Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İTİRAZ DİLEKÇELERİ TESLİM EDİLDİ
Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy Mahallesi’nde kimyasal ürün depolama terminaline 19 adet tank ilavesi ve kapasite artışı projesine karşı Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği üyeleri ve çevreci vatandaşlar itiraz ettiler. İtiraz dilekçeleri Tekirdağ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne teslim edildi.
“19 TANK İLAVESİ VE KAPASİTE ARTIŞI PLANLANIYOR”
Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Mine Olgaç, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, mevcut tesisin genişletilmek istendiğini belirterek şunları söyledi:
“Proje kapsamında, toplam kapasite Likit Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından artırılmak istenmektedir. Mevcut durumda tesiste 56 adet tank bulunmakta olup toplam kapasiteleri 101.088 m³’tür. Daha önce alınan ÇED olumlu kararı ile 58 tank ve 124.129 m³ kapasiteye ulaşılması planlanmıştır. Yeni proje ile birlikte 19 adet tank daha ilave edilerek toplam kapasitenin 185.599 m³’e çıkarılması hedeflenmektedir.”
“YERLEŞİM ALANLARINA ÇOK YAKIN”
Proje alanının yerleşim bölgelerine olan mesafesine dikkat çeken Olgaç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Söz konusu planlanan depolama tesisi Marmaraereğlisi merkezine 2,5 km, Yeniçiftlik Mahallesi’ne 4 km, Yenice Mahallesi’ne 8 km ve Süleymanpaşa ilçesine yaklaşık 38 km uzaklıktadır. Ancak proje alanı Sultanköy yerleşim alanına yalnızca 400-500 metre mesafededir. Ayrıca BOTAŞ dolum tesislerine de 1,5 km uzaklıktadır.”
Projenin çevresel etkilerine değinen Olgaç, ciddi riskler barındırdığını ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
“Proje incelendiğinde ekolojik tahribatla ilgili ciddi riskler görülmektedir. 90 bin metrekarelik dolgu alanı oluşturulması planlanmaktadır. Bu durum yalnızca proje alanını değil, dolgu malzemesinin temin edileceği bölgeleri de olumsuz etkileyecektir. Ayrıca deniz ekosistemi zarar görecek, deniz canlılarının yaşam alanları yok olacaktır.”
“ATIK SULAR VE KİMYASAL RİSKLER BELİRSİZ”
Kimyasal atıkların bertarafına ilişkin belirsizliklere dikkat çeken Olgaç, şu ifadeleri kullandı:
“İşletme aşamasında kimyasal madde tanklarının temizliği sırasında oluşacak atık suların kimyasal arıtma sisteminde arıtılacağı belirtilmektedir. Ancak kirlilik yükü yüksek olan bu atıkların nasıl bertaraf edileceğine dair yeterli teknik açıklama bulunmamaktadır. Bu durum ciddi bir çevre tehdidi oluşturmaktadır.”
Kimyasal depolamanın insan sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Olgaç, şunları kaydetti:
“Kimyasal maddelerin koku etkisi yakın bölgede yaşayan insanların yaşam kalitesini düşürecektir. Ayrıca gazların hava yoluyla taşınması, kent sağlığını sürekli tehdit altında bırakacaktır.”
Bölgenin deprem riski taşıdığına dikkat çeken Olgaç, olası bir kazanın büyük sonuçlar doğurabileceğini belirtti:
“Trakya bölgesi 1. derece deprem risk alanı içerisindedir. Bu nedenle böyle bir tesis büyük bir risk oluşturmaktadır. Olası bir kaza veya doğal afet durumunda, özellikle BOTAŞ tesisleri de göz önüne alındığında, 50 kilometre çapında bir alanda felakete yol açabilecek sonuçlar doğabilir.”
“PROJEYE İPTAL ÇAĞRISI”
Açıklamasının sonunda projenin iptal edilmesi gerektiğini vurgulayan Olgaç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kent yaşam alanı içinde bulunan bu projenin iptal edilmesi ve söz konusu alanın halkın kullanımına açık, sağlıklı bir yaşam alanına dönüştürülmesi gerekmektedir.” Habertrak/Serhat Yeşilipek