Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

CHP’nin Tekirdağ’da düzenlediği Marmara Yerel Medya Buluşması’nda konuşan Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, yazılı basının sürdürülebilirlik sorunlarından demokrasinin niteliğine, ekonomik buhranlardan mesleki kalite kaybına kadar çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi tarafından düzenlenen Marmara Yerel Medya Buluşması, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde gerçekleştirildi. Buluşmaya CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut başta olmak üzere çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, sendika ve basın meslek örgütü temsilcileri ile Marmara Bölgesi’nden yerel medya emekçileri katıldı.
Toplantıda konuşan Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, medya sektörünün ekonomik yapısını ve yazılı basının geleceğini kendi deneyimleri üzerinden anlattı.
Dijitalden Basılıya Zorunlu Dönüş
Kahveci, Karar Gazetesi’nin kuruluş sürecini örnek göstererek, medya sektöründeki dönüşümün sancılarına dikkat çekti. Gazetenin ilk etapta yaklaşık 80 kişilik geniş bir kadroyla yalnızca internet gazeteciliği yapmak amacıyla kurulduğunu belirten Kahveci, bu modelin beklenen ekonomik sürdürülebilirliği sağlayamadığını söyledi.
Bu nedenle kadronun daraltıldığını ve basılı gazete ile dijital yayıncılığın eş zamanlı yürütülmek zorunda kalındığını ifade eden Kahveci, “Medya sektörü de tıpkı dünyanın en değerli şirketleri gibi sürekli değişiyor; ayakta kalabilmek için acı kararlar alınıyor” dedi.
“GELECEĞİ SÖYLEYENLER TARİH BOYUNCA BEDEL ÖDEDİ”
Konuşmasında tarihsel bir perspektif sunan Kahveci, yaşadığı çağın ilerisinde düşünen ve yaklaşan tehlikelere dikkat çeken isimlerin çoğu zaman toplumsal linçle, hapisle ya da ölümle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Bu duruma örnek olarak İmam-ı Azam’ı gösteren Kahveci, “Yaşadığı dönemde hapsedilen ve zehirlenerek öldürülen İmam-ı Azam’ın mezhebine bugün milyonlarca insan bağlı olduğunu söylüyor. Ama yaşarken söyledikleri kabul edilmedi” ifadelerini kullandı.
Gazetecinin temel görevinin toplumu bilgilendirmek olduğunu vurgulayan Kahveci, özellikle ekonomik kriz gibi henüz geniş kesimler tarafından fark edilmeyen risklere dikkat çeken gazetecilerin çoğu zaman “deli” ya da “hain” olarak damgalandığını söyledi.
Kahveci, “Toplum yaklaşan fırtınayı görmek istemiyor. O fırtınayı haber yapan gazeteci ise hedef haline geliyor” dedi.
2018–2026 Arası ‘Büyük Buhran’ Uyarısı
İbrahim Kahveci, 2018–2026 yılları arasını kapsayan dönemi “Büyük Buhran” olarak tanımladı. Bu tür ekonomik krizlerin yalnızca gelir dağılımını bozmadığını, aynı zamanda toplumun akıl sağlığını ve muhakeme yeteneğini de zayıflattığını belirtti.
1929 Büyük Buhranı sonrası Avrupa’da Mussolini, Hitler ve Franco gibi otoriter liderlerin iktidara gelmesini hatırlatan Kahveci, ekonomik çöküşlerin demokrasiler üzerinde ciddi tahribat yarattığını dile getirdi.
Kahveci, demokrasilerin ehliyetten yoksun bir “taban sınıf” tarafından işgal edildiğini savunarak, Sokrates’in gemi analojisini hatırlattı. Analojide, gemideki 199 tayfanın bilgili bir kaptan yerine kendi içlerinden birini seçmesiyle geminin batmasının, ehliyet sorununun tehlikelerini gösterdiğini ifade etti.
Türkiye’de birçok alanda “yapısal yıkım” yaşandığını dile getiren Kahveci, yüksek hazine garantileri verilen büyük altyapı projelerinin maliyetinin doğrudan vatandaşın sofrasına yansıdığını, ancak bunun toplum tarafından yeterince anlaşılmadığını söyledi.
Eğitim alanında da ciddi bir kalite kaybı yaşandığını belirten Kahveci, “Kadavra görmeden mezun olan doktorlar, niteliksiz mühendisler ve yargı sistemine giren yetersiz hakim-savcılar, bu yapısal çöküşün sonuçlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
________________________________________
“Doğruyu Yazan Gazeteci Hedefte”
Konuşmasını çarpıcı bir uyarıyla tamamlayan Kahveci, bugün hem dünyada hem de Türkiye’de yapısal sorunlara dikkat çeken gazetecilerin, bu “taban sınıf” tarafından vatan haini ilan edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Habertrak/Zekiye Türkkan