Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı, eğitimin sorunları ve çözüm önerileri çalıştayında çıkan sonuçları paylaştı.
Okul öncesi eğitimde yaşanan sorunlara değinen Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı; “Okul öncesi eğitim mekanlarındaki fiziki yetersizlikler ve okulöncesinde ikili eğitim uygulamasının yarattığı olumsuzluklar ele alınarak somut öneriler geliştirilmiştir. “denildi.
“ÖĞRETMEN BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISI ÇOK FAZLA”
Okul öncesi eğitim başlığında çalıştayda ortaya çıkan sonuçları değerlendiren Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı; Okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması nedeniyle yaşanan sorunlar, değerler eğitimi adıaltında evrensel, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılarak dini eğitim uygulamalarının artması, okul öncesi öğretmenlerinin yaşadığı sorunlar, okul öncesi eğitim mekânlarındaki fiziki yetersizlikler ve okulöncesinde ikili eğitim uygulamasının yarattığı olumsuzluklar ele alınarak somut öneriler geliştirilmiştir. Okul öncesi eğitim, çocukların gelişimi ve ileri eğitim düzeylerinde nitelikli bir eğitim alması açısından çok önemli eğitim düzeylerinden birisidir. Bunun önemine karşın okul öncesi eğitim, özelleştirmenin en yaygın olduğu öğretim düzeyleri arasındadır ve paralı olduğu için her çocuk okul öncesi eğitimden yararlanamamaktadır. Uygun olmayan eğitim mekânlarında (örneğin çocukların güvenli bir şekilde oyun oynayabileceği oyun alanları/bahçeleri olmayan okullarda, gerek metrekare açısından gerekse fiziksel açıdan uygun olmayan sınıflarda eğitim yapılması, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının çok fazla olması vb.) ikili öğretim nedeniyle eğitim ortamından kaynaklanan sorunlar yaşanmaktadır. “diye konuştu.
“LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM İLKESİNDEN UZAKLAŞILDI”
Sorunları sıralayan Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı; “Okul öncesi eğitimde, ikili öğretim, kalabalık sınıflarda eğitim, uygun olmayan eğitim mekânları (örneğin bahçesi olmayan okullar, sınıftaki çocuk sayısına bakıldığında adım atacak yerin bile olmadığı küçücük sınıflar vb.) gibi ciddi eğitim ortamı sorunları yaşanmaktadır.4+4+4 sistemi ile başlayan düzenlemeler ve 20. Milli Eğitim Şurası’nda alınan “Okul öncesi öğretim programında çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak din, ahlak ve değerler eğitimi yer almalıdır.” kararı ile okul öncesi eğitimde laik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim ilkesinden uzaklaşılmıştır. Okul öncesi eğitimde devlet okullarında bile para karşılığı eğitim hizmeti verilmektedir. Alan eğitimi olmayan ve güvencesiz yardımcı personel görevlendirilmekte ve o da ihtiyacı karşılayamayacak sayıda olmaktadır. Okul öncesi eğitim, yönetmeliklerdeki net olmayan ifadeler nedeniyle yöneticilerin keyfi uygulamalarına açık bırakılmış bir alan haline gelmiş ve böylece okulların anasınıfları gelir kapısı olarak görülmeye başlanmıştır. Bu kademede gerici kurumlarla yapılan protokoller, çocukların zihinsel gelişimine zarar verici, pedagojik açıdan uygun olmayan içerikleri giderek arttırmaktadır. “şeklinde konuştu.
Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı sözlerini şöyle tamamladı; “Okul öncesi eğitimin çocukların pedagojik gelişimine uygun şekilde düzenlenmesi ve okul öncesi eğitiminin çocukların gelişimleri, ilgi, istek ve gereksinimleri temel alınarak nitelikli ve evrensel eğitim programları çerçevesinde tüm çocuklar için yapılandırılması kaçınılmazdır. Okul öncesi eğitiminin, yoksul çocukları, kız çocuklarını, anadili farklı olan çocukları, engelli çocukları ve mülteci çocukları, kısacası tüm çocukları kapsayacak politikalarla demokratikleştirilmesine ihtiyaç vardır. Temel eğitim kapsamında okul öncesi eğitim, en azından 60-72 aylık çocuklar için 1 yıl zorunlu,parasız ve kamusal olmalı, bilimsel, laik ve evrensel ilkeler doğrultusunda, çok dillilik ve çok kültürlülük de dikkate alınarak sunulmalıdır. Okul öncesi eğitim öğretmenleri, öğretmenlik mesleğini bölen ve parçalayan diğer politikalar gibi parçalı bir görünüme sahiptir ve bu alanda bir adlandırma sorunu (örneğin anasınıfı öğretmeni, anaokulu öğretmeni, çocuk gelişimi öğretmeni vs. yanı sıra usta öğretici, ücretli öğretmen, uzman öğretmen gibi) yaşanmaktadır. Ekonomik, demokratik ve özlük hakları birbirinden farklı anasınıfı öğretmenleri, bağımsız anaokulu öğretmenleri, özel sektör öğretmenleri ve ataması yapılmayan okul öncesi eğitim öğretmenleri çok çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Okul öncesi eğitimde öğretmenlerin dinlenme hakkı bulunmamaktadır, kalabalık sınıflarda 6 ders saatinin, birbirini izleyen blok ders şeklinde yapılıyor olması bunun en temel nedenidir. Eğitim Sen gerek okul öncesi eğitim öğretmenlerinin hakları, gerekse öğrencilerin eğitim hakkı için çok yönlü bir mücadele programı geliştirecektir.” Habertrak/Salih Aydın