‘Müze gibi market geziyoruz’

‘Müze gibi market geziyoruz’
Yayınlama: 17.04.2023
1
A+
A-

 

 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu sözcüsü Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı, enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

Enflasyon rakamlarının çarpıcı sorunları ortaya çıkardığını söyleyen Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı; “Hız kesmeden devam eden zam sağanağında marketleri müze gezer gibi gezer, raflara bakıp bakıp çıkar hale geldik. Fakirin, fukaranın ekmeği kuru soğanın fiyatı bile bir yılda beş kattan fazla arttı. “dedi.

“GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMIYOR”

 

Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı;  “Hükümetin, TÜİK’in açıkladığı sanal rakamları göstererek, ‘enflasyon geriledi’ nutukları attığını belirtti,  çarşıdaki fiyatların ise ateş pahası olduğunu belirterek; “TÜİK’e göre yıllık enflasyon oranının %50 oldu. Ülkeyi yönetenler bu sanal rakamları gösterip ‘Enflasyon geriledi’ nutukları atıyor. Oysa güneş balçıkla sıvanmıyor. OECD ülkeleri başta olmak üzere dünyada gıda fiyatları düşüyor. Ama ülkemizde son bir yılda gıda ürünlerinin fiyatları ortalama iki kat arttı. Zaten yüksek olan kiralar 6 Şubat depremleri sonrasında TÜİK rakamlarını üçe katladı. Son bir yılda süt %240, peynir %250, salça %280, baharat %300, meyveler ortalama %200, bakliyat ürünleri ortalama %150 zamlandı. Bırakalım kırmızı eti beyaz eti bile unuttuk. Tedavüldeki en değerli banknotunuz 200 TL ile alabildiğimiz kıyma 650 grama indi. Hız kesmeden devam eden zam sağanağında marketleri müze gezer gibi gezer, raflara bakıp bakıp çıkar hale geldik. Fakirin, fukaranın ekmeği kuru soğanın fiyatı bile bir yılda beş kattan fazla arttı. Bir kilogram kuru soğan marketlerde 30 TL, pazarlarda 25 TL. Mahsuni Şerif’in dediği gibi “yiğit kuru soğana muhtaç” hale getirildi. Daha ötesi var mı? “dedi.

“BORÇLA HARÇLA DOLU AYIN SONU GELMİYOR”

 

Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı, açıklamasında; “Milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisi olarak maaşlarımızı alacağız. Önümüzdeki hafta bayram. Ama sevinemiyoruz. Çünkü bu hayat pahalılığında borçla harçla dolu ayın sonu gelmiyor.  Hepimize dayatılan bu yoksulluk tablosu 21 yıldır ülkeyi yönetenlerin eseridir. Yıllardır biriken 3600 ek gösterge, EYT, sözleşmelilerin kadroya alınması sorunları koltuğu kaybetme tehlikesi yaşadıklarında akıllarına geldi.  Torba yasalara koydukları yarım yamalak düzenlemeleri “müjde” olarak yutturmaya çalıştılar. Şimdi de alanlara çıkıp bir muhalefet partisi gibi seçim vaatlerini sıralıyorlar.   Ne diyorlar? “Memurundan emeklisine ve işçisine kadar çalışanlarımızın ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artırarak refah düzeylerini yükselteceğiz” diyorlar. Peki, sormazlar mı?  Kimin enflasyonundan, hangi enflasyondan söz ediyorsunuz? Yıllarca, maaşlarımıza, sınır koyduğunuz sanal TÜİK rakamlarından mı? Her toplu sözleşmede stratejik ortağı yandaş konfederasyon yöneticileri ile birlikte bizlere bu sanal TÜİK rakamlarını kim dayattı?  Maaşlarımızı, ücretlerimizi reel olarak kim buharlaştırdı? İkramiyelerimizi, sosyal yardımlarımızı kim kaldırdı? 20 yıl önce asgari ücretin üç katı olan ortalama kamu emekçisi maaşını bugün nerdeyse açlık sınırı seviyesine kim düşürdü? 20 yıl önce asgari ücretin üzerinde olan en düşük emekli maaşını hazine desteğine rağmen asgari ücretin altına kim itti?  20 yıl önce her 10 emekliden sadece biri en düşük emekli maaşını alırken bugün kim her iki emekliden birini en düşük emekli maaşı alır hale getirdi? Yetmezmiş gibi en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması önergelerini parlamentoda kim reddetti?” şeklinde konuştu.

 

“SÖZLÜ SINAV DÜZENİNİ ÜLKENİN BAŞINA KİM BELA ETTİ?”

 

 

Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı sözlerini şöyle tamamladı; “Bakın, yirmi bir yıldır ülkeyi yönetenler başka ne vaat ediyorlar?  “Gelir tamamlayıcı aile destek sistemi ile hiçbir hanenin gelirinin belli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceğiz” diyorlar.  Hangi seviyenin altından bahsediyorsunuz?  Ülkenin her dört hanesinden birisini açlık sınırı altında, her on hanesinden dokuzunu yoksulluk sınırı altında bir gelirle yaşam mücadelesi verme noktasına kim sürükledi?  Tüm çalışanlar için ülkeyi bir asgari ücretliler ülkesine kim dönüştürdü?  Açlık sınırını 10 bin TL’nin yoksulluk sınırı 30 bin TL’nin üzerine kim ulaştırdı? 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen bu güne kadar binlerce insan hala basit bir çadıra ulaşmayı bekliyor. İktidarın İçişleri Bakanı depremzedelerin kahvaltı ürünlerini karşılamakta zorlandıklarını itiraf ediyor. Buna karşın depremzedelere 1 yılda 650 bin yeni konut teslim etmeyi vaat ediyorlar. Elbette ki bunun depremzedelere maliyetinden, bu konutlara yıllarca ödeyecekleri taksitlerden söz etmiyorlar.  Seçim vaatlerinin ardı arkası gelmiyor. “Kamuya işe alımlarda mülakatı kaldıracağız” diyorlar. Ama “görevin getirdiği zorunluluklar dışında” diyerek şart koyuyorlar. Seçim arifesinde kaldıracağız dediğiniz bu mülakat, sözlü sınav düzenini ülkenin başına kim bela etti?   21 yıl boyunca adım adım tüm kamuda torpilin, kayırmanın kapsını kim açtı?  KPSS’den en yüksek puanları alan binlerce genci başvurdukları iş ile hiçbir ilgisi olmayan mülakat soruları ile kim eledi?  Bu mülakatlarla, sözlü sınavlarla eşlerini, dostlarını, akrabalarını kamuya kim yerleştirdi? Kamuyu iktidarları ile aynı çizgide ama ehliyetsiz kişilerle doldurup hem adaleti hem de liyakati kim ortadan kaldırdı?   Bizim bu vaatlere karnımız tok. Bizi sadece seçim zamanlarında hatırlayan, biriken sorunlarımızı seçim yatırımına dönüştürmeye çalışanların vaatlerine karnımız tok. Haber Merkezi

 

Marka Flower Çiçekçi