduğunu belirtti. Sodyum klorürün ise gereğinden fazla tüketildiğinde yüksek tansiyona sebep olduğunu ve bunun neticesinde ciddi sağlık problemleri oluştuğuna vurgu yapan Zuhur, Ancak Himalaya tuzu olarak bilinen ve pembe ile beyaz renkte marketlerde bulunan tuzlarda ise iyot ‘un neredeyse bulunmadığını ifade etti. Zuhur açıklamasını şöyle tamamladı. ‘’Yukarıda bahsettiğim hastalıklar göz önünde bulundurulduğunda bugünlerde medya da hangi bilimsel verilere dayandırıldığıbilinmeyen ve sıkça önerilen doğal tuz veya kaya tuzu tüketelim önerilerinin zararlarını varın siz düşünün!Sıkça sorulan sorulardan biri de Tiroid hastaları iyotlu mu yoksa iyotsuz mu kullansın şeklindedir. Tiroid bezinin çok sayıda hastalığı var ve bunlardan özellikle iki hastalık, toksik nodüler guatr ve Graves’ hastalığı ki halk arasında her ikisi birden ‘’zehirli guatr’’ diye biliniyor, dışında tüm diğer Tiroid hastalığı bulunanlar gündelik yaşamlarında makul düzeyde iyotlu tuz kullanmaları daha uygundur. Ancak hipotiroidizm dediğimiz ki bu durum da halk arasında Tiroid bezinin az çalışması olarak bilinir, çok yüksek miktarda iyot içeren bazı besinler ve takviye ilaçları almamaları gerekmektedir. Bu besinlerden en önemlisi soya içeren gıdalar ve bazı Avrupa ile Uzakdoğu ülkelerinde restoranlarda servis edilen yosun çorbasıdır. Bazı eczanelerde ‘’Kelp’’ olarak bilinen ve Tiroid takviyesi adı altında satılan ilaçların da kullanımı bu kategoride yer alıyor. Bu besinlerin ve ilaçların kullanımı özellikle hafif hipotiroidisi bulunan hastalarda Tiroid hormonlarının daha fazla düşmesine ve klinik tablonun belirginleşmesine sebep olabilir.’’
Habertrak/Ayşe Çınar