Reklam

SAADET PARTİSİ SOSYAL GÜNDEM ANALİZ RAPORU

SAADET PARTİSİ SOSYAL GÜNDEM ANALİZ RAPORU
Yayınlama: 23.02.2026
A+
A-

KISA ÖZET
Hukukun üstünlüğü, devletin hukukla bağlı olduğu ve birey haklarının güvence altına
alındığı demokratik düzenin temel ilkesidir. Türkiye, Dünya Adalet Projesi 2025
verilerine göre hukukun üstünlüğü endeksinde alt sıralarda yer almakta ve son on
yılda belirgin bir gerileme göstermektedir. Özellikle yargı bağımsızlığı, temel hakların
korunması, adalet sisteminin etkinliği ve kurumsal hesap verebilirlik alanlarında
zayıflama dikkat çekmektedir.
Bu gerilemenin başlıca nedenleri arasında yargı bağımsızlığına ilişkin tartışmalar,
güçler ayrılığı ve denge mekanizmalarının zayıflaması, temel hak ve özgürlüklerde
yaşanan sorunlar, yargı süreçlerinin yavaşlığı ve kamu yönetiminde şeffaflık eksikliği
bulunmaktadır. Bu durum, yargıya duyulan güvenin azalmasına, hukuk devleti
ilkesinin zayıflamasına ve ekonomik ile demokratik istikrarın olumsuz etkilenmesine
yol açmaktadır.
Hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi için yargı bağımsızlığının artırılması, denetim
mekanizmalarının güçlendirilmesi, temel hakların korunması, adalet sisteminin
hızlandırılması ve kamu yönetiminde şeffaflığın artırılması gerekmektedir. Kalıcı
iyileşme ancak kapsamlı ve sürdürülebilir reformlarla mümkün görünmektedir.

SAADET PARTISI

2

TÜRKİYE’DE HUKUKUN
ÜSTÜNLÜĞÜNÜN DURUMU

1. Giriş
Hukukun üstünlüğü, kamu gücünün keyfî
kullanımını sınırlandıran, devlet otoritesini
hukuk kurallarıyla bağlı kılan ve birey haklarını
güvence altına alan temel bir demokratik
yönetişim ilkesidir. Bu ilke yalnızca adalet
sisteminin işleyişini değil, aynı zamanda
demokratik meşruiyeti, kurumsal güveni,
ekonomik öngörülebilirliği ve toplumsal
istikrarı da doğrudan etkilemektedir. Hukukun
üstünlüğünün zayıflaması, devletin hesap
verebilirliğinin azalmasına, birey-devlet
ilişkilerinde güven kaybına ve yatırım ortamının
bozulmasına yol açmaktadır. Bu raporun
amacı, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin mevcut
durumunu değerlendirmek, gerilemenin yapısal
nedenlerini analiz etmek ve iyileştirmeye yönelik
politika önerileri sunmaktır.

2. Türkiye’nin Endeks Performansı
Dünya Adalet Projesi 2025 verilerine göre
Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke
arasında 118. sırada yer almaktadır. Türkiye’nin
endeks puanı 0,41 olarak ölçülmüş olup bu değer,
küresel ortalamanın altında kalmaktadır. 2015
yılına kıyasla Türkiye’nin sıralamada 38 basamak
gerilemiş olması, uzun vadeli bir düşüş eğilimine
işaret etmektedir. Bölgesel karşılaştırmada
Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde
15 ülke arasında 14. sırada bulunmaktadır. Gelir
grubu karşılaştırmasında ise üst-orta gelir
grubunda yer alan 41 ülke arasında 37. sıradadır.
Bu göstergeler, Türkiye’nin hem küresel hem
bölgesel hem de benzer gelir düzeyine sahip
ülkeler arasında hukuk devleti performansının
zayıfladığını ortaya koymaktadır.

3. Endeks Göstergeleri ve Eğilimler
Hukukun Üstünlüğü Endeksi sekiz temel
alanda ölçüm yapmaktadır: hükümet yetkilerinin
sınırlandırılması, yolsuzlukla mücadele, şeffaf

yönetim, temel haklar, güvenlik, düzenleyici
uygulamalar, hukuki adalet ve ceza adaleti.
Türkiye, bu göstergelerin tamamında son on
yılın en düşük seviyelerine gerilemiştir. Özellikle
temel hakların korunması, yargı bağımsızlığı,
adaletin etkinliği ve kurumsal hesap verebilirlik
alanlarında belirgin zayıflamalar dikkat
çekmektedir. Bu durum, hukukun üstünlüğünün
yalnızca tek bir alanda değil, sistemsel olarak
gerilediğini göstermektedir.

4. Gerilemenin Yapısal Nedenleri
4.1 Yargı Bağımsızlığının Zayıflaması
Yargı bağımsızlığı, hukuk devletinin temel
direğidir. Ancak Türkiye’de yargının yürütmeden
kurumsal olarak ne ölçüde bağımsız olduğu
konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Atama,
terfi ve disiplin süreçlerinde siyasal etkilerin
hissedildiğine ilişkin algı, yargıya duyulan güveni
zayıflatmaktadır. Ayrıca yargısal denetimin
etkinliğinin azalması, idarenin işlemlerine karşı
hukuki kontrol mekanizmalarının zayıfladığı
yönünde değerlendirmelere yol açmaktadır.

4.2 Kuvvetler Ayrılığı ve Kurumsal Denge
Sorunu
Demokratik sistemlerde yasama, yürütme
ve yargı arasındaki denge mekanizmaları
hukukun üstünlüğünün korunmasında kritik
rol oynar. Türkiye’de yürütmenin denetim
mekanizmalarından uzaklaştığı, yasama ve
yargının denetim kapasitesinin sınırlı kaldığı
yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Fren ve
denge sisteminin zayıflaması, kamu gücünün
yoğunlaşmasına ve kurumsal denetimin
etkisizleşmesine neden olmaktadır.
4.3 Temel Hak ve Özgürlüklerde Gerileme
İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü
ve adil yargılanma hakkı gibi temel haklar

SOSYAL GÜNDEM ANALIZ RAPORU

3

hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Türkiye’de bu alanlarda yaşanan kısıtlamalar
ve uygulamaya ilişkin tartışmalar, uluslararası
endekslerde düşük performansa yol açmaktadır.
Hak ihlallerine karşı etkili başvuru yollarının
sınırlı olduğu yönündeki algı, bireylerin adalet
sistemine olan güvenini zayıflatmaktadır.
4.4 Adalet Sisteminin Etkinlik Sorunları
Adalet sisteminin yavaş işlemesi, davaların
uzun sürmesi ve yargıya erişim maliyetlerinin
yüksek olması, hukukun üstünlüğünü zedeleyen
önemli faktörlerdir. Tarafsızlık ve güven
algısındaki zayıflama, yargının toplumsal
meşruiyetini olumsuz etkilemektedir. Bu durum,
bireylerin hak arama süreçlerinde caydırıcı bir
etki oluşturmaktadır.

4.5 Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Sorunları
Kamu yönetiminde şeffaflık düzeyinin sınırlı
olması ve denetim kurumlarının etkinliğine
ilişkin tartışmalar, hukukun üstünlüğü algısını
zayıflatmaktadır. Yolsuzlukla mücadelede
kurumsal kapasitenin yetersiz olduğu yönündeki
değerlendirmeler, kamu yönetimine duyulan
güveni azaltmaktadır.

5. Sonuçlar ve Etkiler
Hukukun üstünlüğündeki gerileme, yargıya
duyulan güvenin azalmasına ve hukuk devleti
ilkesinin kurumsal temelinin aşınmasına
yol açmaktadır. Hak arama özgürlüğünün
daralması, birey-devlet ilişkilerinde güvensizlik
oluşturmaktadır. Kamu yönetiminin meşruiyeti
tartışmalı hale gelirken ekonomik güven ve
yatırım ortamı zayıflamaktadır. Uzun vadede
bu durum, demokratik yönetişim kalitesinin
düşmesine ve kurumsal istikrarın zedelenmesine
neden olmaktadır.

6. Politika ve Reform Önerileri

6.1 Yargı Bağımsızlığının Güçlendirilmesi
Yargı mensuplarının atama ve terfi
süreçlerinde liyakat ve şeffaflık esas
alınmalıdır. Yargı kurullarının kurumsal
bağımsızlığı güçlendirilerek siyasi etkilerden
arındırılması sağlanmalıdır. Yargısal denetiminetkinliği artırılarak idarenin hukuka bağlılığı
güçlendirilmelidir.

6.2 Kuvvetler Ayrılığı ve Kurumsal Denge
Yasama organının yürütme üzerindeki
denetim kapasitesi artırılmalıdır. İdari yargının
etkinliği güçlendirilerek kamu işlemlerine
karşı hukuki denetim sağlanmalıdır. Bağımsız
denetim kurumlarının kurumsal kapasitesi ve
işlevselliği artırılmalıdır.

6.3 Temel Hakların Korunması
Adil yargılanma güvenceleri güçlendirilmeli
ve yargı süreçlerinde hak ihlallerinin önüne
geçilmelidir. İfade ve örgütlenme özgürlüğü
alanında uluslararası standartlara uyum
sağlanmalıdır. Hak ihlallerine karşı etkili
ve erişilebilir başvuru mekanizmaları
geliştirilmelidir.

6.4 Adalet Reformu
Yargı süreçlerinin hızlandırılması için
dijitalleşme ve usul reformları uygulanmalıdır.
Alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları
yaygınlaştırılmalıdır. Yargıya erişim maliyetleri
azaltılarak adalete erişim kolaylaştırılmalıdır.

6.5 Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
Kamu yönetiminde açık veri ve açık yönetim
uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Yolsuzlukla
mücadelede bağımsız ve güçlü kurumsal yapılar
oluşturulmalıdır. Performans ve denetim
sistemleri güçlendirilerek kamu yönetiminin
hesap verebilirliği artırılmalıdır.

7. Genel Değerlendirme
Yargı bağımsızlığındaki zayıflama, denetim
mekanizmalarının etkisizleşmesi ve temel
hakların korunmasındaki sorunlar, hukuk devleti
ilkesinin kurumsal yapısını aşındırmaktadır.
Hukukun üstünlüğünün yeniden güçlendirilmesi,
yalnızca hukuki değil aynı zamanda kurumsal
ve yönetsel reformları gerektirmektedir. Çok
boyutlu, sürdürülebilir ve kurumsallaşmış
reformlar hayata geçirilmeden mevcut
gerilemenin tersine çevrilmesi mümkün
görünmemektedir.

SAADET PARTISI

4
BASIN AÇIKLAMASI METNİ

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADALETIN, HUZURUN
VE GÜÇLÜ TÜRKIYE’NIN TEMINATIDIR

Hukukun üstünlüğü; adaletin tesis edildiği, haklının korunduğu, devlet gücünün hukukla
sınırlandığı bir yönetim anlayışını ifade eder. Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil,
hayatın her alanında toplumun temel direğidir. Adaletin zayıfladığı yerde güven azalır, huzur
bozulur, devlet ile millet arasındaki bağ zedelenir. Bugün ülkemizde hukukun üstünlüğü, yargı
bağımsızlığı, temel hak ve özgürlükler ile kurumsal güven alanlarında yaşanan sorunlar,
toplumda adalet duygusunu derinden etkilemektedir.
Bizim anlayışımıza göre adalet, devletin varlık sebebi ve medeniyetimizin temelidir. “Önce
ahlak ve maneviyat” ilkesi, ancak adaletle anlam kazanır. Adaletin olmadığı bir yerde ne
gerçek kalkınma mümkündür ne de toplumsal barış sağlanabilir. Güçlünün değil haklının
üstün olduğu bir düzen kurmak, bizim siyaset anlayışımızın özünü teşkil etmektedir.
Bugün ihtiyaç duyulan; ayrıştıran değil birleştiren, baskı kuran değil hakkı koruyan, keyfî değil
adil, kapalı değil şeffaf bir yönetim anlayışıdır. Yargının tam bağımsız ve tarafsız işlemesi,
kuvvetler ayrılığının sağlıklı biçimde korunması, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin
güvence altına alınması hukuk devletinin vazgeçilmez şartlarıdır. Adalet sisteminin hızlı,
erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşması, toplumsal huzurun ve ekonomik istikrarın
da temelidir.
Şeffaf ve hesap verebilir bir kamu yönetimi, liyakate dayalı kadrolar ve güçlü denetim
mekanizmaları devlet-millet ilişkisini güçlendirecektir. Yolsuzlukla etkin mücadele, adil gelir
dağılımı ve hakkaniyetli yönetim anlayışı, hem hukuki hem de ahlaki sorumluluktur.
Saadet Partisi olarak çok açık ve net ifade etmek istiyoruz.
Adalet yeniden devletin temeli yapılmalıdır.
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı tam anlamıyla sağlanmalıdır.
Temel hak ve özgürlükler yüksek hukuk standartlarında güvence altına alınmalıdır.
Kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik esas olmalıdır.
Toplumsal barışı güçlendiren, insan onurunu koruyan adil bir düzen kurulmalıdır.
Saadet iktidarında ülkemiz; adaletin hâkim olduğu, hukukun üstünlüğünün eksiksiz
uygulandığı bir Türkiye; güçlü ekonomisi, sağlam kurumları, huzurlu toplumu ve saygın
duruşuyla geleceğe güvenle yürüyen bir Türkiye olacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Marka Flower Çiçekçi