Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]
Ekonomik kriz karşısında milyonları korumanın yolunun, asgari ücretin insan onuruna yaraşan bir düzeye çekilmesinden geçtiğine dikkat çeken DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücret meselesi, bu ülkede ücret gelirleriyle yaşayan milyonların meselesidir, memleket meselesidir. Bizler krizle boğuşuyoruz, çarşı pazarda fiyatlar uçuyor. Yıllardır büyümeden pay alamayan işçi sınıfı zamlarla ve vergilerle krizin faturasını ödüyor.” Değerlendirmesinde bulundu.
Asgari ücretin önümüzdeki yıl ne kadar olacağıyla ilgili tartışmalar sürerken DİSK, Tekirdağ’dan “İnsan onuruna yaraşır 3 bin 200 TL net asgari ücret” talebinde bulundu.
“ÜLKEYİ YÖNETENLER BU POLİTİKALARDAN VAZGEÇMEDİLER”
Hasan Ali Yücel Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Arzu Çerkezoğlu, krize karşı çözüm önerileri sunmalarına rağmen dikkate alınmadıklarına dikkat çekerek, “Ülkenin içine girmiş olduğu derin ekonomik krizin işçi sınıfı emekçiler, Türkiye halkı üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere dikkat çekiyorduk. Ülkeyi yönetenleri krize karşı yani yüzde 1’in yarattığı krizin faturasının yüzde 99’a karşı kesilmesine karşı acilen adım atmaya ve krize karşı çözüm önerilerimizi anlatmaya devam ediyorduk. Ne yazık ki ülkeyi yönetenler bu politikalarından vazgeçmediler. 17 yıldır bu ülkeyi yönetenler Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının onların ekonomik politikalarının tercihlerinin sonucu ortaya çıkan ve yüzde 1’in yarattığı krizin faturasını yüzde 99’a ödetmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.
“İŞSİZLİK ÜLKENİN GELECEĞİNİ TEHDİT EDEN UNSUR”
Çerkezoğlu, krizin temel nedeni olarak üç neden göstererek bunları şu şekilde sıraladı: “Bu geçtiğimiz bir yılda ne oldu? Bu krizin 3 tane temel sonucu çok net bir şekilde ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi işsizlik. İşte bugün yine TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı. Bir önceki yılın aynı ayına göre Türkiye’de işsizlik 2.6 puan daha artarak, 13.8’e çıktı. Genç ve kadın işsizliği ürkütücü boyutlarda işsizlik artık bu ülkede sadece ekonomik bir veri olmaktan çıktı. Ülkenin geleceğini tehdit eden bir unsur haline geldi. Krizi ikinci temel sorunu her birimizin cebimizdeki paranın çok ciddi bir şekilde değer kaybetmesi yani yoksullaşma oldu. Üçüncü temel sonucu da gelir dağılımı adaletsizliği Türkiye’de daha da büyüdü. En zengin ile en yoksul arasındaki açı giderek, daha da fazla arttı. Gelir dağılımı adaletsizliğinde Türkiye dünya ülkeleri ile kıyaslandığında Kolombiya’dan sokaklarında eylemlerine sahne olan Şili’den sonra gelir dağılımının en kötü olduğu 3. Ülkeyiz.”
“BİZLER KRİZLE BOĞUŞUYORUZ, ÇARŞI PAZARDA FİYATLAR UÇUYOR”
“Asgari ücret meselesi, bu ülkede ücret gelirleriyle yaşayan milyonların meselesidir, memleket meselesidir.” Değerlendirmesinde bulunan Çerkezoğlu, “Bizler krizle boğuşuyoruz, çarşı pazarda fiyatlar uçuyor. Yıllardır büyümeden pay alamayan işçi sınıfı zamlarla ve vergilerle krizin faturasını ödüyor. Gelir dağılımı her geçen gün bozuluyor. Bütün bu gerçekler karşısında ülkemizi yönetenler IMF’nin ve patronların istediğini yapıyor. IMF ‘Ücretleri gerçekleşen enflasyon kadar değil hedeflenen enflasyon kadar artırın’ dedi, buna istinaden bir hafta sonra Hazine ve Maliye Bakanı asgari ücreti bu şekilde belirleyeceklerini, 2020 için hedefledikleri enflasyonu da yüzde 8,5 olarak açıkladı. Evlerimize gelen faturalar yüzde 8 değil, en az yüzde 50 arttı. Pazarda, markette gıda ürünleri yüzde 8 değil en az yüzde 40 zamlandı. O halde ücretlerimiz neden gerçek enflasyon oranında değil de hedeflenen enflasyona göre artsın? Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkelerinden biridir. 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 cumhuriyet altını alınabilirken, 2019’de bu rakam 14’e gerilemiştir.” Diye konuştu.
“ASGARİ ÜCRETTEN VERGİ ALINMAMALI”
Asgari ücretin hedeflenen enflasyona göre değil; gerçekleşen enflasyon, geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Çerkezoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Ekonomik kriz karşısında ücretiyle yaşayan milyonları korumanın yolu, asgari ücreti insan onuruna yaraşan bir düzeye çekmekten geçmektedir. İnsan onuruna yaraşan bir ücret, bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten herkes için bir lütuf değil, haktır. Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı; sadece işçinin kendisi değil, ailesi de esas alınmalıdır. Asgari ücret toplu pazarlık yoluyla saptanmalı, asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, uyuşmazlık halinde grev hakkı olmalıdır. TÜİK hesabı asgari ücret saptanmasında alt sınır olmalıdır. Asgari ücret Asgari Geçim İndirimi hariç, net olarak hesaplanmalıdır. Asgari ücretten vergi alınmamalı, ücretlerin asgari ücret kadar kısmından gelir vergisi kesintisi yapılmamalıdır. Asgari ücret artışı hedeflenen enflasyona göre belirlenemez. Asgari ücret belirlenirken, gerçekleşen enflasyon, geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır. Asgari ücret net 3200 TL olmalıdır.”
Toplanan grup basın açıklamasının ardından sessiz bir şekilde dağıldı.
Habertrak/Ayşe Keşkek