Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Doğrusu bilmiyorduk. Henüz yeni bir Tekirdağlı olmamıza rağmenbiz de gurur duyduk.
DEM Parti İstanbul milletvekili ve TBMM Başkanvekillerinden Sırrı Süreyya Önder’in Meclis Başkanlık Divanı’ndan yaptığı bir açıklamadan söz ediyorum.
Siz de izlemiş olabilirsiniz. Geçtiğimiz Salı günü TBMM’de bütçe görüşmeleri yapılmaktadır. İlimiz milletvekillerinden Faik Öztrak, partisi CHP adına konuşmaktadır.
Konuşma süresi bitmiş olunca oturumu yönetmekte olan Sırrı Süreyya Önder araya girerek“Buyurun, size süre sınırı yok Sayın Öztrak. Devam edebilirsiniz,” diyor.
Faik Öztrakteşekkür ettikten sonrakaldığı yerden konuşmasına devam ediyor.
Bitirince Meclis Başkanvekili Önder, neden süre sınırı koymadığınıaçıklıyor:
“6 Ocak 1961 bu meclis binasının hizmete alınma tarihidir. Bu meclis binasının toprak sahibi Sayın Faik Öztrak’ın iki büyük dedesidir. Kamulaştırma sırasında Çankaya Belediyesi dâhil, birçok kurum ve şahıs parayla satmasına rağmen Öztrak ailesi burayı hibe etmiştir. O yüzden bir dakikayı çok görmeyelim. Sayın Öztrak’ın da gidenlerine rahmet olsun.”
Sanırım, Önder’in bu açıklamasını eleştiren iktidar milletvekilleri olmuştur. Oysa belediye ile birçok başka kurum bile ancak bedeli karşılığında arazi verebilecekken, şahısların bedelsiz vermesi ne kadar takdir edilse azdır. Ki kim bilir, o arazinin değeri bugün kaç milyon dolardır.
Sırrı Süreyya Önder’i kutluyoruz.Pek alışkın olmadığımız medeni bir jestte bulunmuş olmakta.
Ama bizdeki takdir etme bilinç ve kültürü maalesef oldukça zayıftır. Örneğin nice gencimiz, kültür, sanat ve biliminsanımız uluslararası başarılar göstermekte ama pek azından haberimiz olmakta. Zira medya ya hiç haber yapmamakta ya da haberi ancak göze batmayacak şekilde kıyıdan, köşeden vermekte.
“Marifet iltifata tabidir” demişiz ama görülen o ki bu ilkeyi çoktan unutmuşuz. Böyle yapmasak,kim bilir daha ne uluslararası başarılara imza atacak insanımız çıkar aramızdan ama ne yazık ki başarıları es geçmeyi tercih ediyoruz.
Sanırım böyle olmamızdaözellikle “kıskançlık” ya da “çekememezlik”dediğimiz duygular etkili olmakta. Bu da birbirimize karşı yaptığımız kötülükten başka bir şey olmamakta. Oysa takdir etmek, insanı daha da başarılı işler yapmaya teşvik etmek demektir ama maalesef birbirimizin paçasından asılmak ön plâna geçmekte.
Tekrar Faik Öztrakkonusuna gelecek olursak…
Dedelerinin yaptığı bağıştan sadece kendisinin değil; bütün Tekirdağlıların da gurur duymaları gerektiğine inanıyorum.Zira Sayın Öztrakhem de uzun yıllardır Tekirdağ’ın Meclisteki temsilcilerinden biridir.
Sayın Öztrak’ın dedelerine ve başta babası Orhan Öztrak olmak üzere bütün geçmişlerine biz de rahmet diliyoruz. Nur içinde yatsınlar.