Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TBMM’de sağlık personelleri ile ilgili iyileştirme düzenlemesinin geri çekilmesinin ardından Türk Tabipleri Birliği (TBB) grev kararı aldı.
Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol, TBMM Genel Kurulu’nda sağlık personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin geri çekilmesi üzerine Türk Tabipleri Birliği (TTB) grev karar aldığını, 15 Aralık Çarşamba günü grev yapacaklarını ve aciller dışında sağlık hizmeti sunulmayacağını duyurdu.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası; hekimlerin ve diş hekimlerinin gelirleri ve özlük hakları ile ilgili düzenleme içeren ve TBMM’deki tüm partilerin oybirliğiyle getirilen yasa tasarısının Meclis içtüzüğüne aykırı biçimde geri çekilmesi üzerine 15 Aralık 2021 günü “G(ö)rev” kararı aldı.
Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol, TBMM Genel Kurulu’nda sağlık personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin geri çekilmesi üzerine Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Görev karar aldığını, 15 Aralık Çarşamba günü grev yapacaklarını ve aciller dışında sağlık hizmeti sunulmayacağını duyurdu. Doç: Dr. Varol; “Ancak burada bir parantez açmak gerekiyor: Her G(ö)REV etkinliğinde olduğu gibi acil hastalar, diyaliz hastaları, gebeler, çocuk aciller, kanser hastaları, yoğun bakım hastalarının bakımı aksamayacak; COVID-19 veya COVID-19 şüphesi ile başvuranların poliklinik ve klinik tedavilerine devam edilecek; diğer hastalarımıza nöbet düzeninde sağlık hizmeti verilecektir.
Sağlıkçıların içinde bulunduğu duruma değinen Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol; “Sağlık emekçileri olarak salgın döneminde canla başla çalıştık, hala da aynı özveri ile çalışıyoruz ama aynı zamanda özlük haklarımızı korumak ve haksızlıkla mücadele etmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.
“SAĞLIKÇILAR PANDEMİYİ YÜKLENDİ, BEDELİNİ CANLARIYLA ÖDEDİLER”
Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Gamze Varol; “Hekimlik yapmak istiyoruz dedik, yaşamak için yaşatmalıyız dedik. Ama içinde hizmet vermeye çalıştığımız içinde bulunduğumuz sağlık sistemi hem sağlık çalışanının hem de halkın sağlığı için tehlike oluşturmaya başlamıştır. Pandemi’de bu durumu apaçık gördük. Sağlık emekçilerinin salgın döneminde canla başla çalışırken aynı zamanda işsizlikle, işten atılmalarla, yoksullukla karşı karşıya kaldığını gördük. Sağlık çalışanları “artık bu şartlarda çalış(a)mıyoruz” diyerek istifa ederken, emekli olurken; genç hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık emekçileri yurtdışına göç ederken tüm bu sorunları konuşmak, çözüm önerilerimizi iletmek için TTB Merkez Konseyi düzeyinde Sağlık Bakanı’yla görüşme taleplerimiz defalarca iletildi. Sağlık Bakanı’nın hekimlerin, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını, sağlık ve yaşam sorunlarını, toplum sağlığını sağlık emek meslek örgütleriyle konuşmasından daha doğal ne olabilir? Taleplerimiz de çok basit, çok insani. Çalışma koşullarımızın özlük haklarımızın iyileştirilmesini istiyoruz, hekimlik yapmak, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” dedi.
“TALEPLERİMİZ KARŞILIK BULMADI, HAKKINIZ ÖDENMEZ DEDİLER, ÖDEMEDİLER”
Sağlık sektöründe yaşan sorunlara değinen Varol; “Bu sorunlar yeni değil ancak Pandemi ile daha görünür oldu, artık sağlık çalışanlarının dayanacak gücü kalmadı. Meslek örgütleri, sağlık emek örgütleri sorunları dile getirdiklerinde, karar vericiler; bu soruna yönelik çözüm geliştirildiğine dair açıklamalar yapıyor bazen kimi düzenlemeler de yapılıyor gerçekten… Ama bir de bakıyoruz ki aslında yapılan açıklamalar/düzenlemeler değil sorunu çözmek daha da çözümsüz hale getiriyor. Ancak kamuoyunda yaratılan algı ise sorunların çözüldüğü yönünde. Pandemi boyunca gördük sorunlar değil ama sanki bu sorunlar çözülüyormuş gibi bir algı yönetimi yapılıyor. Bu durum tükenmişliğimizi arttırıyor. Bunu COVID-19 Meslek Hastalığı sayılsın talebimizde, 5 dakikada bir hekimlik yapılmaz iyi hekimlik yapmak istiyoruz talebimizde, şiddete karşı etkili yasa istiyoruz talebimizde vb. tüm taleplerimizde gördük her bir talep ardından yapılan açıklamalar kamuoyunda bu sorunların çözüleceğine dair algı yarattı ama bu kararların pratik karşılığı olmadığı gibi sağlık çalışanlarını daha da umutsuzluğa tükenmişliğe sürükledi. Bunun en son örneği de geçtiğimiz hafta içinde hekimlerin, sağlık çalışanlarının artık yoksulluk sınırının çok altına düşmüş; açlık sınırına kadar gerilemiş gelirleri ve özlük hakları ile ilgili düzenleme yapacağı iddiasıyla getirilen yasa tasarısı oldu. Ancak yasa tasarısı TBMM’ye getirildiği gibi hızla geri çekildi. Daha önce Meclis’te bütün partilerin oybirliğiyle getirilen düzenleme, 11 Aralık tarihinde bir kez daha komisyona getirildi ve içtüzüğe aykırı olarak komisyon başkanının imzasıyla geri çekildi. Tasarının getiriliş biçimi ve içeriği sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yapıldığı izlenimine yol açmış ve çalışanların birbirine karşı tavır almasına neden olmuş, ekip anlayışı içinde yürütülen sağlık hizmetlerinde çalışma barışını bozmuş, hasta ve çalışan güvenliğini tehlikeye atmıştır.” Sorunların çözümüne yönelik somut adımlara ihtiyaç var. Salgının başında hakkınız ödenmez dendi, gerçekten de ödenmedi maddi olarak da manevi olarak da …” dedi.
Dr. Varol, GöREV etkinliği ve içeriği ile ilgili olarak da;
“Pandemi gölgesinde, içimizdeki tükenmişlikle, verilmeyen haklı taleplerimizle geldiğimiz bu noktada G(ö)REV etkinliğimizi aşağıdaki gerekçelerle yapmaya karar verdik: Gerçekte neler yaşadıklarımızı aktarmak, kamuoyuna doğru bilgiyi aktararak farkındalık yaratmak, Evrensel hekimlik değerlerini ve koruyucu sağlık hizmetlerini savunmak, Emekliliğe de yansıyacak yaşanabilir temel ücret, Sağlıksız ve güvencesiz koşullarına son verilmesi, güvenceli çalışabilmek, Şiddete karşı etkili yasa, güvenli işyerleri, sağlıklı çalışma ortamları, COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması, Ağır ve tehlikeli işler kapsamında faaliyet yürüten tüm işkolu emekçileri için 5 yıla 1 yıl yıpranma payı verilmesi; ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi, içindir. Hepsi çok gerçek, çok temel ve çok insani taleplerdir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Habertrak/Serhat Yeşilipek