Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Cuma günü MÜSİAD’ın kahvaltılı basın toplantısına gitti.
Harika bir binada harika bir kahvaltı yaptık.
“Harika” derken iş adamlarından güzel demeçler aldık.
Çok samimi olduklarını gördük.
Orada kısa bir konuşma yaptım.
“Kim gazeteci? Kim değil?” sorularına biraz olsun cevaplarını verdim.
Türkiye’de ne yazık ki basın ile ilgili kurumlar görevlerini yeterince yerine getirmiyorlar.
Bunların başında milletvekilleri, iletişim başkanlığı ve basın ilan kuru geliyor.
Bunlardan sonrada basın dernek ve konfederasyonları.
Boşuna çalışıyor.
Herkes koltuk peşinde.
Herkes kendi reklamını yapıyor.
Biz Habertrak Gazetesi sahibi, çalışanları olarak hiçbir derneğe üye değiliz.
Hiçbir derneğin açtığı yarışmalara da katılmıyoruz.
Çünkü hiçbirini de tanımıyoruz.
Devlet yetkilileri, 212 sayılı yasayla sigortası ödenenlere eski deyimiyle “Sarı Basın Kartı” veriliyor.
Bunlarda gazete, radyo ve televizyon çalışanlarından oluşuyor.
İnternette hizmet görenleri devlet tanımıyor.
Tanımamakta da haklı.
Zira kim olursan ol, hatta fake hesaptan bile internet sitesi kurup buradan habercilik yapabilirsin.
Buradan gaz bile atabilirsin.
Milleti tehdit edip para bile sızdırabilirsin.
İşte bunlara meydan verenler, yukarıda saydığımız kurumlardır.
Niye?
Çünkü bu konuyu, bir türlü çözmüyorlar.
Bir çok hakarete maruz kalmalarına rağmen, çözmemekte direniyorlar.
Bu işi gerçekten yapanları, incitiyorlar.
Peki niye yapmıyorlar?
Bunca senedir bende anlamış değilim.